<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
	<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
	<description>Gerçek Muhabir, Gerçek Gazetecilik</description>
	<image>
		<title>Gerçek Muhabir | Güncel Son Dakika Haberleri |</title>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/</link>
		<url>https://www.gercekmuhabir.com/images/banner/Gercek-Muhabir-Anasayfa-Logo11-190.90_1.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yeni-partili-askin-genc-bu-insanlar-devletin-en-onemli-finans-kurumlarinin-yonetimine-gokten-zembille-mi-indi-h164207.html</link>
		<title>YENİ Partili Aşkın Genç: Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi?</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, fon dolandırıcılığı soruşturmasında kamu
kurumlarının üst düzey yöneticilerine uzanan gözaltı ve tutuklama kararları üzerinden
iktidarın siyasi sorumluluğunu gündeme taşıdı. Üç hafta önce Mecliste açıklama yapan Borsa
İstanbul Genel Müdürünün tutuklandığını hatırlatan Genç, “Sızdılar diyerek sorumluluktan
kurtulmak mümkün mü? Bu insanları o makamlara kim getirdi, kim yetki verdi? Kim atadı,
kim denetledi, kim yıllarca bu koltuklarda tuttu?”]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulunda YENİ<br />
YOL Grubunun sermaye piyasalarında yaşanan fon dolandırıcılığına ilişkin genel görüşme<br />
önerisi üzerine konuştu. Soruşturma kapsamında Borsa İstanbul, Sermaye Piyasası Kurulu<br />
(SPK), Takasbank ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) üst düzey<br />
yöneticileri hakkında alınan adli kararları gündeme getiren Genç, iktidarın siyasi<br />
sorumluluğunun da sorgulanması gerektiğini söyledi.<br />
“ÜÇ HAFTA ÖNCE MECLİSTE SORULARI YANITLAYAN YÖNETİCİLER, BUGÜN<br />
SORUŞTURMANIN ŞÜPHELİLERİ ARASINDA”<br />
14 Ekim’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda fon skandalıyla ilgili soruları yanıtlayan Borsa<br />
İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un, “Üzerimize düşeni yapmış olduk” dediğini<br />
hatırlatan Genç, şöyle konuştu:<br />
“Aradan 20 gün geçti. O genel müdür, rüşvet suçlamasıyla tutuklandı. Aynı komisyonda<br />
açıklama yapan Takasbank Genel Müdürü hakkında adli kontrol kararı verildi. Bugün de eski<br />
SPK Başkan Vekili, SPK’nın eski üst düzey yöneticileri ve görevdeki bir BDDK daire başkanının<br />
aralarında bulunduğu altı kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Üç hafta önce Mecliste soruları<br />
yanıtlayan yöneticiler, bugün adli soruşturmanın şüphelileri arasında.”<br />
Adalet Bakanının açıkladığı 433 şüpheli, 112 tutuklu ve 38 firari bulunduğuna ilişkin<br />
rakamlara dikkat çeken Genç, Bakanın “Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebeke”<br />
açıklaması ile ilgili şöyle dedi:<br />
“Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi?<br />
Sızdılar diyerek sorumluluktan kurtulmak mümkün mü? Bu insanları o makamlara kim getirdi,<br />
kim yetki verdi? Kim atadı? Kim denetledi? Kim yıllarca bu koltuklarda tuttu?”<br />
“100’DEN FAZLA ALARM ÇALMIŞ, BİNANIN YANMASINA NASIL İZİN VERDİNİZ?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Borsa İstanbul’dan SPK’ya 100’ün üzerinde bildirim yapıldığının Plan ve Bütçe Komisyonunda<br />
açıklandığını belirten Genç, “100’den fazla alarm çalmış, şimdi çıkıp bize yangını nasıl<br />
söndürdüğünüzü anlatıyorsunuz. Peki, bu kadar alarm çalarken binanın yanmasına nasıl izin<br />
verdiniz?” ifadelerini kullandı.<br />
Cumhurbaşkanının fon skandalını araştırmak üzere Devlet Denetleme Kurulunu<br />
görevlendirdiğini hatırlatan Genç, Kurul Başkanı Salih Tanrıkulu’nun aynı zamanda Borsa<br />
İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Denetim Komitesi Başkanı olduğuna, inceleme<br />
başlayınca Borsa İstanbul’daki görevinden ayrıldığına dikkat çekerek şunları söyledi:<br />
“Hem denetlenecek kurumun yönetimindesiniz hem de onu denetleyecek kurulun<br />
başındasınız. Sayın Cumhurbaşkanı, siz bu ülkeyi yönetirken denetleyenle denetleneni<br />
birbirine karıştırmışsınız.”<br />
“PARANIN İZİ VAR, İŞLEMLERİN KAYDI VAR, PEKİ SORUMLULUĞUN İZİ NEREDE?”<br />
Fon skandalındaki para hareketlerinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Genç,<br />
Takasbank Genel Müdürünün Mecliste Tera’nın 21 milyar liralık teminatından ve 9 milyar<br />
liralık kümülatif risk tutarından söz ettiğini hatırlattı.<br />
Genç, “Bu piyasalardan toplam ne kadar borçlanıldı? Bu paralar kimin işine yaradı? Kimler<br />
parasını zamanında çekebildi? Herkesin işlemi kayıt altındaysa, bu soruların cevabı neden<br />
hâlâ ortada yok? Paranın izi var, işlemlerin kaydı var, yapılan bildirimlerin belgeleri var. Peki,<br />
sorumluluğun izi nerede? Bütün evraklar tamam, bir tek hesap veren yok.” diye sordu.<br />
“BUGÜN TUTUKLANANLARI GÖSTERMEK YETMEZ, DÜN YETKİ VERENLER DE HESAP<br />
VERMELİ”<br />
Soruşturmaların siyasi sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Genç, konuşmasını<br />
şu sözlerle tamamladı:<br />
“Soruşturmaları gösterip siyasi sorumluluktan kaçılamaz. Bugün tutuklananları göstermek<br />
yetmez. Dün onlara bu kadar yetkiyi verenler de çıkıp hesap vermelidir. Bir memur görevini<br />
yapmadığında soruşturuluyor ama yüz milyarlarca liranın döndüğü kurumların denetimi<br />
çöktüğünde siyasi sorumluluk ortadan kayboluyor. Sorumluların yalnızca adliyede aranması<br />
yetmez, bu atamaları yapanların da Mecliste hesap vermesi gerekir.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 15:39:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yeni-partili-askin-genc-bu-insanlar-devletin-en-onemli-finans-kurumlarinin-yonetimine-gokten-zembille-mi-indi-h164207.html">YENİ Partili Aşkın Genç: Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumerden-belediye-evleri-mahallesi39ndeki-kentsel-donusume-tepki-vatandasin-mulkiyet-hakki-korunmali-h164206.html</link>
		<title>Orhan Sümerden Belediye Evleri Mahallesi&amp;amp;#39;ndeki Kentsel Dönüşüme Tepki: Vatandaşın Mülkiyet Hakkı Korunmalı!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Orhan Sümer, Adana’nın Çukurova ilçesine bağlı Belediye
Evleri Mahallesi’nde kentsel dönüşüm kapsamında yaşandığı belirtilen hak kayıplarını
Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Parselasyon düzenlemelerine yönelik
vatandaşların ciddi itirazları olduğunu belirten Sümer, “Kentsel dönüşüm mağduriyet
yaratmamalıdır. Artık iktidar, vatandaşın malından, mülkünden, cebinden elini çekmelidir.”
diyerek yetkililere çağrıda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“Parselasyon Düzenlemesinde Hak Kayıpları Yaşanıyor”<br />
TBMM’de konuyu gündeme getiren Orhan Sümer, Belediye Evleri Mahallesi sakinlerinin<br />
kentsel dönüşüm kapsamında yapılan birinci etap parselasyon düzenlemesine ciddi itirazları<br />
bulunduğunu belirtti. Vatandaşların dile getirdiği sorunlara dikkat çeken Sümer, mahalle<br />
sakinlerinin şikâyetlerini şöyle sıraladı:<br />
 Mükerrer Kesintiler ve Metrekare Kayıpları: Birinci etap parselasyon işlemlerinde<br />
mükerrer düzenleme ortaklık payı kesintileri yapıldığı ve vatandaşların arsalarında<br />
metrekare kayıpları yaşandığı ileri sürülüyor.<br />
 Park Alanlarının İmara Açılması: Mahalledeki park alanlarının ticaret ve konut alanına<br />
dönüştürüldüğü, kamu hisselerinin vatandaşların özel mülkiyetindeki parsellere ortak<br />
edildiği belirtiliyor.<br />
 Riskli Alan Kararına İtiraz: Evlerinden karot numunesi alınmadan mahallenin riskli<br />
alan ilan edilmesine tepki gösteren vatandaşlar, kararın bilimsel gerekçelerinin<br />
açıklanmasını istiyor.<br />
 Eşitlik Talebi: Geniş arsalar üzerindeki müstakil evlerle apartmanların aynı şekilde<br />
değerlendirilmesinin adaletsizliğe neden olduğu ifade ediliyor.<br />
“Haksız Kayıplar Giderilsin, Parselasyonun İptali Talepleri İncelensin”<br />
Mahalle sakinlerinin taleplerini TBMM’de dile getiren Sümer, Çevre, Şehircilik ve İklim<br />
Değişikliği Bakanlığına ve ilgili yetkililere şu çağrıda bulundu:<br />
“Vatandaşın sesini duyun. Parselasyonun iptali taleplerini inceleyin. Haksız kayıpları giderin.<br />
Emsal parseller arasında eşitliği sağlayın, kamu hisselerini ayrı parsellerde toplayın.”<br />
“Kentsel Dönüşüm Mağduriyet Yaratmamalıdır”<br />
Kentsel dönüşüm uygulamalarında vatandaşların mülkiyet haklarının korunması gerektiğini<br />
vurgulayan Sümer, iktidarın uygulamalarını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:<br />
“Kentsel dönüşüm mağduriyet yaratmamalıdır. Artık iktidar, vatandaşın malından,<br />
mülkünden, cebinden elini çekmelidir. Rantı değil, vatandaşın mülkiyet hakkını koruyun!”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 15:26:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/orhan-sumerden-belediye-evleri-mahallesi39ndeki-kentsel-donusume-tepki-vatandasin-mulkiyet-hakki-korunmali-h164206.html">Orhan Sümerden Belediye Evleri Mahallesi&amp;amp;#39;ndeki Kentsel Dönüşüme Tepki: Vatandaşın Mülkiyet Hakkı Korunmalı!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/harf-devriminin-98-yili-konakta-kutlandi-h164205.html</link>
		<title>Harf Devriminin 98. yılı Konakta kutlandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet tarihinin en önemli kültürel dönüşümlerinden biri olan Harf Devrimi’nin 98. yılı Konak’ta düzenlenen etkinlikle kutlandı. Programda konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Cumhuriyet’in eşitlik ve aydınlanma değerlerini yaşatmanın önemini vurgulayarak kazanımlarını toplumun her kesimine ulaştırmak için çalıştıklarını ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet’in aydınlanma yolculuğundaki en büyük adımlarından biri olan Harf Devrimi’nin 98 yılı Konak’ta düzenlenen etkinlikle kutlandı. Konak Belediyesi, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Konak Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) İzmir Şubesi, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) İzmir Şubesi ve Dil Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinliğe Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi ev sahipliği yaptı. Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun yanı sıra dernek başkanları ve temsilciler, eğitimciler ile çok sayıda vatandaşın katıldığı buluşmada, Harf Devrimi’nin toplumsal ve kültürel dönüşümdeki önemi ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlanma mücadelesi ele alındı. Program, açılış konuşmalarının ardından belgesel gösterimleri ve sunumlarla devam etti. İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ’un “Harf Devrimi Penceresinden Atatürk’ü Anmak ve Anlamak” başlıklı anlatımı ise katılımcılardan büyük ilgi gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BAŞKAN MUTLU: AYDINLANMA YOLUNDAKİ EN ÖNEMLİ DEVRİMLERİNDEN BİRİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet’in aydınlanma mirasına ve fırsat eşitliğinin önemine dikkati çeken Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, çocuklardan kadınlara toplumun her kesimine ulaşmayı hedeflediklerini vurgulayarak, “Cumhuriyetimizin aydınlanma yolundaki en önemli devrimlerinden birini bugün hep birlikte kutluyoruz. Hepiniz büyük bir coşku ve gururla bir arada olduğumuz bu etkinliğe hoş geldiniz. 1 Kasım tarihinde ayrıca saltanat kaldırıldı. Bu da devrimlerin en önemli eşiklerinden biriydi. Yeni Türk harfleriyle ise eğitim, köylere kadar sirayet edebildi. Biz bir yandan ÇYDD ile çok güzel sosyal etkinlikler yapıyoruz çocuklarımız için. Fırsat eşitliğini ayaklarına götürmeye çalışıyoruz. Bir yandan da o çocukların annelerine okuma yazma öğretiyoruz. Bu etkinliği düzenleyen derneklerimiz çok aktifler. Atatürk’ün ilkelerini ve devrimlerini hem Konak’ın hem İzmir’in her bir mahallesine götürmek için cansiperane çalışıyorlar. Hepsiyle gurur duyuyorum. Herkesin kendini eşit hissettiği ve Cumhuriyet’in olanaklarından eşit yararlanması için üzerlerine düşen her şeyi fazlasıyla yapan çok kıymetli dostlarla bir aradayız. Gençlik merkezlerimizle, kütüphanelerimizle, semt merkezlerimizle, kültür merkezlerimizle ulaşmadığımız vatandaşımız kalmasın istiyoruz. Çocuklarımız ne verirseniz onu almaya o kadar açık ki, yeter ki onların elinden biz tutalım. Harf Devrimi’nin 98’inci yılını kutluyor, bizlere sunduğunuz destekler için çok teşekkür ediyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UĞUR: HARF DEVRİMİ’Nİ DİĞER DEVRİMLERDEN AYRI DÜŞÜNEMEYİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet devrimlerinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten ADD Konak Şube Başkanı Pelin Uğur, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Türk Harf Devrimi, Cumhuriyetimizin, tarihimizin en önemli aydınlanma hamlelerinden biridir. Yüce Atatürk, bir milletin eğitime, çağdaş uygarlığa ulaşmasını sağlamıştır. Harf Devrimi’ni, Cumhuriyet’in diğer devrimlerinden ayrı düşünemeyiz. Tüm devrimlerin temelinde akıl, bilim, laiklik ve eşit yurttaşlık anlayışı vardır. Bu ülkenin gerçek zenginliği okuyan, düşünen, üreten, özgürce karar verebilen insanlarıdır. Bizler, çocuklarımızın Atatürk’ü tanıması, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini öğrenmesi için çabalarımızı sürdürüyoruz.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TAMTÜRK: AYDINLANMA MÜCADELESİNİ ALANLARDA HAKİM KILMAK İSTİYORUZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet’in laik, demokratik ve eşit yurttaşlık temelinde şekillenen yapısının devrimlerle güçlendiğini söyleyen ÇYDD İzmir Şube Başkanı Aslı Tamtürk, “Cumhuriyetimizin 103. yılındayız. Büyük bir onur bizler için. Bir asrı devirebildiysek, ikinci asra girişimizi sağlayan bu devrimlerin çok büyük önemi var. Cumhuriyet çağdaş, laik, demokratik ve üniter birliğin garantisi bir rejimdi. Aynı zamanda dil birliği, kültür birliği ve anayasal olarak eşit yurttaşlık demek... Sonuçta siz Osmanlı gibi dağılmış bir imparatorluktan yepyeni bir devlet oluşturuyorsunuz. Askeri mücadeleyi vermişsiniz ama devamlılık çok daha kritik. İşte bu durumda bizim bir ulus inşasında o birliğimizi sağlayacak, bizi bir asır taşıyacak devrimler de, özellikle kültür devriminde üç temel saç ayağı var. Biri dil, biri alfabe, biri de tarih. Aydınlanma mücadelesini birebir alanlarda hakim kılmak istiyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UTKU: CUMHURİYET’İ VE ATATÜRK’Ü YARINLARA TAŞIMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Harf Devrimi’nin eğitim ve toplumsal aydınlanma açısından taşıdığı öneme değinen YKKED İzmir Şube Başkanı Özgün Utku, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Atatürk’ün unutturulmaya çalışıldığı günlerdeyiz. Geçen yıl 10 Kasım ara tatile denk getirildi, bu yıl ortak sınav konuldu. Neyin, neden yapıldığının farkındayız ve bunu protesto ediyoruz. Değerli paydaşlarımızla birlikte Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü yarınlara taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Harf Devrimi deyince hepimizin aklına Mustafa Necati geliyor. Mustafa Necati, İzmir’de doğmuş ve yaşamış bir aydın. Mustafa Necati’nin, Milli Eğitim Bakanlığı döneminde yaptığı en önemli çalışma Harf Devrimi’dir. Yazı ve toplum arasında bir bağ kurulmuştur. Alfabe, eğitime ve düşünmeye giden bir yoldur. Asıl olan neyi, ne kadar ve nasıl okuduğumuzdur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GEZEN: BAŞARDIĞIMIZ YERDEN GERİYE DOĞRU GİTTİK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yazma becerisinin sorgulama, düşünme ve üretmenin temel unsurlarından biri olduğunu dile getiren Dil Derneği İzmir Temsilcisi Gürsel Gezen, “Başarmış gibi görünüyoruz ama başaramadık. Başardığımız yerden geriye doğru gittik. Son 45 yıldır başta eğitim olmak üzere tüm kurumlar yok edildi. Öğrenciler, bir metni okuyup onun ana düşüncesini bulurken yok. Yazmayan insan sorgulayıp, düşünüp, üretemez. Ama biz burada sorumluyuz. İzmir’in aydınlık insanları bu durumu görüyorlar ve üzülüyorlar” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 15:02:33 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/harf-devriminin-98-yili-konakta-kutlandi-h164205.html">Harf Devriminin 98. yılı Konakta kutlandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-barut-mecliste-seker-pancari-ve-tum-ureticiler-icin-iktidara-seslendi-gida-guvenligi-ciftcinin-tarlada-kalmasina-baglidir-h164204.html</link>
		<title>Ayhan Barut Meclis&apos;te şeker pancarı ve tüm üreticiler için iktidara seslendi  Gıda güvenliği çiftçinin tarlada kalmasına bağlıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis&#039;te &quot;Çiftçileri üretimden koparmayın, tarımsal üretimi de piyasanın insafına terk etmeyin&quot; çağrısında bulundu. Şeker pancarı ve tüm üreticiler için iktidara seslenen Barut, &quot;Şeker pancarı alım fiyatını 4 bin -4 bin 500 liraya revize edin, çiftçilerimizin birikmiş borçlarını faizsiz iki yıl erteleyin, mazottaki ÖTV ve KDV&#039;yi kaldırarak üreticinin üzerindeki maliyet yükünü hafifletin, sübvansiyonlu Tarım kredi limitlerini yükseltin, kota uygulamalarına son verin&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">"ÇİFTÇİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR"<br />
CHP Grubu'nun şeker pancarı ve şeker fabrikalarıyla ilgili önerisi üzerine YENİ Parti Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, tarımın her alanında devasa sorunlar bulunduğunu anımsatarak, "Nereye el atsanız elinizde kalıyor, oradan bir feryat yükseliyor. Narenciyeden üzüme, buğdaydan elmaya, zeytinden incire ve nara kadar üreticilerimiz çile çekiyor ve çile çekmediği bir tarım ürünü de yok. Türkiye'nin dört bir tarafını gezdiğinizde hâlinden memnun olan hiçbir üreticiye rastlayamazsınız. Bunlardan biri de şeker pancarı ve şeker pancarı üreticisidir. Şeker pancarı yalnızca bir tarım ürünü değil, stratejik bir önemi var hem gıda güvenliğimizi hem de ekonomik bağımsızlığımızı sağlayan önemli unsurlardan biridir. Ne yazık ki şeker pancarı üreticisi emeğinin karşılığını alamamaktadır, her geçen yıl da bu üretimden daha da uzaklaşmaktadır" diye konuştu.<br />
"SÖZÜMÜZÜ DİNLEMEDİNİZ"<br />
Pancar üreticisinin tonda 4.000-4.500 lira gibi alım fiyatı beklerken enflasyonun gerisinde kalan bir fiyat artışı olduğunu aktaran Barut, şöyle devam etti;<br />
"Pancarda ya da diğer tüm tarım ürünlerinde kullanılan girdiler her geçen gün katlanarak artıyor. Örneğin, mazotun litresi son beş yılda yüzde 800 artarak 102 lirayı aşmıştır. Gübresi, tohumu, ilacı, elektriği, işçiliği, bütün maliyetler artarken pancar fiyatları artmadığı gibi pancar üreticisini de perişan etmiştir. Biliyorsunuz, bundan bir süre önce, 2018 yılında 10 tane şeker fabrikası özelleştirildi. Biz o zaman 'Yapmayın etmeyin, özelleştirmeyin. Şeker vatandır, vatan satılmaz' dedik ama maalesef sözümüzü dinletemedik. İşte, bugün gelinen nokta, özelleştirilen şeker fabrikaları sonrasında şeker fiyatları da katlanarak arttı. Fabrikalar ticari kazanç elde ederken pancarını üreten çiftçi emeğinin de karşılığını maalesef alamıyor."<br />
"ÇİFTÇİLERİ ÜRETİMDEN KOPARMAYIN"<br />
Ülke genelinde ürettiğinden kazanamayan çiftçilerin tarımdan uzaklaştığına işaret ederek konuşmasını sürdüren Ayhan Barut, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"1980'li yıllara göre kıyas yaptığımızda pancar üreticisi sayısı neredeyse 10 kat eksilmiş, üretim alanları ise alarm veriyor. Geçen yıla göre bu yıl yüzde 6,5 düşüşle 21 milyon 500 bin tona kadar gerilemiş. Tüm bunların üzerine bir de ithalat sevdalısı AKP iktidarının yandaşa, ranta, talana sağlanan ayrıcalıkları da sorunları daha da derinleştiriyor. Buradan soruyorum, tüm çiftçiler adına da sesleniyorum: Çiftçileri üretimden koparmayın, tarımsal üretimi de piyasanın insafına terk etmeyin, şeker pancarı alım fiyatını 4.000-4.500 liraya revize edin, tüm çiftçilerimizin birikmiş borçlarını faizsiz iki yıl erteleyin, mazottaki ÖTV ve KDV'yi kaldırarak üreticinin üzerindeki maliyet yükünü hafifletin, sübvansiyonlu Tarım kredi limitlerini mutlaka yükseltin, kota uygulamalarına son verin. Bir ülkenin gıda güvenliği çiftçinin tarlada kalmasına bağlıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 14:37:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ayhan-barut-mecliste-seker-pancari-ve-tum-ureticiler-icin-iktidara-seslendi-gida-guvenligi-ciftcinin-tarlada-kalmasina-baglidir-h164204.html">Ayhan Barut Meclis&apos;te şeker pancarı ve tüm üreticiler için iktidara seslendi  Gıda güvenliği çiftçinin tarlada kalmasına bağlıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tmmob-yonetim-kurulu-baskani-cakar-halkin-soz-ve-karar-sahibi-olmadigi-butce-anlayisi-demokratik-bir-ulkenin-ihtiyaclarini-karsilayamaz-h164203.html</link>
		<title>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar: Halkın söz ve karar sahibi olmadığı bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin, &quot;Bütçe hakkı, halkın en temel demokratik haklarından biridir. Halkın söz ve karar sahibi olmadığı, toplumsal taleplerin yok sayıldığı bir bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz&quot; açıklamasını yaptı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin, yazılı açıklama yaptı. Çakar, Türkiye'de "derinleşen ekonomik kriz, artan yoksulluk ve işsizlik ile gelir dağılımındaki adaletsizliklere" dikkati çekerek, iktidarın bütçe politikalarının vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uygulanan ekonomi politikalarının kamu kaynaklarını sermaye lehine yönlendirdiğini öne süren Çakar, "Bugün milyonlarca yurttaşımız açlık ve yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verirken, ücretler ve emekli aylıkları hayat pahalılığı karşısında erirken, gençlerimiz işsizlik ve geleceksizlikle karşı karşıya bırakılırken siyasi iktidar, bütçe kaynaklarını sermayeye sağlanan vergi ayrıcalıklarına, faiz ödemelerine, kamu-özel iş birliği projelerine ve rant odaklı yatırımlara ayırmayı sürdürmektedir" değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çakar, şöyle devam etti:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Eğitim, sağlık, barınma, ulaşım ve sosyal güvenlik gibi temel kamusal hizmetlere ayrılan kaynaklar artırılmalı; kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirilmesine son verilmelidir. Ücretli kesimlerin omuzlarına yüklenen vergi yükü hafifletilmeli, bütçe gelirleri esas olarak kâr, faiz ve servetin vergilendirilmesine dayanmalıdır. Vergide adalet sağlanmalı, ekonomik krizin bedeli emekçilere ödetilmemelidir. İnsanca yaşamaya yetecek ücrete, güvenceli çalışmaya, nitelikli ve parasız eğitime, sağlık ve barınma hizmetlerine erişmeye hakkımız var. Bütçe kaynakları, bu hakların tüm yurttaşlar için güvence altına alınmasını sağlayacak biçimde kullanılmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"HESAP VEREBİLİRLİK ESAS ALINMALIDIR"&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçe hakkı, halkın en temel demokratik haklarından biridir. Bütçenin hazırlanmasından uygulanmasına ve denetlenmesine kadar bütün süreçlerde halkın ve örgütlü temsilcilerinin katılımı sağlanmalı, kamu kaynaklarının kullanımında saydamlık ve hesap verebilirlik esas alınmalıdır. Halkın söz ve karar sahibi olmadığı, toplumsal taleplerin yok sayıldığı bir bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz.&nbsp; Ülkemizin kaynakları, halkımızın insanca yaşam koşullarına kavuşması, işsizliğin ve yoksulluğun ortadan kaldırılması, sanayi ve tarımın geliştirilmesi, bilim ve teknolojinin ilerlemesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinin güçlendirilmesi, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunması için kullanılmalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 13:55:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/tmmob-yonetim-kurulu-baskani-cakar-halkin-soz-ve-karar-sahibi-olmadigi-butce-anlayisi-demokratik-bir-ulkenin-ihtiyaclarini-karsilayamaz-h164203.html">TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar: Halkın söz ve karar sahibi olmadığı bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-turkiyede-calismak-da-emekli-olmak-da-bir-dert-h164202.html</link>
		<title>Yıldırım Kara: Türkiyede çalışmak da emekli olmak da bir dert</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım
Kara, TBMM’deki Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi hakkında bir
konuşma yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ülkemizdeki çalışma yaşamının pek çok kronikleşmiş sorunu<br />
bulunuyor. Bu sorunların çözülmesi için muhalefet olarak, başta<br />
kanun teklifleri olmak üzere, önerilerimizi de sıralıyoruz. Ancak<br />
bugüne kadar ne yazık ki bu konuda anlamlı bir iş birliği, olumlu<br />
bir karşılık göremedik.<br />
Türkiye’de çalışmanın bir dert, emekli olmanın başka bir dert<br />
haline gelmiştir. Emeklilerin geldiği durum, adeta bir sosyal afet<br />
halini almıştır. Bir emeklinin, mevcut ekonomik koşullar altında,<br />
günbegün eriyen aylığına güvenerek yaşaması imkansızdır. Bu<br />
nedenle, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine<br />
çıkartılması için, bir kanun teklifi verdik.<br />
Ülkemizde çalışma hayatınız sona erdiğinde, huzurlu bir<br />
emeklilik süremediğiniz gibi, çalışma hayatına girerken de<br />
sorunlar yaşıyorsunuz. Bu sorunların işveren ve esnaf tarafını da<br />
görmek gerekiyor. SGK ödemeleri, özellikle deprem bölgesinde<br />
işletmelerin belini büküyor.<br />
Bütçeye baktığımızda, bu sorunları çözecek bir yaklaşım<br />
göremiyoruz. Prim teşviklerinden yararlanan kişi sayısında, 2029<br />
yılına kadar, yaklaşık 300 bin kişilik bir azalma öngörülmüş. Atıl<br />
iş gücü oranının yüzde 30’ün üzerine çıktığı bir ülkede, bu<br />
teşviklerin azalmasını anlamak güçtür.<br />
YILDIRIM KARA: ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE<br />
YETERSİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in resmi verilerine göre, 2024 yılında, ülkemizde 15-17 yaş<br />
arasındaki çocukların iş gücüne katılım oranı yüzde 25’ti. Bizlerin<br />
de sıkça üzerinde durduğu üzere, meslek eğitimi adı altında ucuz<br />
iş gücü yaratma programı olarak çalışan MESEM kapsamında 1<br />
milyondan fazla öğrenci çalıştığı tahmin ediliyor. Durum<br />
böyleyken bir yandan MESEM’de devlet katkısı sona erdi, yani<br />
MESEM kapsamında çalışan öğrenciler, alabildikleri cüzi<br />
ücretten de büyük olasılıkla mahrum kalacak.<br />
Bakanlığın “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yönelik Programlar”<br />
kısmında, çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında ulaşılan çocuk<br />
sayısına ilişkin planları yetersizdir. 2025 yılında 45 bin çocuğa<br />
ulaşılmış, 2026 yılında 30 bin çocuğa ulaşılacağı tahmin edilmiş,<br />
2027 yılı için ise 32 bin çocuğa ulaşılması öngörülmüş.<br />
Milyonlarca çocuk işçiden söz ediyoruz ama bakanlık, çok büyük<br />
bir iş yapılacakmış gibi, çocuk işçiliği ile mücadele programına bu<br />
sayıları hedef diye koymuştur.<br />
YILDIRIM KARA: İŞ KAZALARINA KARŞI ETKİLİ<br />
ÇALIŞMA GEREKİYOR<br />
TMMOB’a göre Türkiye’de 2009-2023 arasında iş cinayetlerinde<br />
hayatını kaybedenlerin sayısı, 15 bin olarak gerçekleşmiştir. Bu<br />
nedenle iş sağlığı ve güvenliği alanında çok daha etkili politikalar<br />
üretmek gerekiyor. Fakat bakanlığın iş sağlığı ve güvenliği<br />
programına baktığımızda, tahminlere göre, program fiilen hiçbir<br />
işe yaramayacak. Ölümlü iş kazası oranında, 2026’dan 2029’a<br />
kadar yüzde 6,4’ten 6,2’ye düşüş öngörülmektedir. Bakanlığın bu<br />
konuda daha etkili bir çalışma yürütmesi, daha fazla kaynak<br />
ayırması gerekirdi.<br />
MEB, MESEM’deki ölümlerle ilgili soru önergelerimize de farklı<br />
cevaplar verdi: 2023 yılından 2024’ün kasım ayına kadar 26’sı<br />
hafif yaralanmalı, 5’i ölümlü 31 kaza yaşandı dedi. Sonra 31</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aralık 2025 itibarıyla 10’ü ölümlü 2 bin kaza yaşandığını açıkladı.<br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, MESEM’lerdeki çalışma<br />
koşullarını denetliyor mu bilmek istiyoruz.<br />
YILDIRIM KARA: VADESİ GEÇMİŞ BORÇLAR İÇİN 60<br />
AY VADELİ YAPILANDIRMA UYGULANMALI<br />
TEPAV’ın belgelediği üzere, deprem bölgesinde istihdam kaybı<br />
hızlanmaktadır. 2026’nın ilk altı ayında en fazla istihdam kaybı,<br />
22 bin kişi ile Hatay’da gerçekleşmiştir. Çünkü inşaatlar buradaki<br />
istihdamın lokomotifi olmuş, bunun haricinde kalıcı, sağlık<br />
istihdam sağlayacak bir yapı oluşmamıştı.<br />
Verdiğimiz kanun teklifiyle, deprem bölgesindeki işletmelerin<br />
SGK borçlarının yapılandırılmasını öneriyoruz. Bu teklifle bir<br />
defaya mahsus olmak üzere, SGK borçlarının 120 takside<br />
bölünmesi, böylece işletmelerimizin sigorta primi, işsizlik<br />
sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ödemelerinde<br />
yaşadıkları sorunları hafifletmeyi amaçlıyoruz.<br />
Mükelleflerin mevcut yükümlülüklerinin ayrıca düzenlenmesi<br />
gerekmektedir. Tecil işlemlerinde vadenin kısa, faiz yükünün<br />
fazla olması işletmeleri çıkmaza sokmuştur. Bu sorunun çözümü<br />
için vadesi geçmiş borçlar 60 ay vadeyle, eşit taksitler halinde, bir<br />
ay ödemeli, bir ay ödemesiz biçimde yapılandırılmalı; tecil faizi<br />
yüzde 1,25 oranıyla sabitlenmeli; cari dönem vergilerin<br />
ödenememesi halinde de yapılandırmanın korunması; vergiler<br />
haricinde 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilen kamu gelirleri de<br />
yapılandırma kapsamına alınmalıdır.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 13:38:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-turkiyede-calismak-da-emekli-olmak-da-bir-dert-h164202.html">Yıldırım Kara: Türkiyede çalışmak da emekli olmak da bir dert</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kistan-bakan-isikhana-butce-tepkisi-sgknin-bilancosu-duzeliyor-emeklinin-sofrasi-kuculuyor-h164201.html</link>
		<title>Gülcan Kıştan Bakan Işıkhana bütçe tepkisi:  SGKnın bilançosu düzeliyor, emeklinin sofrası küçülüyor!</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada, iktidarın sosyal güvenlik politikalarını eleştirdi. Emekli aylıklarından asgari ücrete, kademeli emeklilikten Bağ-Kur prim eşitsizliğine, MESEM’deki çocuk ölümlerinden taşeron işçilerin haklarına kadar birçok sorunu gündeme taşıyan Kış, Bakan Vedat Işıkhan’a seslendi: “Sosyal güvenliğin başarısı yalnızca mali tablolarla ölçülemez. SGK’nın mali dengesi iyileşirken emeklinin geçim koşulları neden iyileşmiyor?”]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">“SGK’nın kasası güçlenirken emeklinin alım gücü neden eriyor?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesi görüşmelerinde söz alan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Bakan Vedat Işıkhan’ın sosyal güvenlik sisteminin mali yapısına ilişkin açıkladığı veriler ile emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar arasındaki çelişkiye dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığın sunumunda SGK gelirlerinin giderleri karşılama oranının yüzde 88’e ulaşacağının belirtildiğini hatırlatan Kış, sosyal güvenlik sisteminin başarısının yalnızca gelir-gider dengesi üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu belirten Kış, yıllarca çalışıp prim ödeyen milyonlarca yurttaşın bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, “SGK’nın mali dengesi iyileşirken emeklinin geçim koşulları neden iyileşmiyor? Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanlar bugün kiralarını, faturalarını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Sosyal güvenlik sisteminin başarısını yalnızca mali tablolarla ölçemeyiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Çok prim ödeyen de az prim ödeyen de aynı yoksullukta buluşuyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilik sistemindeki adaletsizliğin yalnızca en düşük aylıkla sınırlı olmadığını belirten Kış, aylık bağlama sisteminin de yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek prim ödeyen emeklilerle düşük prim ödeyenler arasındaki aylık farklarının giderek daraldığını söyleyen Kış, bunun çalışma hayatında prim ödeme ile emeklilik geliri arasındaki ilişkiyi zayıflattığını dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakan Işıkhan’ın Ocak 2027 için ilave düzenleme hazırlığına ilişkin açıklamasını da gündeme getiren Kış, şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Bu düzenleme kaç emekliyi kapsayacak? En düşük emekli aylığı ne kadar olacak? Aylık bağlama sistemindeki eşitsizlikler giderilecek mi? Daha fazla prim ödeyenin emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemde emeklilik adaletinden nasıl söz edeceğiz?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Enflasyon rakamları arasındaki farkı emeklinin cebinden mi kapatacaksınız?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasında Ekim 2026 enflasyon verilerine de değinen Gülcan Kış, TÜİK ile ENAG tarafından açıklanan yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılığa dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 29,77, ENAG’ın ise yüzde 45,12 olarak hesapladığını belirten Kış, iki veri arasındaki 15,35 puanlık farkın ücret ve emekli aylığı artışları açısından sorgulanması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, “Bu fark basit bir istatistik tartışması değildir. Ücret ve aylık artışlarında kullanılan verilerle vatandaşın karşılaştığı hayat pahalılığı arasındaki ilişkinin sorgulanmasını gerektiriyor. Emeklinin ve çalışanın alım gücünü korumak için enflasyon farkının ötesinde hangi refah düzenlemelerini yapacaksınız?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“28 bin liralık asgari ücretle hangi hayatın hesabını yaptınız?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğunu hatırlatan Kış, çalışanların barınma, beslenme ve ulaşım gibi zorunlu giderler karşısında yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yeni asgari ücretin belirlenmesinde gerçek yaşam maliyetlerinin esas alınması gerektiğini belirten Kış, Bakan Işıkhan’a, “Bir çalışanın bu ücretle barınma, beslenme ve ulaşım giderlerini nasıl karşılayacağını hangi hesapla açıklıyorsunuz? Yeni asgari ücrette gerçek yaşam maliyetini esas alacak mısınız?” sorularını yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kademeli emeklilik, Bağ-Kur ve staj mağdurları için üç kritik soru</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilikte çözüm bekleyen kesimlerin taleplerini de Komisyon gündemine taşıyan Gülcan Kış, özellikle 8 Eylül 1999 öncesi ve sonrasında sigortalı olanlar arasında oluşan emeklilik koşulu farklılıklarına dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kademeli emeklilik konusunda bir etki analizi yapılıp yapılmadığını soran Kış, hükümetin bu alanda herhangi bir düzenleme hazırlığı bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bağ-Kur sigortalılarının prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi yönündeki sözlerin de henüz karşılık bulmadığını ifade eden Kış, esnafın beklediği düzenleme için somut takvim talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, “Esnafımıza verilen 7 bin 200 prim günü sözü ne zaman tutulacak? Bu düzenlemenin 2027 bütçesinde mali karşılığı hesaplandı mı?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Staj ve çıraklık dönemlerinde sigortalı olmalarına rağmen bu süreleri emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmeyen vatandaşların mağduriyetini de gündeme getiren Kış, Bakanlıktan çözüm önerisi istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“17 yaşındaki Halil İbrahim ilk iş gününde öldü. O işyeri denetlenmiş miydi?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise mesleki eğitim kapsamında çalıştırılan çocukların iş cinayetlerinde yaşamını yitirmesine ilişkin sorular oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gaziantep’te MESEM kapsamında çalışmaya başladığı ilk gün bir inşaatta hayatını kaybeden 17 yaşındaki Halil İbrahim Yağız’ı hatırlatan Kış, Bakanlığın iş sağlığı ve güvenliği denetimlerini sorguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakan Işıkhan’ın sunumunda 11 bin 39 işyerinin denetlendiğini, 190 işyerinde ise hayati tehlike nedeniyle işin durdurulduğunu açıkladığını belirten Kış, denetim sayılarının tek başına başarı göstergesi olamayacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, Bakan Işıkhan’a şu soruları yöneltti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Halil İbrahim’in çalıştığı işyeri denetlenmiş miydi? MESEM öğrencilerinin çalıştırıldığı işletmelerde kaç denetim yapıldı? Ölümle sonuçlanan iş kazalarının yaşandığı işyerlerinden kaçı daha önce denetlenmişti?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Denetimlerin sonuçlarına odaklanılması gerektiğini vurgulayan Kış, “Denetimin başarısı yalnızca ziyaret sayısıyla değil, önlenen ölümlerle ve giderilen risklerle değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Taşeron işçiler yıllardır kadro bekliyor”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kamu kurumlarında görev yapan taşeron işçilerin sorunlarını da gündeme taşıyan Kış, Karayolları, hastaneler ve diğer kamu kurumlarında çalışanların kadro, ücret, fazla mesai ve sendikal haklar konusunda yaşadığı sorunlara dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşeron işçilerin yıllardır eşit özlük hakları talep ettiğini belirten Kış, Bakanlığın bu konuda hangi adımları atacağını sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gülcan Kış, TBMM'de görev yapan milletvekili danışmanlarının iş sonu tazminatı sorununu da gündeme getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, “Bizimle birlikte Mecliste gece gündüz mesai harcayan danışman arkadaşlarımızın da iş sonu tazminatı hakkının bulunmadığını biliyor musunuz Sayın Bakan? Bu sorunun çözümüne katkı sağlayacak mısınız?” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“2,4 trilyonluk bütçede rakamlar büyüyor, vatandaşın payına neden hep beklemek düşüyor?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı için yaklaşık 2,4 trilyon liralık bütçe teklif ettiğini hatırlatan CHP’li Kış, bütçenin büyüklüğünden çok vatandaşın yaşamına sağlayacağı katkının önemli olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emeklilerin geçim sıkıntısı, çalışanların alım gücü kaybı, iş cinayetleri, esnafın emeklilik beklentileri ve taşeron işçilerin haklarının aynı bütçe kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kış, Bakanlıktan somut düzenlemeler ve uygulama takvimi istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kış, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu bütçenin başarısı, yalnızca SGK’nın bilançosunda değil; emeklinin sofrasında, işçinin güvenliğinde, esnafın geleceğinde ve çalışanların haklarında görülmelidir. Bu sorunlar için somut düzenleme ve takvimlerinizi öğrenmek istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 13:19:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kistan-bakan-isikhana-butce-tepkisi-sgknin-bilancosu-duzeliyor-emeklinin-sofrasi-kuculuyor-h164201.html">Gülcan Kıştan Bakan Işıkhana bütçe tepkisi:  SGKnın bilançosu düzeliyor, emeklinin sofrası küçülüyor!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ispanya-basbakani-sanchezden-abd-secimleri-yorumu-asiri-sag-dalga-geriliyor-h164200.html</link>
		<title>İspanya Başbakanı Sanchez&apos;den ABD seçimleri yorumu: Aşırı sağ dalga geriliyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD&#039;de yapılan ara seçimlerde Demokratların elde ettiği kazanımları değerlendirerek, Amerikan toplumunun yoksullaştırıcı politikalara, nefrete, erkek egemenliğine, iklim inkârcılığına ve elitlerin ayrıcalıklarına karşı oy kullandığını söyledi. Sanchez, benzer bir değişimin İspanya&#039;da da yaşanacağını savundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD'deki ara seçim sonuçlarının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Amerikan toplumunun yoksullaştırıcı politikalara, nefrete, erkek egemenliğine, iklim inkarcılığına ve elitlerin ayrıcalıklarına karşı oy kullandığını söyledi. Sanchez, benzer bir değişimin İspanya'da da yaşanacağını savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İspanya Başbakanı "Dün Amerikan toplumu yalnızca yoksullaştıran politikalara karşı oy kullandı. Nefrete karşı. Erkek egemenliğine karşı. İklim inkârcılığına ve elitlerin ayrıcalıklarına karşı" ifadelerini kullandı. Brezilya'daki siyasi gelişmelere de atıfta bulunan Sanchez, "Brezilya'da oldu. Şimdi de ABD'de gerçekleşti. Yakında İspanya'da da olacak" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sanchez, İspanya'daki ana muhalefetteki Halk Partisi'nin (PP) lideri Alberto Nunez Feijoo ile aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal'ı da hedef alarak, "Feijoo ve Abascal'ın üzerine çıkmaya çalıştığı aşırı sağ dalga artık büyümüyor, dağılıyor" değerlendirmesinde bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 13:01:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/ispanya-basbakani-sanchezden-abd-secimleri-yorumu-asiri-sag-dalga-geriliyor-h164200.html">İspanya Başbakanı Sanchez&apos;den ABD seçimleri yorumu: Aşırı sağ dalga geriliyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nukleer-santral-yatirimlarina-tesvik-paketi-yasa-teklifi-yeni-yilda-meclise-sunulacak-h164199.html</link>
		<title>Nükleer santral yatırımlarına teşvik paketi: Yasa teklifi yeni yılda Meclise sunulacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye, 2050 yılına kadar nükleer yatırım kapasitesini 20 bin megavata çıkarmayı hedefliyor. Enerji yönetimi bu amaçla, nükleer santral yatırımlarına yönelik kapsamlı çalışma yürütüyor. Küresel ölçekte öne çıkan ülke ve şirketlerin, Türkiye&#039;de nükleer santral yatırımı yapmasının önünü açmayı hedefleyen çalışmada, nükleer santral yatırımlarına başta elektrik alım garantisi olmak üzere bazı teşvikler ve vergi istisnaları sağlanması öngörülüyor. Yasa teklifinin, yeni yılda Meclis&#039;e sunulması bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Güney Kore'nin başkenti Seul ziyaretinde, Türkiye ile Güney Kore arasında bilim, teknoloji, doğal kaynaklar, madencilik, enerji ve nükleer enerji alanlarında 4 anlaşma imzalandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Güney Kore Cumhuriyeti İklim, Enerji ve Çevre Bakanlığı arasında, "Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı" imza altına alındı, Türkiye Nükleer Enerji AŞ ile Güney Kore İhracat-İthalat Bankası arasında da "Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı" imzalandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜRKİYE'NİN NÜKLEER YATIRIM HEDEFİ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye ile Güney Kore'nin, nükleer enerji alanında imzaladığı anlaşma sonrasında gözler, yeni dönemde gündeme gelecek binlerce megavatlık nükleer santral yatırımlarına ve bu alanda atılacak kritik adımlara çevrildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji yönetimi, nükleer santral yatırımlarıyla ilgili çalışma yürütüyor. Çalışma, küresel ölçekte öne çıkan şirketlerin, Türkiye'de nükleer santral yatırımı yapmasının önünü açmayı hedefliyor. Bu amaçla hazırlanan pakette, elektrik alım garantisi de teşvikler de vergi istisnaları da yer alacak. Nükleerle ilgili geniş kapsamlı düzenlemeleri içeren çalışmanın tamamlanmasının ardından hazırlanacak yasa teklifinin yeni yılda Meclis'e sunulması bekleniyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HEDEF, 2050'YE KADAR 20 BİN MEGAVAT</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, Akkuyu ile başlayan nükleer santral yatırımlarını genişletmeyi ve büyük ve küçük modüler yeni santrallar kurmayı hedefliyor. Halen Mersin-Akkuyu'da, Rus Rosatom'un yapıp-işleteceği her biri bin 200 megavat kurulu güce sahip 4 üniteden oluşan (toplam 4 bin 800 megavat) nükleer santralın inşaatı devam ediyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı açıklamada, hedefi şöyle açıkladı:&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Akkuyu ile başlayan nükleer enerji hamlemizi, Sinop ve Trakya'daki yeni santrallerimiz ve küçük modüler reaktörlerimizle büyüteceğiz. Hedefimiz, 2050'ye kadar nükleer enerji kapasitemizi 20 bin megavata ulaştırmak."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEY KORE, KANADA VE JAPONYA İLE GÖRÜŞME&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye, ikinci nükler santrali Sinop-İnceburun'da, üçüncüsünü de Trakya'da kurmayı planlıyor. İkinci ve üçüncü nükleer santraller için farklı ülkelerle görüşmeler yapılıyor, Kanada, Güney Kore ve Japonya öne çıkıyor.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güney Kore, Sinop'ta inşa edilmesi planlanan nükleer santral için en güçlü aday olarak öne çıkıyor. Bu santralin de 4 üniteden oluşması ve 4 bin 560 megavat kurulu güce sahip olması planlanıyor.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YATIRIM PAKETİ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji yönetimi, nükleer santral yatırımlarını hızlandırmak ve 2050 hedefini tutturmak için önemli bir çalışma yürütüyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nükleer yatırımlarını ve çalışmaları yakından takip eden kaynaklar, ANKA Haber Ajansı'nın sorusu üzerine,&nbsp; küresel ölçekte öne çıkan&nbsp; ülkelerin ve şirketlerin, Türkiye'de nükleer santral yatırımı yapmasının önünü açmayı hedefleyen bir çalışma yapıldığını söyledi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, çalışma kapsamında yer alacak teşviklere işaret ederek, "Çalışma nükleer santral için makro bir bakışı ve düzenlemeleri içerecek. Bu kapsamda yatırımı özendirecek düzenlemeler de yer alacak. Elektrik alım garantisi de teşvikler de vergi istisnaları da söz konusu olacak."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nükleerle ilgili geniş kapsamlı düzenlemeleri içeren çalışmanın tamamlanmasının ardından hazırlanacak yasa teklifinin, yeni yılda Meclis'e sunulması bekleniyor.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ELEKTRİK AKIM GARANTİSİ&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Devlet, Akkuyu'da üretilen elektriği 12,35 dolar sentten satın alacak. Santralde üretilen elektriğin, 15 yıl boyunca birinci ve ikinci ünitelerde yüzde 70'i, üçüncü ve dördüncü ünitelerde yüzde 30'u alım garantisi kapsamında bulunuyor. Akkuyu'nun 60 yıl işletme ömrü bulunuyor. Rusların santralin bazı parçalarını değiştirmek koşuluyla bu süreyi 20 yıl daha uzatabileceği belirtiliyor.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 12:30:39 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/nukleer-santral-yatirimlarina-tesvik-paketi-yasa-teklifi-yeni-yilda-meclise-sunulacak-h164199.html">Nükleer santral yatırımlarına teşvik paketi: Yasa teklifi yeni yılda Meclise sunulacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglu-soygunun-siyasi-ve-yargi-ayagi-aciga-cikmadikca-gercek-failler-hesap-vermis-olmayacak-h164198.html</link>
		<title>Ekrem İmamoğlu: Soygunun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, &quot;19 Mart operasyonunun ardından borsa iki günde yüzde 16,3 değer kaybetti. Piyasa çökerken Tera’nın ağırlık verdiği hisse sepeti zirve yaptı. Butlan kararı açıklandığında borsa yine çöktü. Tera ise o sırada 1 milyar 870 milyon dolarlık alım yapıyordu. İlginçtir ki borsayı ve SPK’yı uyaran eski MASAK Başkan Yardımcısı ile bazı uzmanlar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı. Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı adeta ihbarda bulunurcasına manipülasyon uyarıları yaptı. Başsavcılık buna rağmen hiçbir adım atmadı. Fon vurgunu ancak Eylül 2026’da ortaya çıkabildi. Bu soygunun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacaktır&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci'ye gönderdiği mektubunda fon krizine ilişkin şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Son iki yıl, tarihimizin en ağır yargı saldırılarının, hukuksuz operasyonların ve tutukluluk süreçlerinin yaşandığı bir dönem oldu. Ülkemiz son dönemde birçok açıdan sarsıldı. Bana göre Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devletin bütün kurumlarını getirdiği noktanın turnusol kâğıdı 'Asrın Soygunu: Fon Vurgunu' sürecidir. Fon vurgunu ile İBB operasyonları arasındaki eşzamanlılık: Savunmamda ayrıntılı bir analizle ortaya koyduğum iddiamı size bir kez daha hatırlatmak isterim. Türkiye’nin yaşadığı en ağır soygun ve iktisadi kriz olan fon vurgunu tek başına bir mesele değildir. Bu vurgunun içinde bir çeteleşme var. Erdoğan’ın kurduğu tek adam düzeni kurumları yozlaştırdı. Yargı da bu düzene ortak oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİR TARAFTA İBB DİĞER TARAFTA BORSA VARDI"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fon vurgunu, İBB operasyonlarıyla eşgüdümlü ve somut bir ilişki içindedir. Bir tarafta İBB, diğer tarafta borsa vardı. İki süreç aynı tarihlerde başladı. Borsaya ve SPK’ya hiçbir müdahale yapılmadı. Aynı dönemde bana ve İBB’ye ise nefes aldırılmadı; belgesiz, delilsiz ve ispatsız operasyonlarla tutuklamalar art arda geldi. Aynı dönemde borsada neler olduğuna bakın. 19 Mart operasyonunun ardından borsa iki günde yüzde 16,3 değer kaybetti. Piyasa çökerken Tera’nın ağırlık verdiği hisse sepeti zirve yaptı. Butlan kararı açıklandığında borsa yine çöktü. Tera ise o sırada 1 milyar 870 milyon dolarlık alım yapıyordu. İlginçtir ki borsayı ve SPK’yı uyaran eski MASAK Başkan Yardımcısı ile bazı uzmanlar 'Sen nasıl uyarırsın' denilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı. Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı adeta ihbarda bulunurcasına manipülasyon uyarıları yaptı. Başsavcılık buna rağmen hiçbir adım atmadı. Bugünkü Adalet Bakanı SPK’ya müzekkere yazdıktan sonra bir yıl daha İstanbul Başsavcısı olarak, altı ay da bakan olarak görev yaptı. Ancak bu dönemde bütün uyarılara rağmen hiçbir adli işlem yapılmaması dikkat çekicidir. Fon vurgunu ancak Eylül 2026’da ortaya çıkabildi. Bu soygunun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"50 MİLYARLIK 'YOLSUZLUK' İDDİASINDA TEK BİR BULGU YOKTUR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Asıl yazmak istediğim, iddianame adı altındaki iftiranamede uydurulan ve benim çok önemsediğim bir suçlamadır. Bildiğiniz gibi dönemin Başsavcısı '560 milyon liralık yolsuzluk' diyerek yola çıktı. 560 kuruş dahi bulamayınca iftiranamesini toparlamak ve 160 milyarlık bir kapak oluşturmak istedi. Bunun için 110 milyarlık uydurma bir 'Cebeci Dosyası' hazırladı. Yanına da dış kredilerle ilgili 50 milyarlık skandal bir suçlama ekledi. İddianamede geçen bu 50 milyarlık 'yolsuzluk' iddiasında tek bir tutuklu yoktur. Tarihin en yoğun denetimini geçirmiş belediye başkanı olarak şunu da söylemeliyim: Bu iddiaya ilişkin tek bir bulgu bile yoktur. Ortada skandal bir suçlama, düpedüz bir iftira vardır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"GÖREV DÖNEMİMİZ BOYUNCA KAMU BANKALARINDAN VE İLLER BANKASI'NDAN TEK KURUŞ KREDİ ALMADIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yirmi aydır 'İBB davası' adı altında, delilden yoksun ve adeta gerçeklerle mücadele edercesine kurulmuş iftiralarla karşı karşıyayız. Bu iftiraların en önemlilerinden biri krediler meselesidir. Bu suçlamanın amacı, görevimiz boyunca özellikle metrolarda elde ettiğimiz başarıları gölgelemektir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yaptığımız metro yatırımlarının önemi yalnızca İstanbul’un ulaşım tarihiyle sınırlı değildir. Bu yatırımlar, bir yerel yönetimin bütün imkânsızlıklara rağmen neler başarabileceğini gösteren önemli bir örnektir. Bugün bu başarı, kamuoyunda '160 milyar liralık yolsuzluk' diye anılan ağır suçlamaların gölgesinde bırakılmak isteniyor. Yurt dışından sağladığımız krediler ve ihraç ettiğimiz tahviller üzerinden 53,5 milyar liralık kamu zararı iddia ediliyor. Bu iddia, İstanbul’un metro yatırımlarında elde ettiğimiz başarıdan bağımsız değerlendirilemez. 2019’da göreve geldiğimizde finansman bulunamadığı için durmuş metro şantiyeleri ve ağır bir borç yükü devraldık. Belediyenin kasasında yalnızca 7 milyon lira vardı. Buna rağmen İstanbul’un yatırımlarını durdurmadık. Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarıyla görüşerek kaynak sağladık ve yıllardır bekleyen metro projelerini yeniden başlattık. Bunları merkezi idarenin ağır finansman kısıtlamalarına rağmen yaptık. Görev dönemimiz boyunca kamu bankalarından ve İller Bankası’ndan tek kuruş kredi alamadık. Bulduğumuz dış kredilerin izinleri aylarca, hatta yıllarca bekletildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BORÇLARIMIZI ZAMANINDA ÖDEMEMİZ BİLE KAMU ZARARI SAYILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlığın yapıp İBB’ye devrettiği metro hatlarının geri ödemeleri geçmişte 20 yıla yayılmıştı. Bizim dönemimizde bu ödemeler 10–11 ay içinde bütçemizden kesildi. Metro inşaatları bu koşullarda bile durmasın diye belediyenin öz kaynaklarını kullandık. Dış finansman geldiğinde de daha önce yaptığımız harcamaları kredi sözleşmelerinin izin verdiği yöntemlerle karşıladık. Bütün engellemelere rağmen, millete hizmeti ve İstanbul’un ihtiyaçlarını her şeyin önünde tutarak büyük bir metro seferberliği gerçekleştirdik. Bugün kamu zararı diye gösterilen işlemler işte bunlardır. İddianamedeki 53,5 milyar liralık zarar hesabı üç kalemden oluşuyor: 19,85 milyar lira kredi anapara geri ödemesi, İBB iştiraklerine yapılan 13,84 milyar lira ödeme, projelerle doğrudan bağlantısı kurulamadığı ileri sürülen 19,82 milyar lira harcama. Yani borçlarımızı zamanında ödememiz bile kamu zararı sayılıyor. Oysa İBB hiçbir kredi ya da tahvil ödemesinde temerrüde düşmedi. Kredi veren uluslararası bankaların hiçbiri şikâyetçi olmadı. Soruşturmadan ve iddianameden sonra da İstanbul’a finansman sağlamayı sürdürdüler. 2023’te yaklaşık 715 milyon dolarlık yeşil tahvil ihraç ettik. Bu tahvilin sözleşmesinde, henüz projelere tahsis edilmemiş kaynakların belediyenin genel nakit yönetimi içinde değerlendirilebileceği açıkça yazılıdır. Bu hüküm iddianamede de yer alıyor. Savunmamda ortaya koyduğum gibi Sayıştay’ın beş yıl boyunca bu işlemlerle ilgili tek bir bulgusu yoktur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"65,1 KİLOMETRE RAYLI SİSTEM HATTINI HİZMETE AÇTIK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peki bütün bu finansman çabası İstanbul’a ne kazandırdı? 65,1 kilometre raylı sistem hattını hizmete açtık. Görev süremde metro üretimini 14 kilometreye çıkardık ve önceki dönemin yaklaşık iki katına ulaştırdık. Raylı sistem yatırımlarına, yurt dışından sağladığımız kredilerin toplamından daha fazla kaynak ayırdık. Metro yapımını 7,2 kilometreden 14 kilometreye çıkaran bir yönetim, bu yatırımlar için bulduğu finansman yüzünden milyarlarca liralık kamu zararıyla suçlanıyor. Üzerinde özellikle durulması gereken çelişki budur. Kanaatimce bu suçlamaların siyasi amaçlarından biri, İstanbul’da elde ettiğimiz somut başarıyı kamuoyunun gözünden uzaklaştırmaktır. Metro inşaatlarını yeniden başlatmak için gösterdiğimiz çaba, bugün İstanbul’u zarara uğratmışız gibi anlatılıyor. Elbette kamu kaynaklarının her kuruşunun hesabı sorulmalıdır. Ancak kamu zararından söz edebilmek için somut bir zarar gösterilmelidir. Borç geri ödemeleri, sözleşmelerin izin verdiği finansman işlemleri ve tamamlanan yatırımlar birbirinden koparılarak bir hesap çıkarılamaz. Böyle bir hesap tek başına kamu zararının kanıtı olamaz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Biz İstanbul’un metroları durmasın diye kaynak bulduk, borçlarımızı ödedik ve yatırımlarımızı tamamladık. Bugün suçlamaya konu edilen finansman yönetiminin sonucunda, her gün milyonlarca İstanbullunun kullandığı metro hatları var. Bu nedenle mesele yalnızca hakkımdaki suçlamalar üzerinden değerlendirilmemelidir. İstanbul’a kazandırılan hizmetler, kamu kaynaklarının yönetimi ve hukuk güvenliği de bu değerlendirmenin parçası olmalıdır. İstanbul’a hizmet etmek için aldığım her kararın hesabını vermeye hazırım. Hakkımızda ileri sürülen kamu zararı iddialarında da aynı açıklığın gösterilmesini bekliyorum."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 12:11:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglu-soygunun-siyasi-ve-yargi-ayagi-aciga-cikmadikca-gercek-failler-hesap-vermis-olmayacak-h164198.html">Ekrem İmamoğlu: Soygunun siyasi ve yargı ayağı açığa çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emeklilere-refah-payi-artisi-ve-asgari-ucret-hazirliklari-h164197.html</link>
		<title>Emeklilere refah payı artışı ve asgari ücret hazırlıkları</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Emekli maaşlarına yapılacak “refah payı” artışına ilişkin hazırlanacak mali kanun teklifinin bütçe görüşmelerinin ardından TBMM&#039;ye sunulması  planlanırken, yaş, prim, çalışan ve çalışmayan ayrımına göre etki analizi çalışmaları sürüyor. Kademeli emeklilik konusunda, “birçok ülkede emeklilik yaşı yükseltilirken erken emekliliğe yol açacak bir düzenlemeyi bütçenin kaldırmayacağı” gerekçesiyle herhangi bir çalışma yapılmayacağı vurgulanıyor. Asgari ücret artışına ilişkin ise “istihdamın korunacağı” bir oran üzerinde uzlaşılması amaçlanıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yıl sonuna yaklaşılırken, gelecek yıl çalışanlara ve emeklilere yapılacak artışlara ilişkin tartışmalar yoğunlaştı. TBMM’de, emeklilere yapılması öngörülen artışların yanı sıra asgari ücrete yapılacak zam ve kademelik emeklilik bekleyenlerin talepleri de kulislerde konuşuluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli maaşlarına enflasyonun yanı sıra yapılacak “refah payı” artışı konusunda esas alınacak kriterlerin belirlenmesine yönelik çalışma sürüyor. 65 yaş üstündekilere daha yüksek artış yapılması öngörülürken, emeklilerin prim gün sayılarına ve yaşlarına göre çalışma yapılacak. Ayrıca, 65 yaşın altındaki çalışan ve çalışmayan ayrımı yapılması öngörülüyor. Bu kapsamda belirlenecek her bir kıstasta kaç emekli olduğuna ilişkin etki analizlerinin hazırlanmasının ardından refah payı belirlenecek. Yetkililer, yapılacak artışın bütçe imkanları çerçeveinde olacağını belirtti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli maaşlarına yapılacak refah payı artışına ilişkin düzenlemenin yer alacağı mali kanun teklifinin bütçe görüşmelerinin ardından Meclis’e sunulması ve ocak ayından itibaren geçerli olması öngörülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ YOK”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan, kademeli emeklilik bekleyenlere ilişkin ise AK Partili yetkililer, böyle bir düzenleme yapılmasının gündemde olmadığını belirtiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Halen 17 milyon 900 bin emekli olduğuna işaret eden yetkililer, “Bu konuda yapılacak bir düzenleme emeklilik sistemine yeni yükler getirir. Kademeli emeklilik dediğimiz şey kişinin normal yaşından çok daha önce emekli olması, erken emeklilik demek, yeni EYT’liler demek. Şu anda Avrupa’da birçok ülke emeklilik yaşını yükseltmek istiyor. Emeklilik yaşıyla ilgili birçok Batılı ülke yaşı yükseltmek isterken bizim erken yaştakileri emeklilik sistemine dahil etmemiz mümkün değil. Bu durumun bütçe imkanlarıyla sürdürülebilirliği de mümkün değil. Bunun sürdürülebilmesi için doğru bir sistemle doğru adımlar atmamız lazım” ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İSTİHDAMI KORUMAK ÖNCELİKLİ OLMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşçilerin 2027 yılı asgari ücretinin belirlenmesi için görüşmeler yaklaşırken, halen 28 bin 75 lira olan asgari ücrete ne kadar zam yapılacağı merak konusu. Kamuoyunda asgari ücretin 35 bin-36 bin 500 aralığında olacağına yönelik tahminler yapılırken AK Partili yetkililer bu konuda istihdamın korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurguluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yetkililer, Avrupa'da otomotivden makina ve kimya sanayine kadar birçok sektörde kriz yaşandığına işaret ederek, “Bazı ülkelerde büyük sektörlerde sendikalar bırakın maaş artışını, işverenlere ‘biz maaş indirimine gidelim siz de istihdamı koruyun, işçi çıkarmayın’ diye uzun vadeli planlar yapıyor. Emek yoğun iş gücünün olduğu tekstil, kimya, çelik sanayi gibi alanlarda bölgemizde rekabet çok sert. Ayrıca bölgedeki gelişmelerden dolayı enerji maliyetleri çok yükseldi. Tedarik zincirinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Petrol, doğal gaz&nbsp; fiyatlarında aşırı oynaklıklar var. Enerji maliyetleri ve işçilik maliyetlerinin yüksek olduğu yerde işveren açısından da sıkıntılı bir durum ortaya çıkıyor. Sektörel açıdan baktığımızda çevremizdeki ülkelerle de çok yıkıcı bir rekabet ortamındayız. Dolayısıyla onlarla da rekabeti sürdürecek, koruyacak bir yaklaşımı hem işverenler hem işçi temsilcileri ortaya koyabilmeli. Hem rekabet korunsun hem işçi hem işveren korunsun” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 11:48:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/emeklilere-refah-payi-artisi-ve-asgari-ucret-hazirliklari-h164197.html">Emeklilere refah payı artışı ve asgari ücret hazırlıkları</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ocak-zammini-bekleyen-emekliler-ankaya-dert-yandi-bu-partiye-25-yildir-oy-veriyorum-milletin-paralarini-calsin-soysunlar-diye-vermiyorum-yaslisin-sen-64u-boylamissin-dediler-ise-almadilar-h164196.html</link>
		<title>Ocak zammını bekleyen emekliler ANKA&apos;ya dert yandı: Bu partiye 25 yıldır oy veriyorum. Milletin paralarını çalsın, soysunlar diye vermiyorum, &apos;Yaşlısın, sen 64&apos;ü boylamışsın&apos; dediler işe almadılar</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[TÜİK’in ekim ayı enflasyonunu aylık yüzde 2,58 olarak açıklamasının ardından emeklilerin dört aylık zam oranı yüzde 8,29’a yükseldi. Mecidiyeköy&#039;de ANKA&#039;ya dert yanan emekliler, aylıklarının artırılmasını istedi. Bir emekli, aylıklarının 30 bin lira yapılması halinde bile açlığa mahkum olmaya devam edeceklerini vurgularken, bir iş görüşmesini aktaran emekli, “Yaşlısın, sen 64&#039;ü boylamışsın, 64&#039;ü geçmişsin dediler işe almadılar. Bize genç lazım diyorlar. Şimdi 23 alıyoruz, ancak 26-27 falan olur. İki tane de torun var, yanıma bırakıyorlar.” dedi. Bir başka emekli de fon soruşturmasını anımsattı ve &quot;Gaziantep&#039;te baklava çalan iki çocuğa 15 sene ceza veriyorlarsa bunlar neden içeri girip yatmıyor? Dürüst diye kurulalı beri bu partiye oy veriyorum. Milletin paralarını çalsın, soysunlar diye vermiyorum. Kimin, kimin parasını yemeye ne hakkı var?&quot; sorusunu yöneltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte emeklilerin dört aylık zam oranı yüzde 8,29 olarak hesaplandı. Açıklanan verilerin ardından gözler ocak ayında yapılacak emekli maaşı artışına çevrilirken, emekliler geçim koşullarının giderek ağırlaştığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mecidiyeköy'de ANKA Haber Ajansı’na konuşan emekliler, mevcut maaşlarının kira, gıda, ulaşım ve faturalar gibi temel giderleri karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti. Bazı emekliler maaşlarının 30 bin liranın üzerine çıkarılmasını isterken, bazıları ise özellikle kira ödeyenler için çok daha yüksek bir aylığın gerekli olduğunu söyledi.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/26dd2c4a-6850-4808-8a35-fb7f163b87ef-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İŞ ARIYORUM AMA YAŞIM NEDENİYLE İŞE ALMIYORLAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Recep Can, “Şimdi emekliyim iş görüşmesine gidiyorum, yaşlı diye almadılar bizi. Yaşlıyız yani. Yaşlısın, sen 64'ü boylamışsın, 64'ü geçmişsin dediler ama işe almadılar. Yani yapacak bir şey, bizi düşünmesi lazım. İş bulabilsem, işe çalışmaya gideceğim... Ben yaşlıyım diye almadılar. Bu bize genç lazım diyorlar. Bu kadar yani. Başka bir şey diyeceğim yok. Şimdi yeni emekli maaşı ne kadar olur? Şimdi 23 alıyoruz, ancak 26-27 falan olur. İki tane de torun var, yanıma bırakıyorlar. Gelinlerim çalışıyor. Onların masrafları da ben karşılıyorum. Dede bana şunu götür, dede bana bunu götür diyorlar. Götürmeyince de olmuyor yani” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Ali Aydın, “Büyük ihtimalle (artış) yapılacak gibi geliyor. Yani öyle bir his var içimde yaparlar, yaparlar. Beslenmek için 150-200 bin lira da alsanız sağlıklı beslemek imkânsız. Çünkü bugün Boğaz'a gidip sağlıklı bir yemek yesen 40-50 bin lira para ödüyorsun. Mühim olan sağlıklı geçinmek de tabii çok iyi de, kimseyi muhtaç olmadan yaşantını sürdürebilmek” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YAPACAKLARI EN FAZLA 30 BİN LİRA, EMEKLİ GENE ÖLMEYE MAHKUM</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Başka bir emekli ise, “Şimdi ev kirası 25 bin, 30 bin. Neyle geçinecek bu adam, emekli adam? İşte böyle oturuyoruz. 23 bin 500 lirayla insan geçinebilir mi? Simitle. Bir simit yiyorsun 30 lira. Bir çay yiyorsun 30 lira. 60 lira... Ne yaparsın? Şimdi yapacağı zaman kaç para yapacak? Benim 9 bin 385 günüm var. Verdiği para 23 bin 500 lira. İş midir bu? Yok, imkânı yok. En fazla yapacakları 30 milyon. Başka yapmaz. O da ev kirasını verirsin. Açlıktan gene ölmeye mahkûm” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/808dc933-569e-47e2-ab88-45ab6f09bfbd-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ANCAK HALK EKMEK ALIR YER, BAŞKA BİR ŞEY YAPAMAZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Ahmet Demirtop, “Valla işte 30-35 olursa iyi. Yani en düşük emekli maaşı öyle olursa iyi. Yeterli. Şimdi evi kira olanlar için zor. Bir de tekse, çoluk çocuğu da çalışmıyorsa, yardımcı olmuyorsa mümkün değil geçinmesi. Ama işte evi olanlar, işte ailesinde bir iki çoluk çocuğu çalışan vardır. Onlar için problem yok. Ama tek emekli maaşıyla geçinenler için zor. Yani 23 bin lirayla geçinmek çok zor. Zaten 25 bin lira en düşük ev kirası. Çıktım başka bir yere girdim, 40 bin lira. Yani mümkün değil ama dediğim gibi devlet artık nasıl yapar? Onu ayırır mı? İşte çalışanla çalışmayanı, evi olanla olmayanı ayırır. Ona göre bir şey yapar. Bilmiyoruz artık nasıl yapacak. Bekliyoruz. Zor yani o parayla. Zaten 30 bin lira alsa... Yani dediğim gibi, yani 20 bin en kötü şartlarda 20 bin lira kira, 10 bin lirayla ne yiyecek adam? Elektriği, suyu, doğal gazı, faturaları zaten aldığım aç komple ona gider yani. Yani yeterli gelmez. Yani ancak Halk Ekmek alır yer, başka bir şey yapamaz” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KİRASI OLMAYAN EMEKLİ İLE KİRADA OTURANIN GEÇİMİ FARKLI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Erdal Sönmez, “30 bin olabilir belki 28. 27-28 olur. 23 lira alıyorum ben, 23 bin 500. Bence yeter. Kira vermeyenler için yeter. Kira verenler için yetmez de ben kira vermediğim için bana yeter. Çalışmıyorum. Çalışmıyorum, bana yetiyor. Devletin durumuna bağlı. Devlet ekonomisi iyi olursa belki daha fazla verebilir. Ama şimdilik bu kadar veriyor. Ondan yetiniyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“AYDA BİR KEZ ET YİYEBİLİYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Ömer Aslan, “Vallahi zor geçiniyoruz efendim. Bir ayda bir tane et, bir ayda bir et yüzü görüyoruz işte. Balıklarında en ucuzunu arıyoruz. Hangisi en ucuz? Ayda bir tane balık yiyebilirsek yiyoruz. Çok şükür, bin şükür, şikâyetçi değilim, devletimden ama biraz daha dikkat edilmesi lazım. Efendim, işte yüzde 50 daha konsa iyi olur tabii ki yani ama tabii bizim söylemimizin ne derece kadar uzanıyor, kadar nazara alınır onu bilemem tabii de gönül istiyor ki böyle herkes, her vatandaş rahat etsin, refah içinde yaşasın hiç olmazsa. Ev kirası veriyorum ben, emekli maaşımla yetinemiyorum efendim yani şimdi işin gerçeğini konuşmak gerekirse yani” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e71f89cd-f7d6-4828-853b-e5a2bc1ebddd-w_1.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EVİM OLDUĞU HALDE GEÇİNEMİYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli Mehmet Korkmaz ise yapılan maaş zamlarının artan fiyatlar karşısında kısa sürede etkisini kaybettiğini savundu. Korkmaz şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Şimdi şöyle söyleyeyim size, yapsalar bile bu pahalılık karşısında yapılan zam gelmeden alıyorlar zaten üç ay öncesinden, doğru mu? Emeklilerin hâli ortada. Geçinemiyor insanlar. Benim evim olduğu hâlde geçinemiyorum. Nasıl geçinecek bu insanlar? Bu zammı onlar kendi ceplerine göre yapıyorlar. Bu TÜİK araştırmalarını falan. Dokunmuyor adamlara, gelirleri kuvvetli. Bugün fon soruşturmasından. Ben akıllı bir insan değilim, tahsilli bir insan da değilim. Fon soruşturmasında Gaziantep'te baklava çalan iki çocuğa 15 sene ceza veriyorlarsa bunlar neden içeri girip yatmıyor? Bu para ellerinden almıyorlar. Doğru mu? Doğru. Bunu Cumhurbaşkanı gelsin. Ben 65 yaşındayım. Bu parti kurulalı beri 25 senedir bu partiye oy veriyorum. Ben dürüst diye veriyorum. Milletin paralarını çalsın, soysunlar diye vermiyorum. Kimin kimin parasını yemeyen ne hakkı var? Yetersiz bir zam. Doğru mu? Yetersiz. 60 lira bir bilet herhalde, bilmiyorum, ben çoktan beri kullanmıyorum ama 60 liradan aşağı bilet yok. Bugün ben torunumu okula gönderiyorum. İlkokula giden bir çocuğun günü güzeldir, okul açılıyor var. Ayda ne yapar? Beş bin lira. Ki bu sadece bir öğün yemek yeme parası. Tabii ki o da yemekse. Bir poğaçanın elli lira olduğu bir yerde. Hoşluk ondan doyur mu? Doymaz. Yetersiz bir gelir. Hiç yetmez. Bu zamlar olduğu müddetçe 50 bin lira da verse tatmin etmez. Seçimler yaklaştığı zaman insanların gözünü boyamaktan başka hiçbir şey değil. Hangisine bakıyorsun? Trilyonu çıkıyor. Belediye başkanına bakıyorsun, trilyon çıkıyor. AK Partisi, bilmem o parti, bu parti, hangisine bakarsanız bakın trilyonlarla oynuyorlar. Kimin parası bu? Milletin vergileri. Benim paramı benden çalıyor. Sen ye, beş çeşit yemeye, tatlısını, tuzlusunu, tas kebabını bilmem neyi yüz liraya, gariban bir tas suyu yüz liraya içsin. Allah'tan reva mı bu ya?”&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EN AZ 50-60 BİN LİRA OLMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli memur olduğunu belirten bir başka vatandaş ise, &nbsp;“Hatta günde bin lira olsun, ayda 30 bin lira yapar, kirası var, bilmem nesi var. En azından 50- 60 bin lira olması lazım. Ben de emekli memurum. Ama ne iş, bir şey yok. Bir de haksızlık oldu. Bin lira emekli maaşı adam bizden beraber olduk. Benimle sigortası bir miydi? Yoktu. Orada da haksızlık var. Hayır. Nerede geçineceksin? Çocuklarım olmasa nerede geçineceksin? Hayat pahalı. Başka çare yok. Ne yapalım kızım? 27 sene devlet dairesinde görev yaptı. O 3-5 sene sigorta parası ödeyeni de bizle bir yaptılar. O da adalet değil yani. Adaletsizlik gibi geldi. Orada haksızlık var. Başka yerde bir şey demiyorum” dedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 11:19:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ocak-zammini-bekleyen-emekliler-ankaya-dert-yandi-bu-partiye-25-yildir-oy-veriyorum-milletin-paralarini-calsin-soysunlar-diye-vermiyorum-yaslisin-sen-64u-boylamissin-dediler-ise-almadilar-h164196.html">Ocak zammını bekleyen emekliler ANKA&apos;ya dert yandı: Bu partiye 25 yıldır oy veriyorum. Milletin paralarını çalsın, soysunlar diye vermiyorum, &apos;Yaşlısın, sen 64&apos;ü boylamışsın&apos; dediler işe almadılar</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-tarihi-ilkler-ilk-siyah-kadin-vali-ilk-yerli-kadin-senator-ve-94-yillik-siyasi-degisim-h164195.html</link>
		<title>ABD ara seçimlerinde tarihi ilkler: İlk siyah kadın vali, ilk yerli kadın senatör ve 94 yıllık siyasi değişim</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;de 3 Kasım&#039;da yapılan ara seçimler, Kongre&#039;deki güç dengelerini değiştirirken kadınların, etnik azınlıkların ve LGBTİ+ bireylerin siyasi temsili açısından da tarihi sonuçlara sahne oldu. Ülkenin ilk siyah kadın valisi, ilk Amerikan yerlisi kadın valisi ve ilk açık kimlikli eşcinsel erkek senatörü seçilirken Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır yönetimde olduğu bazı eyaletlerde de siyasi dengeler değişti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'de Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin ilk iki yılının ardından düzenlenen ara seçimler, yalnızca Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasındaki siyasi mücadele açısından değil, ülkenin 250 yıllık tarihine geçecek seçim başarılarıyla da öne çıktı. Seçimlerde farklı etnik kökenlerden, toplumsal gruplardan ve siyasi partilerden adaylar önemli başarılar elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Georgia eyaletinde Demokrat Keisha Lance Bottoms, Cumhuriyetçi milyarder iş insanı Rick Jackson'ı mağlup ederek ABD tarihinde valiliğe seçilen ilk siyah kadın oldu. Eyaletin bugüne kadarki 83 valisinin tamamı beyaz erkeklerden oluşuyordu. Bottoms'ın zaferi, Georgia'da 20 yılı aşkın süredir devam eden Cumhuriyetçi yönetimi de sona erdirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçim zaferinin ardından destekçilerine seslenen Bottoms, Georgia'nın tek bir kişi ya da dönemle değil, eyalette yaşayan herkes tarafından şekillendirildiğini belirterek, bütün eyalet sakinlerinin valisi olacağını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLK YERLİ AMERİKAN KADIN VALİ NEW MEXICO'DAN ÇIKTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">New Mexico'da Demokrat Deb Haaland, Cumhuriyetçi Gregg Hull'ı mağlup ederek ABD tarihinde valiliğe seçilen ilk Amerikan yerlisi kadın oldu. Laguna Pueblo topluluğunun üyesi olan Haaland, daha önce de ABD siyasetinde önemli ilklere imza atmıştı. 2018'de Temsilciler Meclisine seçilen ilk iki Amerikan yerlisi kadından biri olan Haaland, eski Başkan Joe Biden döneminde İçişleri Bakanlığı görevini üstlenerek ülkenin kabinede yer alan ilk Amerikan yerlisi bakanı olmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haaland, seçim zaferinin ardından yaptığı konuşmada, geçmişte Amerikan yerlilerinin dillerini ve kültürlerini ortadan kaldırmaya yönelik federal politikalara da değinerek, bütün bu girişimlere rağmen topluluklarının varlığını sürdürdüğünü vurguladı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLK YERLİ AMERİKAN KADIN SENATO ÜYESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Minnesota'da Demokrat Peggy Flanagan, Cumhuriyetçi Michele Tafoya'yı mağlup ederek ABD Senatosuna seçilen ilk Amerikan yerlisi kadın oldu. White Earth Ojibwe topluluğunun üyesi olan Flanagan, seçim öncesinde Minnesota vali yardımcısı olarak görev yapıyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alaska'da ise Yup'ik kökenli Demokrat Mary Peltola'nın Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan'a karşı yarışında oy sayımı devam ediyor. Peltola'nın kazanması durumunda Alaska yerlilerinden ABD Senatosuna seçilen ilk kişi olması bekleniyor. Peltola, 2022'de de Temsilciler Meclisine seçilen ilk Alaska yerlisi olarak tarihe geçmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD SENATOSUNUN İLK AÇIK KİMLİKLİ EŞCİNSEL ÜYESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">New Hampshire'da Demokrat Chris Pappas, eski Cumhuriyetçi Senatör John E. Sununu'yu mağlup ederek ABD Senatosuna seçilen ilk açık kimlikli eşcinsel erkek oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçim kampanyası sırasında "Tarih yazmak için aday olmuyorum" diyen Pappas, cinsel yöneliminin seçmenler arasında önemli bir tartışma konusu haline gelmemesini olumlu karşıladığını belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">FLORİDA'NIN İLK SİYAH VALİSİ CUMHURİYETÇİLERDEN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Florida'da Cumhuriyetçi Byron Donalds, eyalet tarihinde valiliğe seçilen ilk siyah siyasetçi oldu. Donalds aynı zamanda ABD tarihinde seçimle işbaşına gelen ilk siyah Cumhuriyetçi vali olarak kayıtlara geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maryland'de görevdeki Demokrat Vali Wes Moore'un da yeniden seçilmesiyle ABD tarihinde ilk kez aynı anda en az üç siyah vali görev yapacak. Moore siyah vali adaylarının sayısındaki artışı önemli bir gelişme olarak nitelendirirken bunun yalnızca kutlanacak bir başarı değil, farklı topluluklardan adayların daha yaygın hale gelmesi için değerlendirilmesi gereken bir fırsat olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SENATODA SİYAH KADINLARIN TEMSİLİ ARTIYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Illinois'de Demokrat Juliana Stratton, Cumhuriyetçi Don Tracy'yi mağlup ederek emekliye ayrılan Demokrat Senatör Dick Durbin'in koltuğunu kazandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Stratton'ın zaferiyle ABD Senatosunda görev yapan siyah kadınların sayısı üçe yükselecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Illinois ayrıca Stratton ile Tayland kökenli Demokrat Senatör Tammy Duckworth sayesinde ABD Senatosunda aynı anda farklı etnik azınlıklardan iki kadın tarafından temsil edilen ilk eyalet olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Rutgers Üniversitesine bağlı araştırma merkezi Center for American Women and Politics'in verilerine göre, 2026 ara seçimleri kadın adayların katılımı açısından da rekorlara sahne oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokrat Parti 19, Cumhuriyetçi Parti ise yedi kadın vali adayı gösterirken yaklaşık 300 kadın, görevdeki üyeler de dahil olmak üzere Senato ve Temsilciler Meclisi seçimlerinde yarıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MICHIGAN'DA İLK MÜSLÜMAN SENATÖR İHTİMALİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Michigan'da Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers arasındaki Senato yarışının sonucu ise henüz netleşmedi. Ancak El-Sayed destekçilerine yarışı kazandığını duyurdu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">El-Sayed'in, kazandığının kesinleşmesi halinde ABD tarihinde Senatoya seçilen ilk Müslüman siyasetçi olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Michigan doğumlu epidemiyolog ve ilerici Demokrat siyasetçi El-Sayed, seçim kampanyası boyunca dini kimliği nedeniyle Cumhuriyetçilerin sert eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, El-Sayed'i tehlikeli derecede radikal ve aşırı olarak nitelendirirken, "Muhammed" diyerek hitap etti. El-Sayed ve destekçileri, bu açıklamaları İslamofobik ve ırkçı saldırılar olarak değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TEKSAS'TA 32, KANSAS'TA 94 YIL SONRA DEMOKRAT ZAFERİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçimler, toplumsal temsil açısından yaşanan ilklerin yanı sıra bazı eyaletlerde uzun yıllardır devam eden siyasi dengelerin değişmesine de sahne oldu. Teksas'ta Demokrat Gina Hinojosa, üç dönemdir valilik yapan Cumhuriyetçi Greg Abbott'ı mağlup ederek 32 yıl sonra eyalette valilik seçimini kazanan ilk Demokrat oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teksas'ta Cumhuriyetçiler, 1995'te George W. Bush'un göreve gelmesinden bu yana eyalet valiliğini ellerinde tutuyordu. Hinojosa, seçim kampanyasında hayat pahalılığı, kamu eğitimi ve ailelerin ekonomik sorunlarına odaklanmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kansas'ta ise Demokrat Adam Hamilton, Trump'ın desteklediği Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall'ı mağlup ederek 94 yıl sonra eyaletten ABD Senatosuna seçilen ilk Demokrat oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD'nin en büyük Birleşik Metodist Kilisesi cemaatinin papazı olan 62 yaşındaki Hamilton, seçim kampanyasını hayat pahalılığı ve partiler arası uzlaşma üzerine kurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kendisini bağımsız düşünen bir Demokrat olarak tanımlayan Hamilton, zafer konuşmasında Cumhuriyetçi, Demokrat ve bağımsız seçmenlerin Washington'daki gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı sandıkta ortaya koyduğunu söyledi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 10:39:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-tarihi-ilkler-ilk-siyah-kadin-vali-ilk-yerli-kadin-senator-ve-94-yillik-siyasi-degisim-h164195.html">ABD ara seçimlerinde tarihi ilkler: İlk siyah kadın vali, ilk yerli kadın senatör ve 94 yıllık siyasi değişim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-stuttgarti-2-0-maglup-etti-sampiyonlar-liginde-batrakovdan-3-dakikada-2-gol-h164194.html</link>
		<title>Galatasaray, Stuttgart&apos;ı 2-0 mağlup etti: Şampiyonlar Ligi&apos;nde Batrakov&apos;dan 3 dakikada 2 gol</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi&#039;nin 4. haftasında sahasında ağırladığı Almanya temsilcisi Stuttgart&#039;ı 2-0 mağlup etti. Sarı-kırmızılılara galibiyeti getiren golleri 12 ve 15. dakikalarda Aleksey Batrakov kaydetti. Bu sezon Şampiyonlar Ligi&#039;ndeki ilk iç saha galibiyetini alan Galatasaray, puanını 6&#039;ya yükseltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 4. haftasında Galatasaray ile Stuttgart, RAMS Park'ta karşı karşıya geldi. Sarı-kırmızılılar, ilk yarıda bulduğu iki golle rakibini 2-0 mağlup ederek Avrupa'daki ikinci galibiyetini elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmaya etkili başlayan Galatasaray, 12. dakikada Rus futbolcu Aleksey Batrakov'un golüyle 1-0 öne geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu golden yalnızca üç dakika sonra, 15. dakikada yeniden sahneye çıkan Batrakov, kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk yarıyı 2-0 önde tamamlayan Galatasaray, ikinci yarıda skor üstünlüğünü koruyarak sahadan galibiyetle ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GALATASARAY İLK İÇ SAHA GALİBİYETİNİ ALDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şampiyonlar Ligi'ne Sporting mağlubiyetiyle başlayan Galatasaray, ikinci karşılaşmasında Barcelona'ya sahasında yenilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üçüncü haftada Lille'i deplasmanda 4-2 mağlup eden sarı-kırmızılılar, Stuttgart karşısında aldığı 2-0'lık galibiyetle puanını 6'ya yükseltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray, bu sonuçla Şampiyonlar Ligi'nde sezonun ilk iç saha galibiyetini elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">STUTTGART İLK YENİLGİSİNİ YAŞADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Galatasaray deplasmanından puansız ayrılan Stuttgart, Şampiyonlar Ligi'nde bu sezonki ilk mağlubiyetini aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alman temsilcisi, dördüncü hafta sonunda 7 puanda kaldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 10:19:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/galatasaray-stuttgarti-2-0-maglup-etti-sampiyonlar-liginde-batrakovdan-3-dakikada-2-gol-h164194.html">Galatasaray, Stuttgart&apos;ı 2-0 mağlup etti: Şampiyonlar Ligi&apos;nde Batrakov&apos;dan 3 dakikada 2 gol</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trumptan-new-york-ve-guam-secimlerine-iliskin-aciklama-mike-lawlera-destek-tony-adaya-tebrik-h164193.html</link>
		<title>Trump&apos;tan New York ve Guam seçimlerine ilişkin açıklama: Mike Lawler&apos;a destek, Tony Ada&apos;ya tebrik</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, New York&#039;taki Kongre seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Mike Lawler&#039;a destek çağrısında bulunurken, Guam&#039;daki valilik seçimlerinde Cumhuriyetçi Tony Ada&#039;nın kazandığı yönündeki erken açıklamayı değerlendirdi. Cumhuriyetçilerin Guam Senatosunda da çoğunluğu elde ettiğini belirten Trump, &quot;Umarım bu, gelecekte yaşanacakların bir işareti olur&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı art arda paylaşımlarda New York ve Guam'daki seçimlere ilişkin açıklamalarda bulundu. New York'ta Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mike Lawler'a oy verilmesi çağrısında bulunan Trump, Guam'dan gelen erken seçim sonuçlarını da değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MİKE LAWLER, ANTİSEMİTİZMLE MÜCADELEDE GÜÇLÜ BİR LİDER OLDU"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">New York'un Monsey bölgesindeki Yahudi toplumunun 2024 başkanlık seçimlerinde kendisine büyük destek verdiğini belirten Trump, Lawler'ın bölgedeki çalışmalarını övdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, "Kongre Üyesi Mike Lawler, Yahudi cemaatinin çok değerli bir dostu ve antisemitizmle mücadelede güçlü bir lider olmuştur. En kritik anlarda topluluğun yanında durmuş, nefrete karşı sesini yükseltmiş ve din özgürlüğü ile okul seçimi haklarını savunmuştur" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lawler'ın Eyalet Senatörü Bill Weber ile birlikte seçmenlerin taleplerini savunmayı sürdüreceğini belirten Trump, "Her oy önemlidir. Bugün sesinizi duyurun. Kongre için Mike Lawler'a oy verin. Sizi asla yalnız bırakmayacaktır!" çağrısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GUAM'DAKİ SEÇİMLER İÇİN TONY ADA'YI TEBRİK ETTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, bir diğer paylaşımında ise Guam'daki valilik seçimlerinde Cumhuriyetçilerin zafer kazandığı yönündeki erken açıklamaya dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Guam'ı Demokratların güçlü olduğu bir bölge olarak nitelendiren Trump, "Her zaman güçlü bir Demokrat kalesi olarak görülen Guam'da, valilik koltuğu için Cumhuriyetçilerin zaferine dair erken bir açıklama yapıldı. Tony Ada'yı tebrik ediyoruz!" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"UMARIM BU, GELECEKTE YAŞANACAKLARIN BİR İŞARETİ OLUR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Guam Senatosunda da Cumhuriyetçilerin çoğunluğu elde ettiğini belirten Trump, seçim sonuçlarını partisinin geleceği açısından değerlendirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, "Ayrıca, Cumhuriyetçiler Eyalet Senatosu'nda çoğunluğu elde etti. Vay canına, umarım bu, gelecekte yaşanacakların bir işareti olur!" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:57:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/trumptan-new-york-ve-guam-secimlerine-iliskin-aciklama-mike-lawlera-destek-tony-adaya-tebrik-h164193.html">Trump&apos;tan New York ve Guam seçimlerine ilişkin açıklama: Mike Lawler&apos;a destek, Tony Ada&apos;ya tebrik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-demokratlar-senatoyu-kazandi-temsilciler-meclisinde-cogunluga-yaklasti-h164192.html</link>
		<title>ABD ara seçimlerinde Demokratlar Senato&apos;yu kazandı, Temsilciler Meclisi&apos;nde çoğunluğa yaklaştı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ ABD&#039;de 3 Kasım&#039;da yapılan ara seçimlerin ilk sonuçlarına göre Demokrat Parti, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato&#039;da çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler Meclisi&#039;nde de Cumhuriyetçilerden en az yedi sandalye alan Demokratlar, bu kanatta da çoğunluğu elde etmeye yaklaştı. ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın ikinci döneminin ilk iki yılının ardından yapılan seçimlerde Demokratların özellikle Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır güçlü olduğu Teksas gibi eyaletlerde elde ettiği zaferler dikkati çekti. Trump, seçim sonuçlarını kabul ettiğini belirterek, &quot;Demokratlarla çalışacağız ve onlarla birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Muhtemelen bir uzlaşmaya varırız&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'de Kongre'nin iki kanadının kontrolünü belirleyecek ara seçimlerde oy sayımı sürerken, ABD medyasının açıkladığı sonuçlara göre, Demokratlar, Cumhuriyetçilerin elindeki altı Senato sandalyesini kazanarak 100 üyeli Senato'da en az 51 üyelik kazanarak çoğunluğu elde etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temsilciler Meclisi'nde ise 435 sandalyenin tamamı için yapılan seçimlerde ise sonuçlar henüz kesinleşmedi. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin elindeki en az yedi seçim bölgesini kazanarak çoğunluk için gerekli 218 sandalyeye ulaşma yolunda önemli ilerleme kaydetti. Son verilere göre, Demokratlar 193, Cumhuriyetçiler 114 sandalyeye ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CUMHURİYETÇİLERİN GÜÇLÜ OLDUĞU EYALETLERDE DEMOKRATLARIN ZAFERİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçimlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri, uzun yıllardır Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu Teksas'ta yaşandı. Demokrat James Talarico, Cumhuriyetçi Ken Paxton'ı yenerek 1988'den bu yana eyaletten Senato'ya seçilen ilk Demokrat oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teksas'taki valilik yarışını da Demokrat Gina Hinojosa kazandı. Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott'ı geride bırakan Hinojosa, 1990'dan bu yana eyalette valilik seçimini kazanan ilk Demokrat ve Texas'ın ilk Latin kökenli kadın valisi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kansas ve Güney Carolina gibi Cumhuriyetçilerin güçlü görüldüğü eyaletlerde de Demokratları yıllar sonra ilk kez Senato seçimlerini kazanırken, Ohio ve Iowa'da da Cumhuriyetçilerin elindeki sandalyeleri aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ohio'da Demokrat Sherrod Brown, Cumhuriyetçi Senatör Jon Husted'ı yenerek 2024'te kaybettiği Senato koltuğuna geri döndü. Iowa'da Demokrat Josh Turek, Cumhuriyetçi Ashley Hinson'ı mağlup ederken, Kansas'ta Demokrat Adam Hamilton, görevdeki Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall'ı geride bıraktı. Georgia, Ohio ve Iowa’da Cumhuriyetçilerin kontrolündeki valilikler de Demokratlara geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SEÇMENİN GÜNDEMİNDE EKONOMİ VE İRAN SAVAŞI VARDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD medyasının seçmen araştırmalarına göre seçim sonuçlarında hayat pahalılığı, İran'daki savaş ve hükümetteki yolsuzluklara ilişkin kaygılar etkili oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD medyasında eçmenlerin önemli bir bölümünün yüksek yaşam maliyetinden Trump yönetimini sorumlu tuttuğu ve Kongre'nin başkan üzerindeki denetim yetkisini daha etkin kullanmasını istediği değerlendirmeleri öne çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump'ın seçim kampanyası boyunca seçmenlerden kendisi de adaymış gibi oy kullanmalarını istemesine karşın, Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde yaşanan kayıplar parti içinde de tartışmalara yol açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRUMP: DEMOKRATLARLA ÇALIŞMAYA HAZIRIZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, seçim sonuçlarını Beyaz Saray'dan takip ederken ABD merkezli The New York Times'a yaptığı açıklamada sonuçları kabul edeceğini ve Demokratlarla çalışmaya hazır olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, "Bu sonuçları kabul etmeye kesinlikle hazırım. Demokratlarla çalışacağız ve onlarla birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Muhtemelen bir uzlaşmaya varırız" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD BAŞKANI YENİLGİYİ "SEÇİMLERDE ADAY OLMAMASINA" BAĞLADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ayrıca, seçim sonuçlarının ardından Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, kendisi oy pusulasında yer alsaydı Cumhuriyetçilerin seçimleri "ezici bir farkla" kazanacağını öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, seçimlerden önce düzenlediği mitinglerde de destekçilerinden kendisi adaymış gibi oy kullanmalarını istemişti. Beyaz Saray ise seçim sonuçlarının Trump'a yönelik bir referandum olarak değerlendirilmesine karşı çıkarak, Cumhuriyetçilerin kayıplarında adayların performansının da etkili olduğunu savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEMOKRATLARIN ZAFERİ TRUMP YÖNETİMİNİ NASIL ETKİLEYECEK?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokratların Senato'da çoğunluğu ele geçirmesi, Trump'ın görev süresinin kalan iki yılında yasama faaliyetleri ve üst düzey atamalar üzerinde önemli sonuçlar doğurabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Senato, federal yargıçların, Yüksek Mahkeme üyelerinin ve üst düzey yönetim yetkililerinin atanmasında onay yetkisine sahip. Demokratların çoğunluğu kazanması, Trump'ın aday gösterdiği isimlerin onaylanmasını zorlaştırabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temsilciler Meclisi'nin de Demokratların kontrolüne geçmesi halinde Cumhuriyetçiler Kongre'nin iki kanadındaki çoğunluklarını kaybetmiş olacak. Bu durum, Trump yönetiminin yasama gündemini ilerletmesini güçleştirirken Kongre'nin yürütme üzerindeki denetimini artırabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump ise Demokratların gündemini engellemek için veto yetkisini kullanabileceğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;OY SAYIMI SÜRÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Senato'daki Demokrat lider Chuck Schumer seçim sonuçlarının ardından yaptığı açıklamada, "Amerikalılar değişim için oy kullandı" ifadelerini kullanarak, "Amerikan halkına beş kelime: Rahatlama yolda" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temsilciler Meclisi’nde Demokratların lideri Hakeem Jeffries de seçim sonuçlarını değerlendirerek, "Bugün Amerika'nın büyük geri dönüşü başlıyor" açıklamasında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD'de oy sayımı devam ederken bazı seçim bölgelerinde sonuçların netleşmesinin günler sürebileceği belirtiliyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:40:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-demokratlar-senatoyu-kazandi-temsilciler-meclisinde-cogunluga-yaklasti-h164192.html">ABD ara seçimlerinde Demokratlar Senato&apos;yu kazandı, Temsilciler Meclisi&apos;nde çoğunluğa yaklaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-23-ili-sari-kodla-uyardi-saganak-yagis-ve-ruzgara-dikkat-iste-sicaklik-tahminleri-h164191.html</link>
		<title>Meteoroloji 23 ili sarı kodla uyardı: Sağanak yağış ve rüzgara dikkat! İşte sıcaklık tahminleri...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Marmara&#039;nın doğusu, Karadeniz kıyıları, Tekirdağ, Düzce, Elazığ, Bingöl, Şırnak, Diyarbakır, Batman, Siirt, Hatay çevreleri ile Kırklareli, Çanakkale ve Adana’nın doğusu, Gaziantep’in batısında kuvvetli, Hatay’ın kuzeyi, Osmaniye&#039;de çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Marmara, Kuzey Ege kıyıları ve Batı Karadeniz kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve fırtına olarak esmesi bekleniyor. İşte 4 Kasım 2026 hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önemli bir değişiklik olmayacağı, sıcaklıkların batı bölgelerimizden başlayarak hissedilir derecede azalacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güney ve doğulu yönlerden, yurdun batı kesimlerinde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Batı Karadeniz'de kuvvetli ve yer yer fırtına olarak (50-70 km/saat) esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Marmara'nın doğusu, Karadeniz kıyıları, Tekirdağ, Elazığ, Bingöl, Şırnak, Diyarbakır, Batman, Siirt, Hatay çevreleri ile Kırklareli, Çanakkale ve Adana’nın doğusu, Gaziantep’in batısında kuvvetli, Hatay’ın kuzeyi, Osmaniye merkez ve güneyinde çok kuvvetli ve şiddetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve hortum oluşma riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara, Kuzey Ege kıyıları ve Batı Karadeniz kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına olarak (50-70 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilinecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğusu ile Tekirdağ çevreleri, Çanakkale ve Kırklareli'nin doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına olarak (50-70 km/saat) esmesi tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 18°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 14°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 12°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UŞAK °C, 15°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Hatay çevreleri ile Adana doğusunda kuvvetli; Hatay’ın kuzeyi, Osmaniye merkez ve güneyinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 23°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğu ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 23°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 21°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli; kuzeyi ilçelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis hadisesi tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 16°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 16°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 19°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 17°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimleri ile Düzce çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; kıyı kesimlerde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına olarak (50-70 km/saat) esmesi tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden itibaren yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden itibaren yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Elazığ, Bingöl ve Şırnak çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 12°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|14</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Diyarbakır, Batman ve Siirt çevreleri ile Gaziantep’in batısında yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 17°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 15°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:35:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-23-ili-sari-kodla-uyardi-saganak-yagis-ve-ruzgara-dikkat-iste-sicaklik-tahminleri-h164191.html">Meteoroloji 23 ili sarı kodla uyardı: Sağanak yağış ve rüzgara dikkat! İşte sıcaklık tahminleri...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164190.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında ABD etkisi: İşte 4 Kasım 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 4 Kasım 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.335 TL, ons altın ise 3.948 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD ara seçimlerine ilişkin ilk sonuçlarda Demokratların her iki kanatta da güçlenmesiyle dolar ve ABD Hazine tahvili getirileri geriledi. Bu gelişmelerin etkisiyle altın fiyatları yükselişe geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 4 Kasım 2026 Çarşamba gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.335,51 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.436,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.865,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 41.751,09 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 41.576,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 104.697,90 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 3.948,21 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:21:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164190.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164189.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (4 Kasım 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 4 Kasım 2026 Çarşamba gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 4 Kasım 2026 Çarşamba gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 50,0134 (alış) 50,0298'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 56,3444 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 26 09:18:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164189.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-kamu-sen-genel-baskani-kahveci-biriken-alim-gucu-h164188.html</link>
		<title>Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Kahveci: &amp;quot;Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, TÜİK&#039;in açıkladığı ekim ayı enflasyon verilerine ilişkin, &quot;Biz, maaş artışlarının, gerçekleşen enflasyon ve güncel ekonomik beklentiler doğrultusunda yeniden belirlenmesini istiyoruz. Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, TÜİK'in açıkladığı ekim ayı enflasyon verilerine ilişkin sosyal medya hesabından "Enflasyonun açtığı yara bütçede sarılmalı" başlığıyla açıklama yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK’in açıkladığı ekim ayı verilerine göre tüketici fiyatlarının aylık yüzde 2,58, yıllık ise yüzde 29,77 arttığını belirten Kahveci, temmuz-ekim döneminde birikimli enflasyonun yüzde 8,28’e ulaştığına dikkati çekti. Kahveci, kamu görevlileri ve emeklilere temmuz ayında yapılan yüzde 7’lik maaş artışının, henüz dört ay geçmeden enflasyonun 1,28 puan gerisinde kaldığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÖNÜMÜZDEKİ İKİ AYDA YAŞANACAK FİYAT ARTIŞLARI KAYIPLARI DAHA DA BÜYÜTECEK"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">&nbsp;Kahveci, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu tablo, yılın ikinci yarısı için verilen zammın tükendiğini, maaşların alım gücünün düştüğünü ortaya koymaktadır. Önümüzdeki iki ayda yaşanacak fiyat artışları ise kayıpları daha da büyütecektir. Kamu çalışanlarımız ve emeklilerimiz, gelirleri yerinde sayarken her geçen gün artan hayat pahalılığıyla mücadele etmektedir. Gıdadan kiraya, ulaşımdan eğitime kadar temel harcamalar aile bütçelerini zorlamaya devam etmektedir. Vatandaşımız açısından belirleyici olan, açıklanan oranlardan önce maaşıyla karşılayabildiği ihtiyaçlarıdır. Merkez Bankasının yıl içinde enflasyon tahminlerini yükseltmesi de ücret politikasının yeniden ele alınmasını gerektirmektedir. Ekonomik öngörüler güncellenirken maaş artışlarının eski varsayımlara bağlı tutulmasının bedeli kamu çalışanlarına ve emeklilere ödetilemez. Değişen ekonomik şartlar, ücretlerde de karşılığını bulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şu günlerde TBMM’de görüşülmekte olan 2027 yılı bütçesi, bu adaletsizliğin giderilmesi için somut bir imkândır. Bütçenin başarısı, kamu maliyesindeki dengeler kadar vatandaşın geçim şartlarında sağladığı iyileşmeyle de ölçülmelidir. Kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelir kayıplarını giderecek kaynak bütçede açıkça yer almalıdır. Biz, maaş artışlarının, gerçekleşen enflasyon ve güncel ekonomik beklentiler doğrultusunda yeniden belirlenmesini istiyoruz. Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz. Çalışanların ve emeklilerin ekonomik büyümeden pay almasını sağlayacak kalıcı refah payı uygulamasına geçilmesi zorunludur diyoruz. Enflasyon farkının, altı aylık dönemlerin sonu beklenmeden oluştuğu ay maaşlara yansıtılmasını öneriyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu taleplerimiz, emeğin değerinin korunması ve ülkemizin büyümesinden doğan refahın adil bir biçimde paylaşılması için uygulanması gereken politikaların kamu çalışanları ve emeklilerimiz lehine düzenlenmesi içindir. Kamu hizmetini omuzlayan çalışanlarımızın ve yıllarını milletimize hizmete vermiş emeklilerimizin insanca yaşama hakkı, bütçenin öncelikleri arasında bulunmalıdır. Artık geçim sıkıntısını hafifletecek somut kararlar alınmalıdır. Ek zam ve refah payı, ertelenebilecek bir beklenti olmaktan çıkmış, zorunluluk hâline gelmiştir. Türkiye Kamu-Sen olarak bütçe sürecinin bu doğrultuda değerlendirilmesini ve kamu çalışanlarıyla emeklilerimizin alım gücünü yükseltecek düzenlemelerin hayata geçirilmesini istiyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 15:48:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turkiye-kamu-sen-genel-baskani-kahveci-biriken-alim-gucu-h164188.html">Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Kahveci: &amp;quot;Biriken alım gücü kayıplarını karşılayacak ek zam talep ediyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ssk-bag-kur-memur-ve-memur-emeklilerinin-4-aylik-zam-orani-belli-oldu-h164187.html</link>
		<title>SSK, BAĞ-KUR, memur ve memur emeklilerinin 4 aylık zam oranı belli oldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) ekim ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin dört aylık zam oranı yüzde 8,29, memur ve memur emeklilerinin toplu sözleşme zammı dahil artış oranı ise yüzde 6,27 olarak hesaplandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,58, yılbaşına göre yüzde 27,52, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,77 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİNE YÜZDE 8,29 ARTIŞ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarını kapsayan dört aylık dönemde toplam enflasyon yüzde 8,29 oldu. Buna göre, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin ocak ayında aylıklarına yansıtılacak dört aylık zam oranı yüzde 8,29 olarak kesinleşti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİNE YÜZDE 6,27 ARTIŞ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Memur ve memur emeklileri için dört aylık enflasyon farkı yüzde 1,20 olarak hesaplandı. Yüzde 5'lik toplu sözleşme zammıyla birlikte bu kesimin dört aylık dönemdeki toplam maaş artışı yüzde 6,27 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kasım ve aralık aylarında açıklanacak enflasyon oranına göre, 1 Ocak'ta SSK, BAĞ-KUR, memur ve memur emeklilerina yapılacak zam oranı belli olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ENFLASYON İZLEYEN İKİ AYDA YÜZDE 1,5'ER ARTAR İSE...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enflasyonun izleyen iki ayda yüzde 1,5'er artması durumunda, 2027 yılının ilk yarısında SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıklarında yüzde 11,6, memur ve memur emeklilerinin maaş ve aylıklarında ise yüzde 9,5 oranında artış olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">IŞIKHAN: "İYİLEŞTİRMELERİ DE İÇEREN ÇALIŞMA YAPILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bugün bakanlığının bütçesi görüşülürken yıl başında yapılacak zama ilişkin yaptığı açıklamada, emekli aylıklarında iyileştirme yapılması için gerekli adımları attıklarını belirterek, "Elbette bunların yeterli olmadığını biliyoruz. 2027 yılı ocak ayından itibaren geçerli olması hedeflenen, mevcut yasal artışlara ilave iyileştirmeleri de içeren bir çalışma yapıyoruz" ifadesini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 15:27:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ssk-bag-kur-memur-ve-memur-emeklilerinin-4-aylik-zam-orani-belli-oldu-h164187.html">SSK, BAĞ-KUR, memur ve memur emeklilerinin 4 aylık zam oranı belli oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-davasinda-5-durusma-seyit-aslan-tum-sorumlularin-yargilanmasi-icin-mucadelemizi-surdurecegiz-h164186.html</link>
		<title>Dilovası Davası&apos;nda 5. duruşma... Seyit Aslan: Tüm sorumluların yargılanması için mücadelemizi sürdüreceğiz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[ EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Kocaeli Dilovası&#039;nda 3&#039;ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm dolum atölyesindeki yangına ilişkin davanın 5&#039;inci duruşması öncesinde, &quot;Çalışma Bakanlığı, belediye yetkilileri ve kamu kurumlarında görev ve sorumluluğu bulunan herkes bu katliamdan sorumludur. Kan parası teklif ederek cezadan kurtulamazlar. Başta Dilovası Belediye Başkanı ve Çalışma Bakanı olmak üzere tüm sorumluların yargılanması için mücadelemizi sürdüreceğiz&quot; açıklamasını yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Dilovası’nda 3'ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybettiği Ravive Kozmetik yangınına ilişkin davanın 5'inci duruşması Kandıra Cezaevi yerleşkesinde başladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden işçi yakınlarının yanı sıra Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan’ın da aralarında bulunduğu siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de izliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/a8f331de-897a-4207-bc7d-057b8dd16a04-w.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşma öncesi cezaevi önünde açıklama yapan işçi aileleri, sanıklar adına kendilerine para, ev ve araba teklif edildiğini öne sürerek, "Biz ölmüşlerimizi satmıyoruz, adalet istiyoruz" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aileler, davanın olay yerine ve ailelerin yaşadığı bölgeye uzak bir yerde görülmesinin kendilerini mağdur ettiğini, duruşmalara katılmakta zorlandıklarını belirterek, bu durumun sanıklar lehine sonuçlar doğurduğunu savundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, yaptığı açıklamada davanın görüldüğü yerin uzaklığına dikkati çekerek, "Dilovası’nda denetimsizlik vardı, sermayeyi koruma vardı. Katliamın ardından Çalışma Bakanlığı'nın ve bütün kamu kurumlarının üç maymunu oynadığı bir dönemden geçtik. Burada üç çocuk, altı kadın, yedi işçi katledildi. Çalışma Bakanlığı, belediye yetkilileri ve kamu kurumlarında görev ve sorumluluğu bulunan herkes bu katliamdan sorumludur. Kan parası teklif ederek cezadan kurtulamazlar. Bu katliam sadece buradaki ailelerin sorunu değildir. Bütün Türkiye işçi sınıfının, sendikaların ve meslek örgütlerinin sorunudur. Başta Dilovası Belediye Başkanı ve Çalışma Bakanı olmak üzere tüm sorumluların yargılanması için mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 15:01:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dilovasi-davasinda-5-durusma-seyit-aslan-tum-sorumlularin-yargilanmasi-icin-mucadelemizi-surdurecegiz-h164186.html">Dilovası Davası&apos;nda 5. duruşma... Seyit Aslan: Tüm sorumluların yargılanması için mücadelemizi sürdüreceğiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-103uncu-gun-taniklar-dinlendi-para-istendigini-duydum-gozumle-gormedim-h164185.html</link>
		<title>İBB Davası&apos;nda 103&apos;üncü gün... Tanıklar dinlendi: Para istendiğini duydum, gözümle görmedim</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İBB davasında tanık olarak dinlenen Hüseyin Kiriş, vale olarak çalıştığı restorandan alınan iki koliye ilişkin, restoran sahibinin kendisine kolilerin içinde &quot;market kartı&quot; bulunduğunu söylediğini belirtti, tanık İlker Aydın ise 5 milyon dolar istendiğini, paranın çekildiğini bildiğini ancak sonrasını gözleriyle görmediğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanıklı İBB Davası'nın üçüncü duruşmasına, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de yeni inşa edilen duruşma salonunda devam ediliyor. Duruşmaların 103. gününde, tanıklar dinleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada ilk olarak tanık Hüseyin Kiriş dinlendi. Vale olarak çalıştığı restorandan iki koli alındığını anlatan Kiriş, “Restoranın sahibi bana içinde market kartı olduğunu söyledi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kiriş’in ardından tanık İlker Aydın söz aldı. Abdi İbrahim şirketinin sahibi Nezih Barut’un kendisine mali durum raporlaması için görev verdiğini belirten Aydın, belediyeyle ilgili süreçleri kendisinin yürütmediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"PARA ÇEKİLDİĞİNİ BİLYORUM AMA SONRASINI GÖZÜMLE GÖRMEDİM"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Süleyman Atik aracılığıyla 5 milyon dolar istendiğini iddia eden Aydın, “Para çekildiğini biliyorum ama sonrasını gözümle görmedim” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Begüm Tütüncüler’in, “Müvekkilimle görüştünüz mü, onun adına bir talep aldınız mı?” sorusunu Aydın, “Hayır, görüşmedim. Süleyman Atik, Resul Emrah Şahan’ın devre dışı kaldığını söyledi” diye yanıtladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanık Metin Karakoç, İBB Belediye Meclisi’nden şartlı bağış kararının geçtiğini söyledi. Savcılıkta verdiği iki ifadeyi de tekrarladığını belirten Karakoç, yapılan yardımın aldıkları ruhsatla uzaktan yakından alakası olmadığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karakoç’un ardından tanık İsmail Serdar İplikçioğlu dinlendi. Capacity AVM’nin avukatı olduğunu belirten İplikçioğlu, kendilerinden 5 milyon dolar istendiğini ileri sürdü. İplikçioğlu, söz konusu talebin, bu davada bir süre tutuklu yargılanıp eylül ayında tahliye olan, geçen hafta ise Bakırköy Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz tarafından dile getirildiğini iddia etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanık İsmail Yırtıcı, 1998 yılından bu yana açık hava reklam işleri yaptığını, 2019 yılında yaşanan değişikliklerin ardından izin almakta zorlandığını anlattı. Yırtıcı’ya, savcılık tarafından yönlendirildiğini söyleyerek etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyi geri çeken sanık Murat Kapki soru yöneltti. Kapki, “Seninle birlikte iş yaptık ve astığımız reklamlar indirildi değil mi?” diye sordu. Yırtıcı, “Doğru” yanıtını verdi. Bunun üzerine Kapki, “Örgüt olarak suçlanıyorum ama reklamlarım indirildi. Bunu teyit etmek için sordum” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Duruşmada tanık olarak dinlenen Uğur Kemal Gökbulut, Şişli Belediyesi’nin isteği üzerine hayır işi yaptıklarını ve ardından ruhsat aldıklarını söyledi. Gökbulut’a, tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Ebru Tütüncüler, "Müvekkilim ruhsatla ilgili bir beklentiden söz etti mi?” sorusunu yöneltti. Gökbulut, “Hayır” yanıtını verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tanıkların beyanlarının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Tutuklu sanıklar ara için salondan ayrılırken, izleyiciler yine "Foncular içeri başkanlar dışarı" ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları attı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 14:43:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ibb-davasinda-103uncu-gun-taniklar-dinlendi-para-istendigini-duydum-gozumle-gormedim-h164185.html">İBB Davası&apos;nda 103&apos;üncü gün... Tanıklar dinlendi: Para istendiğini duydum, gözümle görmedim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/tekstilde-100-bin-kisilik-istihdam-kaybi-askin-genc-bir-fabrika-kapandiginda-yalnizca-makineler-durmuyor-h164184.html</link>
		<title>Tekstilde 100 bin kişilik istihdam kaybı Aşkın Genç: Bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda
tekstil ve hazır giyim sektörlerinde 100 bin 621 kişilik istihdam ve 5 bin 548 işletme
kaybı yaşandığını söyledi. Kayseri’de 73 yıllık Orta Anadolu Mensucat’ın
kapanmasını gündeme taşıyan Genç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih
Kacır’a, “Türkiye’nin köklü üretim tesislerini ayakta tutabilecek sanayi politikalarına
sahip miyiz” diye sordu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde, Türkiye’de sanayi<br />
üretimindeki daralmayı, tekstil sektöründeki istihdam kayıplarını ve Kayseri’nin köklü<br />
fabrikalarından Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasını gündeme getirdi.<br />
“100 BİN 621 ÇALIŞAN, 5 BİN 548 İŞLETME KAYBEDİLDİ”<br />
TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre imalat sanayi üretiminin yıllık yüzde 2,5<br />
gerilediğini, İstanbul Sanayi Odasının Eylül ayı imalat PMI endeksinin ise 47,9<br />
seviyesinde kaldığını hatırlatan Genç, şunları söyledi:<br />
“Bugün Türkiye’de sanayiyi konuşurken yalnızca açılan fabrikaları, verilen yatırım<br />
teşviklerini değil, üretimini durduran tesisleri ve kaybettiğimiz istihdamı da konuşmak<br />
durumundayız. SGK verilerine göre tekstil ve hazır giyim sektörlerinde Aralık<br />
2024’ten Haziran 2026’ya kadar 100 bin 621 çalışan ve 5 bin 548 işletme kaybedildi.<br />
Dikkatinizi çekiyorum, bunlar yalnızca istatistik değil. Bu rakamların arkasında<br />
kapanan işletmeler, işini kaybeden insanlar, üretimden uzaklaşan aileler mevcut.”<br />
“73 YILLIK FABRİKA KAPANDI, YALNIZCA MAKİNELER DURMADI”<br />
Kayseri’nin eylül ayında ihracatını yüzde 10 artırarak 355 milyon dolara ulaştırmasına<br />
rağmen, kentin en köklü üretim tesislerinden Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasına<br />
dikkat çeken Genç, şöyle konuştu:<br />
“Kayseri, Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden birisidir. Bu ihracat<br />
başarısı Kayserili sanayicilerimizin yüksek çabasının bir sonucudur. Ancak aynı<br />
şehirde, 1953 yılından bu yana üretim yapan Orta Anadolu Mensucat’ın fabrikaları<br />
kapandı. Dünya markalarına kumaş üreten, 73 yıllık üretim geçmişine sahip bir<br />
tesisten söz ediyoruz. Burada sorguladığım, Türkiye’nin köklü üretim tesislerini<br />
ayakta tutabilecek sanayi politikalarına sahip olup olmadığımızdır. Çünkü bir fabrika<br />
kapandığında yalnızca makineler durmuyor. Yılların üretim bilgisi, yetişmiş iş gücü,<br />
tedarik ilişkileri ve bölgenin ekonomik birikimi de zarar görmekte.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYE’NİN SERMAYESİ NEDEN BAŞKA ÜLKELERDE KOŞUL ARIYOR?”<br />
Türk tekstil ve hazır giyim üreticilerinin Mısır’a yönelen yatırımlarını gündeme getiren<br />
Genç, Bakan Kacır’a şu soruları yöneltti:<br />
“Türkiye’de yetişen sermaye ve üretim tecrübesi, neden yeni yatırımlar için başka<br />
ülkelerde daha elverişli koşullar aramakta? Sorun yalnızca işçilik maliyeti mi? Enerji<br />
mi, finansman mı, hammadde mi, kur politikası mı? Bunların hepsini birlikte<br />
değerlendiren, istihdamı ve üretimi korumayı hedefleyen bir sanayi programınız var<br />
mı?”<br />
“246,7 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞIN NE KADARI MEVCUT FABRİKALARI<br />
KORUYACAK?”<br />
2027 bütçesinde Sanayinin Geliştirilmesi, Üretim ve Yatırımların Desteklenmesi<br />
Programı için 246 milyar 700 milyon lira öngörüldüğünü belirten Genç, kaynağın<br />
üretim ve istihdama etkisinin açıklanmasını isteyerek şunları söyledi:<br />
“Bu kaynağın ne kadarı mevcut üretim tesislerinin rekabet gücünü artırmak, istihdamı<br />
korumak ve kapanma riski yaşayan işletmeleri desteklemek için kullanılacak?<br />
KOSGEB desteklerinden Kayseri’deki kaç sanayi işletmesi yararlandı? Bu desteklerle<br />
kaç işletmede üretim ve istihdam korundu?”<br />
Tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde teknik tekstile ve yüksek katma<br />
değerli üretime geçiş için somut hedeflerin açıklanmasını isteyen Genç, konuşmasını<br />
şu sözlerle tamamladı:<br />
“Biz yalnızca verilen teşviklerin tutarını değil, sonuçlarını da öğrenmek isteriz. Kaç<br />
yeni yatırım gerçekleşti? Kaç işletme üretimini sürdürebildi? Kaç çalışan işini<br />
koruyabildi? Çünkü sanayi politikasının başarısı yalnızca kaç fabrikaya teşvik<br />
verildiğiyle değil, Türkiye’nin üretim gücünü ne ölçüde koruyabildiğiyle de ölçülür.<br />
Kayseri’nin, Türkiye’nin üretim kapasitesini ve yetişmiş insan gücünü kaybetmesini<br />
istemiyoruz. Sanayicimizin ürettiği, işçimizin çalıştığı, gençlerimizin geleceğini kendi<br />
ülkesinde kurabildiği bir sanayi yapısı istiyoruz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 14:25:14 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/tekstilde-100-bin-kisilik-istihdam-kaybi-askin-genc-bir-fabrika-kapandiginda-yalnizca-makineler-durmuyor-h164184.html">Tekstilde 100 bin kişilik istihdam kaybı Aşkın Genç: Bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgat-pazarinda-hareket-yok-saat-kac-1000-buyurun-bombos-h164183.html</link>
		<title>Yozgat pazarında hareket yok: Saat kaç? 10.00. Buyurun, bomboş</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yozgat&#039;ta emekli olmasına rağmen geçinmek için pazarda satış yaptığını anlatan bir esnaf, &quot;Baksana pazar boş. Dönüp bakan bile yok&quot; dedi. Bir başka esnaf ise, &quot;Soya soya soya şimdi fon vurgununa geldi. Daha hala soyuyorlar. Bu Anadolu bir Moğol istilasında böyle soyuldu, yağmaladılar, bir de bunlar yağmaladılar&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Enflasyon verilerinin açıklandığı gün Yozgat köylü pazarında da alım gücündeki daralma hissedildi. Üreticiler ürünlerini satamamaktan, alıcılar ise temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktan yakınırken pazarın büyük bölümü boş kaldı.</span></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e5e7e30b-b4e4-408c-b5d5-7126d1f2a20e-w.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazarı gezen Haşim İcik, “Para yok, ne alacağım?” derken Yasin İcik de, “Bittik bittik, Türkiye'de iş bitik. Hep pahalı, hep pahalı. AK Parti hep yiyor. Piyasayı batırdılar” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alışveri yapan bir vatandaş, “Adam çuvalla götürüyor, çuvalla. Ben götüremiyorum. Ben alıyorum, o da kötü çıkıyor. 4 kilo ceviz aldım tüm çürük çıktı” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“VATANDAŞ GELMİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Köyden getirdiği süt ürünlerini satmaya çalışan Abdullah Alataş, vatandaşın alım gücünün çok fazla düştüğüne dikkat çekerek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“20 bin lira emekli maaşıyla ne alsın yesin? Adam 15 bin lira ev kirası mı versin? Peynir mi alsın yesin? Elektrik, doğal gaz mı ödesin? Su mu ödesin? Vatandaşlar perişan. 5 kilo süt 150 lira, süt gelmiyor. Yemin torbası çıkmış 1.000 lira, 1.100 lira. Köylü de perişan. Devlet vatandaşın malını bedava alıyor. Saman parayla, arpa parayla, yem parayla. Köylü de perişan. Mazotun litresi çıkmış 102 lira. Şu pazara gelip gitmenin masrafı 1.000 lira. Vatandaş da gelemiyor. Köydeki vatandaşlar da yatıp duruyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Köylü pazarına alışveriş için gelen Erdoğan Bektaş, “Ben emekliyim arkadaş. 23 bin lira alıyorum. Ev kirası, ekstra iş yapmazsam geçinemiyorum. Ne alacağım? Baksana pazar boş. Dönüp bakan bile yok” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ürettiği balı pazarda satışa sunan Ali Sarı ise, “Gördüğün gibi pazar yok. Vatandaş gelmiyor, almıyor. Gücü yok. Saat 09.00'da pazar bitiyor. Pazar kurulmuyor ki zaten” dedi.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/ee3eacb1-ffc4-40fa-9b01-214853fb2e16-w_1.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">“EMEKLİ OLDUĞUMDA 8 TANE ÇEYREK ALIYORDUM, ŞİMDİ 3 TANE ÇEYREK ALAMIYORUM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Pazarlar bitti bitti” diyen, emekli olduktan sonra pazarcılık yapmaya başlayan Dursun Nazlı ise şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Vatandaşta para yok. Bak şu bulgurun çinini geçen sene 300 liraya sattık. Bu sene yine satıyoruz 300 liraya. Alan yok ki. Vatandaşta para yok. Emekli memurum ben, 34 bin lira maaş alıyorum. 10 sene oldu emekli olalı. Emekli olduğumda 8 tane çeyrek alıyordum, şimdi 3 tane çeyrek alamıyorum. Benim 5 tane çeyreğimi çalmışlar. Kim çaldı? İktidar çaldı. Ondan sonra geçim yok. Kendileri ayakkabı kutularından belli, paralarından belli soyuyorlar, soyuyorlar, soyuyorlar. Soya soya soya şimdi fon vurgununa geldi. Daha hala soyuyorlar. Bu Anadolu var ya bir Moğol istilasında böyle soyuldu, Moğollar soydu, yağmaladılar. Bir de bunlar yağmaladılar. Ne olacak bilmiyorum. Pazar bomboş. Saat kaç? 10.00. Buyurun, bomboş. Niye almıyor bu millet? Parası olsa almaz mı? Parası yok.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazardan alışveriş yapan Levent Yüksel, birer kilo aldığı domates, mandalina ve salatalık ile maydanoz için 200 liranın üzerinde ödeme yaptığını ifade etti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 14:00:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgat-pazarinda-hareket-yok-saat-kac-1000-buyurun-bombos-h164183.html">Yozgat pazarında hareket yok: Saat kaç? 10.00. Buyurun, bomboş</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/disk-ar-bultenine-gore-asgari-ucretin-enflasyon-karsisindaki-kaybi-7-bin-726-liraya-ulasti-h164182.html</link>
		<title>DİSK-AR bültenine göre, asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 7 bin 726 liraya ulaştı</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[DİSK-AR tarafından yayımlanan bültende, ekim ayında asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybının 7 bin 726 liraya ulaştığı belirtildi. Bültende, &quot;TÜİK’in şaibeli enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor&quot; ifadeleri kullanıldı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ekim 2026 enflasyon verilerini açıklamasının ardından Kasım 2026 Enflasyon Haber Bülteni’ni yayımladı. Bültende, şu ifadeler kullanıldı:&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ekim 2026 sonuçlarını 3 Kasım 2026’da açıkladı. TÜİK’e göre TÜFE yıllık yüzde 29,77. TÜFE’deki değişim 2026 Ekim ayında on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 olarak gerçekleşti. TÜFE’deki aylık değişim oranı yüzde 2,58 oranında açıklandı. TÜİK’e göre Ekim 2026’da enflasyon oranı bir önceki yılın aralık ayına göre ise yüzde 27,52 olarak gerçekleşti. Ekim 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun en yüksek görüldüğü harcama grubu yüzde 48,86 ile eğitim oldu. Aylık en yüksek artışın görüldüğü harcama grubu yüzde 12,58 ile giyim ve ayakkabı olarak gerçekleşti. Aylık yüksek artışın görüldüğü ikinci grup ise yüzde 3,50 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açıyor. Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Dahası enflasyon farklı toplumsal sınıf ve kesimleri farklı etkiliyor. Dar gelirlilerin alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımını bozucu bir işlev görüyor. Asgari ücret enflasyon karşısında eriyor. 2026 Ekim’de asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 7 bin 726 TL oldu. Öte yandan resmi enflasyon verileri konusundaki şaibe devam ediyor. TÜİK’in Haziran 2022’de madde fiyat listesini açıklamaktan vazgeçmesi nedeniyle enflasyon verileri daha da tartışmalı hale gelmişti. TÜİK’in şaibeli enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 13:49:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/disk-ar-bultenine-gore-asgari-ucretin-enflasyon-karsisindaki-kaybi-7-bin-726-liraya-ulasti-h164182.html">DİSK-AR bültenine göre, asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 7 bin 726 liraya ulaştı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/13-yargi-paketi-hazirliklari-suresiz-nafaka-ile-ilgili-alternatifler-uzerinde-calisiliyor-h164181.html</link>
		<title>13. Yargı Paketi hazırlıkları Süresiz nafaka ile ilgili alternatifler üzerinde çalışılıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TBMM’de AK Parti Grubu’nda 13. Yargı Paketi’nin bu ay içinde Meclis’e sunulması planlanırken, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği “süresiz nafaka” konusunda alternatifler üzerinde çalışılıyor. Evlilik süresinin uzunluğu ve yaş durumu esas alınarak “süresiz nafaka” söz konusu olabileceği gibi nafaka için bir süre belirlenmesi ve süre bitiminde yeniden yapılacak bir başvuruyla yeni değerlendirme yapılmasını sağlayacak alternatifler öngörülüyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">AK Parti Grubu’nda çalışmaları devam eden 13. Yargı Paketi’nde son aşamaya gelindi. Konuya ilişkin kanun teklifi üzerindeki çalışmaların iki haftaya kadar tamamlanması ve bu ay içinde TBMM’ye sunulması planlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aile hukuku, boşanma ve yargılamaların hızlandırılmasına ilişkin düzenlemelerin yapılacağı pakette, “süresiz nafaka” ile ilgili hükmün yer alıp almayacağı henüz netleşmedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Antalya 12. Aile Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun "Yoksulluk nafakası" başlıklı 175'inci maddesinde yer alan "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz" hükmündeki "süresiz olarak" ibaresinin iptali istemiyle AYM’ye başvurmuş, AYM bu ibareyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmişti. İptal kararı 4 Haziran 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. İptal gerekçeleri doğrultusunda yeniden düzenleme yapılması gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AYM’nin iptal kararının ardından 13. Yargı Paketi’nde, “süresiz nafaka” ile ilgili düzenleme yer alıp almayacağı konusunda AK Partili yetkililer çeşitli alternatifler üzerinde çalışmaların sürdüğünü, bunların yetiştirilmesi halinde pakette yer alacağını, yetişmemesi halinde ise başka bir teklifle getirilmesinin hedeflendiğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AK Parti’nin MYK toplantısında sunum yapıldığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konunun tüm taraflarından görüş alınması ve ayrıntılı değerlendirme yapılmasını istediği yönünde haberlerin kamuoyuna yansımasının ardından alternatifler üzerinde çalışmalar yoğunlaştırıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ile kadın dernekleri, ilgili platformlar ve sivil toplum kuruluşlarının görüş ve önerilerinin yanı sıra özellikle aile hakimleri ve bölge istinaf mahkemelerinin tecrübe, bilgi ve gözlemlerinden yararlanılarak, kadınların mağduriyetine yol açmayacak bir düzenlemeye gidilmesi öngörülüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Boşanma sırasında aile hakimlerinin kadınların sosyal ve ekonomik durumlarını göz önünde bulundurarak yoksulluk nafakasına karar verdiğine işaret eden yetkililer, her iki tarafın haklarını gözetecek bir denge kurulması için arayışların sürdüğünü belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uzun evlilik süreleri ile kişinin yaş durumunun esas alınarak "süresiz nafaka” bağlanmasının yanı sıra, evlilik süresiyle orantılı olarak belirlenecek sürelerde yoksulluk nafakası bağlanması ve süre bitiminde başvurma imkanı tanıyarak yeniden değerlendirme yapılması alternatifleri üzerinde duruluyor. Çok kısa süreli evliliklerin bu değerlendirme dışında tutulması öngörülüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 13:07:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/13-yargi-paketi-hazirliklari-suresiz-nafaka-ile-ilgili-alternatifler-uzerinde-calisiliyor-h164181.html">13. Yargı Paketi hazırlıkları Süresiz nafaka ile ilgili alternatifler üzerinde çalışılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ev-tupu-bir-gecede-220-lira-zamlandi-sektore-gore-2-bin-tllik-esik-aralikta-asilacak-h164180.html</link>
		<title>Ev tüpü bir gecede 220 lira zamlandı... Sektöre göre 2 bin TL&apos;lik eşik Aralık&apos;ta aşılacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Enerji fiyatları el yakıyor. Benzin, motorin ve otogaz rekordan rekora koşarken, evlerde kullanılan tüp fiyatları da aldı başını gitti. Ankara&#039;da 12 kilogramlık ev tüpünün fiyatı, 1680 TL&#039;den 220 TL artışla 1.900 TL&#039;ye çıktı. Sektör kaynaklar, aralık ayının başında gündeme gelecek zamma işaret ederek, &quot;2 bin TL&#039;lik eşik aşılacak. Tarihi bir düzeye çıkacak&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD ile İran savaşı, başta Brent petrol olmak üzere küresel piyasalarda benzin, motorin ve LPG fiyatlarının hızla artmasına yol açtı. Ürün fiyatındaki artışa, döviz kuru ve vergi artışları eklendi. Akaryakıt fiyatları, tüm zamanların rekorunu kırdı, motorinin litresi 100 TL'nin üzerine çıktı, benzin de 80 TL'yi aştı.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zamdan, otogaz da payını aldı. Otogaza, bugünden geçerli 9 TL 3 kuruş zam yapıldı Böylece otogazın fiyatı bazı illerde 52 TL'yi gördü.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜP FİYATLARI &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Evlerde kullanılan tüp fiyatları da rekordan rekora koşuyor. Ankara'da 12 kilogramlık ev tüpünün fiyatı, bugünden geçerli olmak üzere, 1680 TL'den 220 TL artışla 1900 TL'ye çıktı. &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sektör kaynakları, ANKA Haber Ajansı'na yaptıkları açıklamada, aralık ayının başında gündeme gelecek zamma işaret ederek, "LPG ya da otogazda artışlar genelde aylık oluyor. Aralık ayında olası zamla birlikte 12 kilogramlık tüpün fiyatı, 2 bin TL'lik eşiği aşacak, tarihi bir düzeye çıkacak" dedi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, 2 kilogramlık piknik tüpünün fiyatının da çok yükseldiğini belirterek, "Zamdan önce 375 TL olan piknik tüpü, 420 TL'ye çıktı. Kısa sürede fiyatlar alabildiğine artış gösterdi" diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 12:35:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ev-tupu-bir-gecede-220-lira-zamlandi-sektore-gore-2-bin-tllik-esik-aralikta-asilacak-h164180.html">Ev tüpü bir gecede 220 lira zamlandı... Sektöre göre 2 bin TL&apos;lik eşik Aralık&apos;ta aşılacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-sandik-gunu-kongrenin-kontrolu-ve-trumpin-kalan-iki-yili-oylaniyor-h164179.html</link>
		<title>ABD ara seçimlerinde sandık günü: Kongre&apos;nin kontrolü ve Trump&apos;ın kalan iki yılı oylanıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD&#039;de seçmenler bugün ara seçimler için sandık başına gidiyor. Başkan Donald Trump&#039;ın adı oy pusulasında yer almasa da seçim, başkanlığının ilk iki yılının ardından önemli bir siyasi sınav niteliğinde. Temsilciler Meclisi&#039;nin tamamının ve Senato&#039;nun yaklaşık üçte birinin yenileneceği seçimlerde Demokratlar, Kongre&#039;nin kontrolünü Cumhuriyetçilerden almaya çalışıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD'de 3 Kasım ara seçimleri için haftalardır devam eden erken oy verme sürecinin ardından seçim günü geldi. Haftabaşından itibaren 57 milyondan fazla seçmen oyunu önceden kullanırken bu sayı, 2022 ara seçimlerindeki yaklaşık 46 milyon erken oyun üzerinde gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk sandık kapanışları, Indiana ve Kentucky'nin bazı bölgelerinde ABD doğu saatiyle 18.00'de, Türkiye saatiyle yarın 02.00'ye denk geliyor. Haber kuruluşları da ilk sonuçları ve sonucu belirginleşen yarışları bu saatten itibaren duyurmaya başlayabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dört yıllık başkanlık döneminin tam ortasında yapılan ara seçimlerde başkan yeniden seçilmiyor. Ancak seçimlerin sonucu, başkanın görev süresinin kalan iki yılında Kongre ile nasıl bir siyasi denge içinde çalışacağını doğrudan belirliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu yıl bu durumun önemi daha da büyük. Cumhuriyetçiler halen hem Temsilciler Meclisi'ni hem de Senato'yu kontrol ediyor. Demokratların iki kanattan birini veya ikisini birden kazanması, Trump'ın yasama gündemini hayata geçirmesini zorlaştırabilir ve yönetim üzerindeki Kongre denetimini artırabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ARA SEÇİMLERDE NE SEÇİLİYOR?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ABD Kongresi iki kanattan oluşuyor: 435 üyeli Temsilciler Meclisi ve 100 üyeli Senato.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Temsilciler Meclisi üyelerinin görev süresi iki yıl olduğu için 435 sandalyenin tamamı her ara seçimde yenileniyor. Senatörlerin görev süresi ise altı yıl ve seçimler kademeli olarak yapılıyor; bu nedenle her seçimde Senato'nun yaklaşık üçte biri için sandığa gidiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bunların yanında eyalet düzeyinde de seçimler yapılıyor. Bu yıl çok sayıda eyalette valiliklerin yanı sıra eyalet yasama organlarının üyeleri de belirleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolayısıyla ara seçimler yalnızca Washington'daki güç dengesini değil, ABD'nin büyük bölümündeki eyalet yönetimlerini de şekillendiriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TEMSİLCİLER MECLİSİ'NDE DENGE BIÇAK SIRTINDA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Seçime giderken Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde 218'e karşı 214 sandalyelik üstünlüğe sahip. İki sandalye boş bulunurken bir bağımsız üye Cumhuriyetçilerle birlikte hareket ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu tablo Demokratların çoğunluğu ele geçirmek için yalnızca net dört sandalye kazanması gerektiği anlamına geliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarih de muhalefet partisinin lehine işleyebilir. ABD'de ara seçimler çoğu zaman Beyaz Saray'ı kontrol eden parti açısından kayıplarla sonuçlanıyor. 2010 yılında Barack Obama'nın başkanlığının ilk ara seçiminde Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde net 63 sandalye kazandırken Trump'ın ilk dönemindeki 2018 ara seçimlerinde ise Demokratlar net 40 sandalye elde etmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyetçiler halen 100 sandalyeli Senato'da 53'e karşı 47 çoğunluğa sahip. Demokratların kontrolü ele geçirebilmesi için net dört sandalye kazanması gerekiyor. Reuters'a göre Kansas ve Texas gibi Cumhuriyetçilere eğilimli eyaletlerdeki yarışların da dahil olduğu yaklaşık 12 seçim, Senato'nun kontrolünün belirlenmesinde rol oynayabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MICHIGAN'DAKİ YARIŞ DEMOKRATLAR İÇİN AYRI BİR SINAV</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokratların Michigan eyaletindeki Senato adayı Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi Mike Rogers ile yarışıyor. Trump'ın iki kez kazandığı ve başkanlık seçimlerinde kritik rol oynayan Michigan’da açık biçimde Filistin destekçisi ilerici bir adayın kazanması, Demokrat Parti içinde 2028 başkanlık seçimlerine giderken yürütülen siyasi yön tartışmasını da etkileyebileceğine ilişkin tartışmalar ABD basınının gündeminde.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trump, Cumhuriyetçi seçmenlerden oy kullanırken kendisinin de pusulada olduğunu düşünmelerini istedi. Kamuoyu yoklamalarına göre Trump'ın görev performansını onaylayanların oranı seçim öncesinde yüzde 32'ye kadar gerilemiş durumda. Artan tüketici fiyatları ve hayat pahalılığı seçmenlerin başlıca kaygıları arasında yer alırken, İran'la savaş ve yükselen yakıt fiyatları da kampanyanın önemli konuları arasında bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONGRE'NİN EL DEĞİŞTİRMESİ NE ANLAMA GELİR?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması durumunda Trump, görev süresinin son iki yılında Cumhuriyetçilerin kontrolündeki birleşik bir Kongre yerine bölünmüş bir yönetimle karşı karşıya kalabilir. Demokratların Temsilciler Meclisi lideri Hakeem Jeffries'in bu durumda Meclis Başkanı olması bekleniyor. Jeffries göreve gelirse bu makamı üstlenen ilk siyah Amerikalı olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Daha önemlisi, Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluk komisyonların kontrolünü de beraberinde getiriyor. Demokratlar böylece Trump yönetiminin faaliyetlerine ilişkin soruşturmalar başlatabilir, oturumlar düzenleyebilir ve yönetim üzerinde daha güçlü bir denetim kurabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Demokratların Senato'yu da kazanması ise güç dengesini daha kapsamlı biçimde değiştirebilir. Bu nedenle 3 Kasım seçimleri yalnızca Kongre'deki sandalye dağılımını değil, Trump'ın başkanlığının kalan iki yılındaki hareket alanını ve 2028 başkanlık seçimine giderken hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilerin siyasi yönünü belirleyecek önemli bir sınav olarak görülüyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 12:20:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/abd-ara-secimlerinde-sandik-gunu-kongrenin-kontrolu-ve-trumpin-kalan-iki-yili-oylaniyor-h164179.html">ABD ara seçimlerinde sandık günü: Kongre&apos;nin kontrolü ve Trump&apos;ın kalan iki yılı oylanıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ekimde-yillik-en-yuksek-fiyat-artisi-yuzde-4024-ile-konutta-gerceklesti-h164178.html</link>
		<title>TÜİK: Ekimde yıllık en yüksek fiyat artışı yüzde 40,24 ile konutta gerçekleşti</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[TÜİK&#039;in ekim ayı enflasyon verilerine göre, yıllık en yüksek artış yüzde 40,24 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda gerçekleşti. Bu grubu yüzde 36,39 ile ulaştırma, yüzde 27,73 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre enflasyon, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,58, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 27,52, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,77 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ENFLASYON YILLIK EN ÇOK KONUT, GAZ VE DİĞER YAKITLARDA ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda yıllık artış gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 27,73, ulaştırmada yüzde 36,39, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 40,24 oldu. Bu grupların yıllık enflasyona katkıları gıda ve alkolsüz içeceklerde 6,81, ulaştırmada 6,10, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 4,71 yüzde puan olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE AYLIK YÜZDE 3,50 ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda aylık artış gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,50, ulaştırmada yüzde 2,02, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,84 olarak kaydedildi. Bu grupların aylık enflasyona katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,84, ulaştırmada yüzde 0,36, konutta yüzde 0,34 puan oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖZEL KAPSAMLI TÜFE GÖSTERGESİ YILLIK YÜZDE 28,46 ARTTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B), ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 25,87, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,46 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,45 arttı.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 12:00:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ekimde-yillik-en-yuksek-fiyat-artisi-yuzde-4024-ile-konutta-gerceklesti-h164178.html">TÜİK: Ekimde yıllık en yüksek fiyat artışı yüzde 40,24 ile konutta gerçekleşti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-2026-yilinin-ilk-on-ayinda-249-iflas-karari-verildi-h164177.html</link>
		<title>Gürer: 2026 yılının ilk on ayında 249 iflas kararı verildi</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçe görüşmelerinde tekstil sektöründeki konkordato ve iflas başvurularından sanayideki istihdam kaybına, fabrikaların kapanmasından GAP ve KOP projelerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">GÜRER, SANAYİ VE TEKSTİL SEKTÖRÜNDEKİ KRİZE DİKKAT ÇEKTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “2 YILDA 11 BİN 297 KONKORDATO BAŞVURUSU YAPILDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“NİĞDE’DE 1 MİLYON TON PATATES ÜRETİLİYOR, ENTEGRE İŞLEME TESİS NEDEN YOK?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, iki yılda 11 bin 297 konkordato başvurusu yapıldığını belirterek, “Siz bu duruma rağmen nasıl yüzde 100 istihdamın korunduğunu ifade edebiliyorsunuz?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İKİ YILDA 11 BİN 297 KONKORDATO BAŞVURUSU VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, hazır giyim, tekstil, deri ve mobilya sektörlerinde istihdamın 2026 yılında yüzde 100 korunduğuna ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın konuşmasını eleştirdi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, konkordato başvurularındaki artışın sanayi sektöründe yaşanan sorunları açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Sayın Bakan, sunumunuzda hazır giyim, tekstil, deri ve mobilya sektöründe istihdamı 2026 yılında yüzde 100 koruduğunuzu ifade ettiniz. Sayın Bakan, 2026 yılının ilk on ayında 4.936 şirket, firma konkordato için başvuru yaptı. 2025 yılında toplam 6.361 başvuru yapılmıştı. Bu yılın sonuna kadar bu rakamın artacağı da görülüyor. 2026 yılındaki başvurular inşaat ve tekstil sektörü ilk sırada yer aldı. Tekstil sektörü 430 başvuruyla ikinci sırada görülüyor. İki yılda 11.297 konkordato için başvuru var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 yılının ilk on ayında 249 iflas kararı verildi. 1.656 geçici mühlet, 1.256 kesin mühlet kararı verildi. Konkordato bir firmayı değil hem hammaddeyi üreteni hem de mamul maddeyi de kapsayan geniş bir alanı da doğrudan ilgilendiriyor. Bu durum binlerce işçiyi de, esnafı da, şirketi de etkiledi. Siz bu duruma rağmen nasıl yüzde 100 istihdamın korunduğunu ifade edebiliyorsunuz? Bunlar resmî veriler” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“NİĞDE’DE TEKSTİL FABRİKALARI KAPANIYOR, ÜRETİM DÜŞÜYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Niğde’de tekstil sektörünün yaşadığı sorunlara da dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Niğde'de Koyunlu Halı Fabrikası, Keçeciler Tekstil Fabrikası, Teymur Tekstil Fabrikası makinalarını da satıp sektörden çekildi. Çetinkaya Tekstil ve Orteks faaliyetine ara verdi, 4 tekstil fabrikası da yarı yarıya üretim kapasitesini düşürmüş durumda. Niğde teşviklerde beşinci bölgede, buna rağmen fabrikaların kapanması uygulanan ekonomik politikayla da doğrudan ilgili.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yüksek faiz, enflasyon, yurt dışı pazarlarında daralma sorunun en önemli nedenleridir. Türkiye sanayisi büyük bir risk altındadır. Sanayicilerle konuştuğumuzda bu sürecin sürdürülebilir süreç olmadığını ifade etmektedirler. Sanayici yok olursa daralan iş alanları işçinin işsiz kalmasına, yoksulluğun derinleşmesine neden olacaktır” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“FABRİKALAR YURT DIŞINA TAŞINIYOR MU?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Son iki yılda kaç Türk vatandaşının şirket ve firması yabancı uyruklu kişi ve şirketlere satılmıştır? Kaç kişi yabancı uyruklu kişi, firma, şirketlerle ortaklık kurmak zorunda kalmıştır? Yurt dışına taşınan fabrika sayısı kaçtır?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYE ENDÜSTRİ 3.5 SÜRECİNİ YAŞIYOR, GELİŞMİŞ ÜLKELER ENDÜSTRİ 5.0’A GEÇTİ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin sanayideki teknolojik dönüşüm sürecini de gündeme getiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gelişmiş ülkelerle Türkiye arasındaki sanayi teknolojisi farkına dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin Endüstri 5.0’a geçiş takviminin açıklanmasını isteyen Gürer, “Sayın Bakan, ülkemiz Endüstri 3.5'la tanımlanan süreci yaşıyor, gelişmiş ülkeler Endüstri 5.0'a geçtiler. Türkiye için öngörünüz, Endüstri 5.0'a geçiş hangi tarihtedir?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“GAP BİR AN ÖNCE TAMAMLANMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda üretim ve gıda arzının artırılması açısından GAP’ın önemine değinerek, “GAP ülkemiz için çok önemlidir. Gıdada arz açığını gidermede GAP'ın bitmesinin ciddi katkısı olacaktır; Sudan'da, Nijer'de, Venezuela'da tarım yapmaya gideceğimize GAP'ın bir an önce bitirilmesi sağlanmalıdır. GAP kaç yılında tam anlamıyla tamamlanmış olacaktır?” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“KOP’TA RUHSATSIZ KUYULAR MODERN SULAMAYA ENGEL OLUYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “KOP da bu bağlamda önemlidir. Bölgede yer altı suları çekilmekte, obruklar oluşmaktadır. KOP Bölgesi kuyularının ruhsatsız olması nedeniyle bankaların modern sulama için kredi vermemesi vahşi sulamanın devamına yol açmaktadır; bu bağlamda, düzenleme ihtiyaç ve şarttır” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer ayrıca bölgesel kalkınma projelerinin uygulama durumunu sorgulayarak, “KOP, GAP, DAP, DOKAP bölgeleri için beş yılda kaç proje yapıldı, kaçı uygulandı, kaçı rafta kaldı?” sorusunu yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“NİĞDE’DE 1 MİLYON TON PATATES ÜRETİLİYOR, ENTEGRE TESİS NEDEN YOK?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Niğde ili ülkemizde patates üretiminde ilk sıradadır. Bölgemizde 1 milyon ton patates yetiştirilmektedir. Niğde'de bir patates entegre tesisi neden düşünülmez? Bölge tarımı için bu yatırım ihtiyaçtır” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“ÖLÇÜ ALETİ DENETİMLERİNDE KAÇ UYGUNSUZLUK TESPİT EDİLDİ?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ölçü aletlerinin teknik düzenlemelere uygun olarak piyasaya arzı ve kullanımı için bu yıl 1,5 milyon muayene ve 240 bin ani denetim gerçekleştirdiğinizi ifade etmişsiniz; uygunsuzluk çıkanların sayısını vermemişsiniz, bu sayı nedir?” diye sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYE PAMUK ÜRETİMİNDE İTHALATIN GERİSİNDE KALDI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İyi Pamuk Projesi'yle 2.118 çiftçiye sağlanan desteğe yer vermişsiniz. Ne acı ki Türkiye pamuk üretimi ithal pamuk üretiminin gerisinde kaldı, bu da Türkiye'deki pamuk üretiminin dâhi ne hâle düştüğünün somut göstergesidir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“STAJYERLER İŞÇİ GÖSTERİLİYOR, İSTİHDAM YÜKSEK TANIMLANIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Stajyer işçileri TÜİK işçi olarak göstermektedir; istihdam, bu bağlamda, 1 milyona yakın yüksek tanımlanmaktadır; 1 milyon işçiyi çıkardığımızda bu istihdamın da düşmüş olduğu görülür” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DAHİLDE İŞLEME REJİMİ KAPSAMINDA HANGİ ÜRÜNLER İTHAL EDİLİYOR?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, Dâhilde İşleme Rejimi kapsamında Türkiye’ye getirilen ürünlerin hangi ülkelerden temin edildiğini, hangi sanayi sektörlerinde kullanıldığını ve ihracattaki payını da Bakanlığa sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer, “Dâhilde İşleme Rejimi kapsamında hangi ülkelerden hangi ürünler gelmekte, Türkiye'de hangi sanayide bunlar kullanılıp ithal edilen bu ürünler ihraç edilmektedir? Bunun da ihraç rakamları içindeki değeri nedir? “ dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gürer soru cevaptada Bakana “Zeytinyağı fabrikaları gelir gider hesabıyla zeytin almıyorlar, fabrikalar çalışmıyor. Fabrikaların çalışması için destek girişiminiz olacak mı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2025-2026 yıllık kredi borcu geri ödemeyip icralık olan KOBİ sayısı kaçtır? Faaliyetine son veren var mıdır?i soruları yöneltti.Bakan sorulara yazılı yanıt verecek.</span></p>

<p>...</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 11:47:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gurer-2026-yilinin-ilk-on-ayinda-249-iflas-karari-verildi-h164177.html">Gürer: 2026 yılının ilk on ayında 249 iflas kararı verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozlaleden-sanayi-bakanina-tesvik-hesabi-milyarlarca-liralik-destek-verdiginiz-sirketlerin-adi-fon-vurgununda-geciyor-h164176.html</link>
		<title>Özlaleden Sanayi Bakanına teşvik hesabı Milyarlarca liralık destek verdiğiniz şirketlerin adı fon vurgununda geçiyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçe
görüşmelerinde, Bakanlığın desteklediği Astor Enerji, CW Enerji ve Kontrolmatik’in adlarının
fon vurgununda geçtiğine dikkat çekti. Kontrolmatik’e verilen 917,1 milyon liralık ve Astor
Enerji’ye verilen 1,134 milyar liralık yatırım teşviklerini gündeme taşıyan Özlale, kamu
kaynaklarıyla desteklenen şirketlerin faaliyetlerinin izlenmesi ve kurumlar arasında
koordinasyon sağlanması gerektiğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçesi<br />
üzerine konuşan Özlale, yatırım teşviklerinin ardından şirketlerin faaliyetlerinin nasıl takip<br />
edildiğini sorguladı. Bakanlığın desteğini alan şirketlerin daha sonra fon vurgunuyla gündeme<br />
gelmesini bir denetim ve koordinasyon sorunu olarak değerlendiren Özlale, teşviklerin<br />
yalnızca yatırım tutarı üzerinden değil, ortaya çıkardığı sonuçlarla değerlendirilmesi<br />
gerektiğini vurguladı.<br />
Bakanlık bütçesindeki reel artışı olumlu bulduğunu belirten Özlale, buna karşılık imalat<br />
sanayinin millî gelirdeki payının gerilediğini, üretim ve istihdam göstergelerinin olumsuz<br />
seyrettiğini ifade etti. Özlale, sanayi politikasının Hazine ve Maliye Bakanlığının uyguladığı<br />
istikrar programının “kurbanı” olduğunu söyledi.<br />
“Sizin yatırım teşvikiniz de battı”<br />
Konuşmasının fon vurgununa ilişkin bölümünde Bakanlığın desteklediği üç şirketi sıralayan<br />
Özlale, şu ifadeleri kullandı:<br />
“Sayın Bakan, bakınız burada sizin bakanlığınızın destek verdiği üç tane şirket var. Astor<br />
Enerji, CW Enerji, Kontrolmatik. Bu üçünün de adı fon vurgununda geçti.”<br />
Kontrolmatik’e 917,1 milyon liralık yatırım teşviki verildiğini belirten Özlale, “Kontrolmatik şu<br />
anda bütün ona güvenenleri hüsrana uğrattı ve battı. Dolayısıyla sizin yatırım teşvikiniz de<br />
battı” dedi.<br />
CW Enerji’ye verilen yatırım teşvikini de gündeme getiren Özlale, şirketin kurucusunun 28<br />
Eylül 2026’da şirketin mal varlığına tedbir konulduğunu açıkladığını aktardı. Astor Enerji’nin<br />
ise Bakanlıktan 1,134 milyar liralık yatırım teşviki aldığını belirterek ana hissedarlarının da<br />
soruşturmada adının geçtiğini söyledi.<br />
Yatırım teşviklerinin sürdürülmesini desteklediklerini belirten Özlale, kamu desteğiyle<br />
büyüyen şirketlerin sonraki faaliyetlerinin takibinde yaşanan soruna dikkat çekti:<br />
“Verdiğiniz desteklerle büyüttüğünüz şirketlerin daha sonradan nasıl faaliyet gösterdikleri, bu<br />
şirketlerin hangi alanlarda ne tür finansal manipülasyonlar yaptığını izlemesi gereken bir<br />
organ olması lazım. Bakın, burada milyarlarca liralık yatırım teşviki verilmiş ama bunun<br />
sonucunda da bu şirketlerin fon vurgununda adı geçiyor.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütçe artıyor, sanayinin payı geriliyor<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesinde reel olarak yüzde 12,5 artış yapılmasını ve artışın<br />
ağırlığının sanayi programına verilmesini olumlu değerlendiren Özlale, bütçedeki büyümenin<br />
sanayideki sorunları ortadan kaldırmadığını belirtti.<br />
Bakanlığın program göstergelerindeki gerçekleşmelerle hedefler arasındaki farklara dikkat<br />
çeken Özlale, imalatın millî gelirdeki payı için 2026 planında yüzde 17 hedeflenmesine<br />
rağmen tahminin yüzde 15,5’te kaldığını, 2027 hedefinin de yüzde 15,9’a indirildiğini aktardı.<br />
Doğrudan yabancı yatırımlar ve Teknogirişim rozeti göstergelerinde de hedeflerin<br />
tutmadığını belirten Özlale, Bakanlığın pek çok alanda hem hedeflerini gerçekleştiremediğini<br />
hem de sonraki yılın hedeflerini aşağı çektiğini söyledi.<br />
“Sanayi politikası istikrar programının kurbanı”<br />
Özlale, sanayideki sorunların yalnızca son iki yılda başlamadığını belirterek 2019–2022<br />
dönemindeki yatırım ve teşvik politikalarına işaret etti. Teşviklerin bolca dağıtıldığı, firmaların<br />
atıl kapasite yaratacak şekilde yatırım yaptığı dönemde oluşan sorunların sonuçlarının bugün<br />
yaşandığını ifade etti.<br />
Sanayi ve teknoloji politikasının mevcut ekonomi programı içindeki konumunu eleştiren<br />
Özlale, “Sanayi ve teknoloji politikamızın maalesef Hazine ve Maliye Bakanı tarafından<br />
uygulanan istikrar programının bir kurbanı olması” değerlendirmesinde bulundu.<br />
“Bu bizim sanayisizleşme fotoğrafımız”<br />
İmalatın millî gelirdeki payının 2022’de yüzde 21,8’den yüzde 15,4’e gerilediğini belirten<br />
Özlale, imalat istihdamındaki değişimin de negatif olduğunu söyledi. Kapasite kullanım<br />
oranındaki düşüşe dikkat çekerek üretim ve istihdam göstergelerinin birlikte<br />
değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.<br />
İmalat sanayi endeksinin 2023’te 111,9 seviyesindeyken Ağustos 2026’da 108,7 olduğunu<br />
aktaran Özlale, “Yani burada tamamıyla yatay seyreden bir imalat sanayi var. Resmî<br />
verilerdir. O yüzden de burada sanayide işlerin iyi gittiğini söylemek mümkün değil” dedi.<br />
Borsadaki sanayi şirketlerinin performansını da gündeme getiren Özlale, 2023’ten itibaren<br />
BIST 100’ün yüzde 39,5, BIST Sınai Endeksi’nin ise yalnızca yüzde 3,1 arttığını belirtti. Bu<br />
tablonun yatırımcıların sanayi şirketlerine yönelmediğini gösterdiğini ifade etti.<br />
“Dünya ihracatındaki payımız azalıyor”<br />
Sanayi, dış ticaret ve ihracat politikalarının birlikte planlanması gerektiğini belirten Özlale,<br />
bakanlıklar arasındaki görev dağılımını eleştirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ihracat<br />
rakamlarını anlatmasına karşılık ihracat teşviklerinin Ticaret Bakanlığı tarafından verildiğini,<br />
veri merkezleri ile veri altyapısı konularında da benzer bir dağınıklık bulunduğunu söyledi.<br />
Asya ülkelerinin sanayi ve ihracatı birlikte ele alan kurumsal yapısına dikkat çeken Özlale,<br />
Türkiye’de bu alanları aynı potada buluşturan bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İhracat performansının yalnızca toplam tutar üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurgulayan<br />
Özlale, Dünya Ticaret Örgütü verilerine atıfla şöyle konuştu:<br />
“İstediğiniz kadar ihracatı artırın, tek bir şeye bakmanız lazım. Türkiye’nin dünya ihracatında<br />
payı artıyor mu? Azalıyor mu? Azalıyor. Bakın, Çin hariç de baksanız, Çin’i dâhil de etseniz<br />
dünya ihracatındaki payımız bizim azalıyor. İhracatta başarı hikâyesi yok ki.”<br />
İstihdam kaybının yüzde 60’ı üç ilde<br />
İstanbul, Bursa ve Tekirdağ’ın toplam istihdam kaybındaki payının yüzde 60 olduğunu<br />
belirten Özlale, özellikle emek yoğun sektörlerdeki krize dikkat çekti.<br />
Bu tablonun bölgesel kalkınmanın önemini artırdığını ifade eden Özlale, sanayinin bir<br />
bölümünün başka bölgelere taşınmasını sağlayacak politikaların gerekliliğini vurguladı. Sanayi<br />
programındaki bütçe artışını olumlu karşılarken bölgesel kalkınmaya ayrılan ödeneğin sınırlı<br />
kalmasını eleştirdi.<br />
Kamu alımlarıyla büyüyen şirketlere KOBİ çağrısı<br />
İSO 500 içinde savunma, havacılık ve raylı sistemler ağırlıklı çalışan, temel müşterisi kamu<br />
olan 10 firmanın satışlarının yüzde 63,5 arttığını aktaran Özlale, 343 yerli özel firmada bu<br />
artışın yüzde 25,9’da kaldığını söyledi.<br />
Kamu ile iş yapmanın şirketler açısından belirgin bir avantaj yarattığına dikkat çeken Özlale,<br />
büyük şirketlere sağlanan desteklerin ve kamu alımlarının KOBİ’lere de katkı sağlayacak<br />
biçimde tasarlanmasını istedi.<br />
KOBİ’lerin büyük projelere katılmasının, ortak test altyapısına erişiminin ve büyük<br />
şirketlerden teknoloji transferinin desteklenmesi gerektiğini belirten Özlale, kamu alımlarıyla<br />
yaratılan katma değerin ancak bu yolla daha geniş bir üretim ağına aktarılabileceğini ifade<br />
etti.<br />
“Teşvikleri yatırım tutarıyla mı, verimlilik artışıyla mı ölçüyorsunuz?”<br />
Ar-Ge harcamalarındaki artışın Türkiye’nin AB-27 ortalamasının altında kaldığı gerçeğini<br />
değiştirmediğini belirten Özlale, yapay zekâ politikalarında da şirketlerin teknolojiyi<br />
kullanabilme kapasitesine odaklanılması gerektiğini söyledi.<br />
Yapay zekâya yatırım yapmanın ve yerli teknoloji şirketleri çıkarmanın yanında, mevcut<br />
şirketlerin bu teknolojiyi özümseyerek verimlilik artışına dönüştürmesinin önemini<br />
vurgulayan Özlale, Bakanlığa şu soruyu yöneltti:<br />
“Bu verdiğiniz teşviklerin sonucunu verdiğiniz yatırım tutarıyla mı ölçüyorsunuz? Yoksa<br />
şirketlerin verimlilik artışıyla mı ölçüyorsunuz?”<br />
AB’nin yeni sanayi politikası ve BYD sorusu<br />
Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikasının Bakanlığın sunumunda yeterince ele alınmadığını<br />
belirten Özlale, Türkiye’nin ihracatının yaklaşık yarısını gerçekleştirdiği pazardaki dönüşümün<br />
önümüzdeki beş altı yıl açısından kritik olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BYD ve TOGG’un satışlarını da karşılaştıran Özlale, 2024’te BYD’nin 8.331, TOGG’un yaklaşık<br />
30 bin araç sattığını, 2025’te ise BYD’nin TOGG’u geçtiğini belirtti. Bu değişimi BYD ile yapılan<br />
bir milyar dolarlık yatırım anlaşmasına bağlayan Özlale, Bakanlıktan açıklama beklediğini<br />
ifade etti.<br />
Özlale’nin konuşması şöyle:<br />
“Sayın Bakan, Bakan Yardımcıları, değerli bürokratlar, Sayın Milletvekilleri, basınımızın<br />
değerli emekçileri, hepinizi saygıyla selamlıyorum. İlk önce bütçeye bakalım.<br />
Bütçe gerçekten büyüyor. Bu olumlu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına reel anlamda yüzde on<br />
iki buçuk bir artış yapılmış.<br />
Bu olumlu. Olumsuz olan tabii, imalatın millî gelir içerisindeki payı düşerken büyüyor.<br />
Dolayısıyla birazdan da bahsedeceğiz.<br />
Sanayide hem üretimde hem de istihdamda çok önemli problemler var. Bütçe artışını olumlu,<br />
bu problemlerin yıllar içerisinde tekrarlanmasını da olumsuz buluyoruz. Artışın ağırlığı sanayi<br />
programında, bu da olumlu.<br />
Çünkü yeni bir sanayi devriminin eşiğindeyiz. Ağırlığın sanayi programlarına verilmesini ben<br />
tekrardan olumlu karşılıyorum. Fakat burada tutmayan hedefler ve düşürülen hedefler diye<br />
bir şey var.<br />
Bu, sizin 2027 teklifinizdeki program göstergelerinden. Mesela 2026 planında imalatın millî<br />
gelir içerisindeki payını yüzde 17 söylemişsiniz. Tahmin 15,5.<br />
2027 hedefinde de 17’nin bile altında kalmış. 15,9. Doğrudan yabancı yatırımlar, 2026<br />
planında 15,2; tahmin 10, hedef de 10,6.<br />
Bu hedef de tutmamış ve hedef aşağıya doğru düşürülmüş. Teknogirişim rozeti, 2026 planı 5<br />
bin. 2026 tahmini 1.300.<br />
2027 hedefi 3 bin. Faaliyetteki Ar-Ge merkezinde de aynı şey var. Burada yani Sanayi ve<br />
Teknoloji Bakanlığının birçok hedefinin tutmadığını görüyoruz.<br />
Buradaki problemlerden bir tanesi, sanayi ve teknoloji politikamızın maalesef Hazine ve<br />
Maliye Bakanı tarafından uygulanan istikrar programının bir kurbanı olması. Üstelik Sanayi ve<br />
Teknoloji Bakanlığı olarak ben sanayideki problemlerin, özellikle ekonomideki problemlerin<br />
son iki senede başlamadığını; 2019–2022 arasındaki o bol para, teşviklerin bolca dağıtıldığı,<br />
firmaların atıl kapasite yaratacak şekilde yatırım yaptığı dönemde bu problemlerin başladığını<br />
düşünüyorum. O problemlerin sonuçlarını da maalesef şimdi görüyoruz.<br />
Bahsettiğiniz bir Ar-Ge başarısı, Ar-Ge’nin artması, hâlâ bizim AB-27 ülkelerinin ortalamasının<br />
altında kaldığımız gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Ar-Ge’de hâlâ AB-27’nin altındayız. Burada<br />
yapay zekâya çok fazla vurgu yaptınız.<br />
Ben bunu önemsiyorum. Yapay zekâya yatırım yapmak, orada yeni teknoloji, yerli şirketler<br />
çıkartmak kadar yapay zekâyı şirketlere nasıl kullanacağını öğretmemiz önemli. Bakın, yeni<br />
bir rapor var.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2026 yılında. Bu raporu ben daha sonradan sizlerle paylaşırım. Yapay zekâyı sık kullanan<br />
şirketler karmaşık işlerde çok daha başarılı oluyorlar.<br />
Seyrek kullananlar da hiç kullanmayanlara göre daha başarılılar. Dolayısıyla buradaki bence<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının esas politikası şu olmalı. Dışarıda geliştirilen bir teknolojiyi<br />
bizim şirketlerimizin özümsemesi ve bunu verimliliğe çevirmesi olmalı.<br />
O yüzden de sormak lazım. Bu verdiğiniz teşviklerin sonucunu verdiğiniz yatırım tutarıyla mı<br />
ölçüyorsunuz? Yoksa şirketlerin verimlilik artışıyla mı ölçüyorsunuz? Resmî verilere geçelim.<br />
Şimdi bu bizim sanayisizleşme fotoğrafımız.<br />
İmalatın millî gelirdeki payı 2022’de 21,8’den 15,4’e düşüyor. İmalattaki istihdam artışına<br />
baktığınız zaman negatif. Kapasite kullanım oranları 77’yle başlamış, 2026’da 73,8’e inmiş.<br />
Dolayısıyla imalat sanayinde hangi göstergeye bakarsanız bakın, burada istihdam tarafında,<br />
üretim tarafında karşımıza olumsuz bir tablo çıkıyor. Daha geniş bakalım. 2016’dan 2026’ya<br />
kadar.<br />
Bakın, 2023’te imalat sanayi endeksimiz 111,9. Tam üç sene sonra, Ağustos 2026, 108,7.<br />
İmalat sanayi endeksi.<br />
Yani burada tamamıyla yatay seyreden bir imalat sanayi var. Resmî verilerdir. O yüzden de<br />
burada sanayide işlerin iyi gittiğini söylemek mümkün değil.<br />
İhracattan bahsettiniz. Aslında ihracat, burada da bir problem var. Ticaret Bakanlığının<br />
konusu.<br />
Geçen sene de söylemiştim. İhracat Genel Müdürlüğü kimde? Sizde mi? Ticaret Bakanlığında.<br />
Şimdi çarşamba günü gelecek.<br />
Sayın Bolat, ihracattan bahsedecek. Burada sizi eleştirmek değil problem. Buradaki sistem,<br />
ihracatla dış ticaretle sanayiyi aynı potada eriten bir bakanlığın kurulmasıdır.<br />
Yani Asya ülkelerinin ihracatla sanayiyi bir arada gerçekleştirmesinin ve Asya mucizesinin<br />
arkasındaki kurumsal sebeplerden bir tanesi, sanayi ve ihracatı aynı bakanlık yapar.<br />
Dolayısıyla sizin ihracattaki artıştan bahsetmeniz, aslında Ticaret Bakanlığının bir bakıma<br />
bahsetmesi gereken bir şeyden bahsetmeniz anlamına geliyor. Orada da mesela veri<br />
merkezlerinden bahsettiniz.<br />
Yani o da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının. Yani o yüzden verilen teşviklerde, faaliyet<br />
alanlarında şöyle bir problem oluyor Sayın Bakan. İhracatta siz bir rakamdan<br />
bahsediyorsunuz fakat ihracat teşviklerini Ticaret Bakanlığı veriyor.<br />
TURQUALITY destekleri. Veri merkezi, veri altyapısında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı<br />
gelecek, anlatacak veri altyapısını. Ama siz veri merkezlerinden bahsediyorsunuz.<br />
Dolayısıyla bu bakanlıklar arasında koordinasyonda bir problem var. Ama ihracatı bir olarak<br />
değerlendirirsek problem şurada. İstediğiniz kadar ihracatı artırın, tek bir şeye bakmanız<br />
lazım.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin dünya ihracatında payı artıyor mu? Azalıyor mu? Azalıyor. Bakın, Çin hariç de<br />
baksanız, Çin’i dâhil de etseniz dünya ihracatındaki payımız bizim azalıyor. İhracatta başarı<br />
hikâyesi yok ki.<br />
Tablo burada. İsterseniz sizlerle paylaşalım. Dünya Ticaret Örgütü verisi.<br />
Daha sonrasında, şimdi birazdan borsadan bahsedeceğiz. Sanayinin ne yaptığını. Bakın şimdi,<br />
2023’ten itibaren BIST 100 yüzde 39,5 artmış.<br />
BIST Sınai yüzde 3,1 artmış. Burada da bir problem var. Yani bunlar büyük şirketler.<br />
Borsada işlem gören büyük şirketlerde endekse baktığınız zaman, üç yılda sadece yüzde 3,1<br />
artan bir sınai endeks var. Demek ki bizim burada borsadaki yatırımcı sanayi şirketlerine de<br />
yönelmiyor. Getiri olmadığı için.<br />
Durgunluk toplamda ama kriz emek yoğun sektörlerde. Burada bir şeye dikkat çekmek lazım.<br />
Nerede biz en fazla istihdam kaybı yaşadık? İstanbul, Bursa, Tekirdağ. Toplam istihdam<br />
kaybının yüzde 60’ı buradan geliyor.<br />
O zaman bu da bize şunu gösteriyor. Bölgesel kalkınma önemli ve biz buradaki sanayinin bir<br />
kısmını başka yerlere çekmemiz lazım. Ama Sayın Bakan, sanayi programındaki artışa ne<br />
kadar olumlu diyorsak bölgesel kalkınmada daha fazla ödenek artırmamanızı, oraya çok sınırlı<br />
bir ödenek ayırmanızı da eleştirmek zorundayız.<br />
Bölgesel kalkınmaya ayırdığınız ödenek hele böyle bir dönemde çok düşük. Bir başka nokta<br />
da şu. Baktık tekrardan, kamu alımlarıyla büyük şirketler büyüyor.<br />
Mesela bu İSO 500 içerisinde savunma, havacılık, raylı sistemler ağırlıklı çalışan ve temel<br />
müşterisi kamu olan on tane firmanın satışları yüzde 63,5 artıyor. 343 tane yerli özel<br />
firmanınsa sadece yüzde 25,9 artıyor. Dolayısıyla kamu ile iş yapmak burada bir avantaj.<br />
O zaman burada iki tane eleştireceğimiz şey var. Bir, kamu bu kadar domine etmemeli. Bir<br />
politika önerisi de şu olmalı.<br />
Sizler bu teşvikleri büyük şirketlere verirken, kamu alımları yaparken o zaman altta<br />
söylediğimiz KOBİ’leri de büyük projelere katan, onların test yapması için ortak test<br />
altyapısını zenginleştiren ve özellikle KOBİ’lere büyük şirketlerden teknoloji transferini<br />
mümkün kılan bir anlayışla hareket etmeniz lazım. Ancak o zaman sizler büyük şirketlerden<br />
yaptığınız alımlarda yaratacağınız katma değeri KOBİ’lere aktarabilirsiniz. Üç tane konuya<br />
değinmediniz.<br />
Bunlardan bir tanesi AB’nin yeni sanayi politikası. Arkadaşlar değindi. Sizden değinmenizi<br />
beklerdik.<br />
Bu konu bizim için oldukça önemli. Biz bunu hem size hem de çarşamba günü Ticaret Bakanı<br />
Sayın Bolat’a sunacağız. Çünkü önümüzdeki beş altı yıl içerisinde bizim ihracatımızın yarısını<br />
gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği’nin ciddi anlamda bir paradigma değişikliği var.<br />
İkinci nokta TOGG. Bu, yine arkadaşlarım da bahsedeceklerdir. Ben de burada biraz<br />
bahsedeyim.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakın, 2024 yılında BYD’nin satışı 8.331. TOGG’un 30 bin. 2025’te BYD, TOGG’u geçiyor.<br />
Bunun tek sebebi sizin bir milyar dolarlık yatırım anlaşması vermeniz. Şimdi burada bunda da<br />
bir açıklama bekliyoruz akşam ama bana kalan son bir buçuk iki dakika içerisinde daha<br />
önemli bir konudan bahsetmek istiyorum. O da fon vurgunu.<br />
Sayın Bakan, bakınız burada sizin bakanlığınızın destek verdiği üç tane şirket var. Astor Enerji,<br />
CW Enerji, Kontrolmatik. Bu üçünün de adı fon vurgununda geçti.<br />
Kontrolmatik’e sizler bir milyara yakın, 917,1 milyonluk bir yatırım teşviki vermişsiniz.<br />
Kontrolmatik şu anda bütün ona güvenenleri hüsrana uğrattı ve battı. Dolayısıyla sizin yatırım<br />
teşvikiniz de battı.<br />
CW Enerji programını ben olumlu bulanlardan bir tanesiyim. 3 Mart 2026 tarihli, belgeli.<br />
Sizler buna çok ciddi bir yatırım teşviki veriyorsunuz.<br />
Fakat onun kurucusu, CW Enerji’nin de mal varlığına tedbir konduğunu açıkladı. 28 Eylül<br />
2026’da. Ve Astor Enerji.<br />
Astor Enerji sizden 1,134 milyar liralık bir yatırım teşviki aldı. Bitiriyorum. Bitiriyorum.<br />
Geç başladığım için. Dolayısıyla bu ana hissedarların da orada soruşturmada adı geçti. Burada<br />
şu sorun var.<br />
Tabii ki sizler yatırım teşviki vermeye devam edeceksiniz. Bizler bu yatırım teşviklerinin doğru<br />
olduğunu düşünerek de sizi destekleriz. Fakat burada bir koordinasyon problemi var.<br />
Anlamıyorum. Verdiğiniz desteklerle büyüttüğünüz şirketlerin daha sonradan nasıl faaliyet<br />
gösterdikleri, bu şirketlerin hangi alanlarda ne tür finansal manipülasyonlar yaptığını izlemesi<br />
gereken bir organ olması lazım. Bakın, burada milyarlarca liralık yatırım teşviki verilmiş ama<br />
bunun sonucunda da bu şirketlerin fon vurgununda adı geçiyor.<br />
Ben bunu bir problem olarak görüyorum, diyorum. Sabrınız için teşekkür ederim.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 11:21:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ozlaleden-sanayi-bakanina-tesvik-hesabi-milyarlarca-liralik-destek-verdiginiz-sirketlerin-adi-fon-vurgununda-geciyor-h164176.html">Özlaleden Sanayi Bakanına teşvik hesabı Milyarlarca liralık destek verdiğiniz şirketlerin adı fon vurgununda geçiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-hasar-goren-araclara-change-islemi-yaparak-suc-geliri-elde-eden-suphelilere-operasyon-183-milyon-liralik-malvarligina-el-konuldu-h164175.html</link>
		<title>Depremde hasar gören araçlara change işlemi yaparak suç geliri elde eden şüphelilere operasyon: 183 milyon liralık malvarlığına el konuldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören araçların motor ve şasi numaralarını, yurt dışından yasa dışı yollarla getirilen araçlarla değiştirerek üçüncü kişilere sattıkları ve suç gelirlerini akladıkları değerlendirilen 12 şüpheli gözaltına alındı. Suçtan kaynaklandığı değerlendirilen yaklaşık 183 milyon lira değerindeki mal varlığına da el konuldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, depremde hasar gören araçların motor ve şasi numaralarının değiştirilerek yeniden satışa sunulması ve bu yolla elde edilen suç gelirlerinin aklanmasına yönelik başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamaya göre; soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, şüphelilerin ağır hasarlı ve tamir edilemeyecek durumdaki araçları kendileri veya yakınları adına satın aldıkları belirlendi. Şüphelilerin, haciz ve yakalama kaydı bulunan araçlar ile yurt dışından yasa dışı yollarla ülkeye getirilen araçların motor ve şasi numaralarını değiştirdikleri, bu araçları üçüncü kişilere sattıkları değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">183 MİLYON LİRALIK MAL VARLIĞINA EL KONULDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma kapsamında şüphelilerin, araçların satışından elde ettikleri suç gelirlerini eşleri, kardeşleri, anneleri ve diğer üçüncü kişiler adına mal varlığı değerleri edinerek akladıkları değerlendirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu kapsamda 3 Kasım 2026 tarihinde Ankara, Tokat ve Kırşehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan haklarında adli işlem başlatılan 14 şüpheliden 12'si yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonlarda bir ruhsatsız tabanca ele geçirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma kapsamında suçtan kaynaklandığı değerlendirilen yaklaşık 183 milyon lira değerinde mal varlığına el konuldu. Soruşturmanın, suç gelirlerinin kaynağının, bu gelirlerle bağlantılı malvarlığı hareketlerinin ve ilgili kişilerin tespit edilmesi amacıyla çok yönlü sürdürüldüğü bildirildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 11:00:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/depremde-hasar-goren-araclara-change-islemi-yaparak-suc-geliri-elde-eden-suphelilere-operasyon-183-milyon-liralik-malvarligina-el-konuldu-h164175.html">Depremde hasar gören araçlara change işlemi yaparak suç geliri elde eden şüphelilere operasyon: 183 milyon liralık malvarlığına el konuldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuikin-enflasyon-verilerine-gore-kasim-ayinda-kira-artis-tavani-yuzde-3123-oldu-h164174.html</link>
		<title>TÜİK&apos;in enflasyon verilerine göre kasım ayında kira artış tavanı yüzde 31,23 oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun açıkladığı ekim ayı enflasyon verilerine göre, kasım ayında ev ve iş yerleri kiralarında uygulanacak tavan yüzde 31,23 oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK verilerine göre ekim ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nde (TÜFE) aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 29,77, 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 artış kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, ekim ayında ev ve iş yerlerine yapılacak kira zammı oranı da en fazla yüzde 31,23 olacak. Ekim ayındabu tavan oranı yüzde 31,49 olmuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK: Ekim ayında enflasyon yıllık yüzde 29,77, aylık yüzde 2,58 arttı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK'in ekim ayı verilerine göre, enflasyon bir önceki aya göre yüzde 2,58, yıllık ise yüzde 29,77 arttı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre, TÜFE'deki 2026 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,58, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 27,52 arttı. Enflasyon, bir önceki yılın aynı ayına göre de yüzde 29,77, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 artış oldu.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 10:40:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuikin-enflasyon-verilerine-gore-kasim-ayinda-kira-artis-tavani-yuzde-3123-oldu-h164174.html">TÜİK&apos;in enflasyon verilerine göre kasım ayında kira artış tavanı yüzde 31,23 oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hur-sen-genel-baskani-levent-kuruoglundan-memur-sen-ve-turkiye-kamu-sene-tepki-memurun-iradesine-baraj-kurulamaz-h164173.html</link>
		<title>Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu&apos;ndan Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen&apos;e tepki: Memurun iradesine baraj kurulamaz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın&#039;ın dayanışma aidatı, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci&#039;nin ise sendikal baraj taleplerine tepki gösterdi. Sendikal örgütlenmenin ekonomik baskılarla sınırlandırılamayacağını savunan Kuruoğlu, “Memurun iradesine baraj kurulamaz. Hür tercihine fiyat biçilemez” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, kamu çalışanlarının sendikal haklarına ilişkin tartışmalar üzerinden Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen yönetimlerini eleştirdi. Kuruoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın dayanışma aidatı istiyor. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci sendikal baraj talep ediyor. Gerekçeleri de sendikal alanı “disipline etmek”. Önce kendi geçmişinize bakın. 2001 yılında çıkarılan 4688 sayılı Kanun’da, sendika aidatlarının maaştan kesilerek sendikaya aktarılması için yüzde 5 şartı bulunuyordu. Memur-Sen’e bağlı sendikaların bir bölümü de bu barajın altında kalıyordu. Memur-Sen’in talebi üzerine, 2004 yılında 5198 sayılı Kanun’la bu şart kaldırıldı ve bağlı sendikalarının önündeki engel aşıldı. Dün kendi talebiyle kaldırılan barajı bugün başkalarının önüne koymak istemek, sendikal ikiyüzlülüktür. Memur-Sen yönetimine soruyoruz: Dün önünüzden kaldırılan engelleri bugün başkalarının önüne koymayı nasıl savunuyorsunuz? Bu tutumun adı sendikal ikiyüzlülüktür. Siz küçükken örgütlenme hakkı vardı da bugün başka sendikalar kurulunca mı “sendika enflasyonu” oldu? Sizin büyümenize imkân sağlayan özgürlük, başkaları için neden fazla geliyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her iki konfederasyona da hatırlatıyoruz: Toplu sözleşme ikramiyesine getirilen yüzde 1 barajını Danıştay 12. Dairesi 16 Mart 2023’te, yüzde 2 barajını ise Anayasa Mahkemesi 18 Ocak 2024’te iptal etti. Bu kararlarlarla ortaya koydukları ilke açıktır: Çalışanların sendikal tercihleri ekonomik baskıyla yönlendirilemez. Yargının ortaya koyduğu bu gerçeğe rağmen hâlâ baraj arayışındasınız! Bazı sendikalar, genel kurullarını toplayacak üye veya delege sayısını ya da yönetim organlarını oluşturma yeterliliğini kaybetmiş durumda. Mesele buysa çözümü bellidir: Bu sendikaların faaliyetlerini sona erdirme ve tasfiye süreçleri kolaylaştırılarak kendi iradeleriyle hızla kapanmalarının önü açılabilir. Faaliyeti kalmamış sendikaları sürekli propaganda malzemesi yaparak çalışanların özgür iradesiyle tercih ettiği sendikaların önüne baraj koyamazsınız. Kapanmak isteyenin önünü açacak düzenleme yapılabilir; mücadele edenin önünü kesecek düzenleme ise sendikal demokrasiyi ve rekabeti ortadan kaldırmaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dayanışma aidatı talebiniz de aynı soruyu önümüze getiriyor: Kamu çalışanı, sizin sendikanızı tercih etmediği için neden size para ödemek zorunda bırakılsın? Memurun sendikal tercihini ekonomik baskıyla yönlendirmeye kimsenin hakkı yoktur. Memurun maaşı erirken, emekli geçinemiyorken, işyerlerinde liyakatsizlik ve adaletsizlik sürerken sizin önceliğiniz neden baraj ve aidat? Kamu çalışanının alın terinin karşılığını büyütmek yerine kendi sendikal düzeninizi korumanın hesabını mı yapıyorsunuz? Sendikal alanı disipline etmek istiyorsanız önce memura verdiğiniz sözlerin hesabını verin. Başarınızı rakiplerin önüne koyacağınız engellerle değil, çalışanlara kazandırdığınız haklarla gösterin. Hür-Sen olarak sendikal özgürlüğü kendimiz için istediğimiz kadar herkes için savunuyoruz. Üye sayımız ne olursa olsun bu ilkemiz değişmeyecek. Memurun iradesine baraj kurulamaz. Hür tercihine fiyat biçilemez."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 10:25:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/hur-sen-genel-baskani-levent-kuruoglundan-memur-sen-ve-turkiye-kamu-sene-tepki-memurun-iradesine-baraj-kurulamaz-h164173.html">Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu&apos;ndan Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen&apos;e tepki: Memurun iradesine baraj kurulamaz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/fon-sorusturmasi-kapsaminda-4u-eski-spk-yoneticisi-6-kisi-hakkinda-gozalti-karari-verildi-h164172.html</link>
		<title>Fon soruşturması kapsamında 4&apos;ü eski SPK yöneticisi 6 kişi hakkında gözaltı kararı verildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Fon soruşturması” kapsamında; SPK eski Kurul Başkan Vekili Enver Usca, SPK eski Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu, SPK eski Ortaklar Finansmanı Daire Başkanı Kürşat Sait Babuçcu ile SPK eski Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan&#039;ın da aralarında bulunduğu 6 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği açıklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sermaye piyasalarında bazı şüpheli işlemlere yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Fon soruşturması” devam ediyor. Soruşturma kapsamında yeni gözaltı kakarları verildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre haklarında gözaltı kararı verilen isimler şunlar:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SPK eski Kurul Başkan Vekili Enver Usca, SPK eski Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu, SPK eski Ortaklar Finansmanı Daire Başkanı Kürşat Sait Babuçcu, SPK eski Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş ile TERA Halding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 10:07:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/fon-sorusturmasi-kapsaminda-4u-eski-spk-yoneticisi-6-kisi-hakkinda-gozalti-karari-verildi-h164172.html">Fon soruşturması kapsamında 4&apos;ü eski SPK yöneticisi 6 kişi hakkında gözaltı kararı verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-7-il-icin-sari-kodlu-saganak-uyarisi-hangi-illerde-etkili-olacak-iste-tahminler-h164171.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den 7 il için sarı kodlu sağanak uyarısı! Hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu&#039;nun kuzeyi, Batı Karadeniz, Orta Karadeniz&#039;in iç kesimleri, Doğu Anadolu&#039;nun güney ve batısı, Güneydoğu Anadolu ile Samsun, Gümüşhane, Kars, Ağrı ve Iğdır çevrelerinin yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kıyı Ege ile Edirne, Kırklareli ve Antalya çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. İç ve doğu kesimlerde pus ve yer yer sis bekleniyor. İşte 3 Kasım 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önemli bir değişiklik olmayacağı, sıcaklıkların batı bölgelerimizden başlayarak hissedilir derecede azalacağı tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güney ve doğulu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Kıyı Ege ile Edirne, Kırklareli ve Antalya çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve hortum oluşma riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Edirne ve Kırklareli çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 22°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kıyı Ege'de kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis görüleceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 19°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 18°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UŞAK °C, 17°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, (Mersin ve Adana hariç) bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Antalya çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 27°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 22°C<br />
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğlen ve akşam saatlerinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 19°C<br />
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">NEVŞEHİR °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 22°C<br />
Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 16°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 20°C<br />
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz ile Samsun ve Gümüşhane çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin güney ve batısı ile Kars, Ağrı ve Iğdır çevrelerinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 13°C<br />
Çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, (Mardin hariç) bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 09:57:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-7-il-icin-sari-kodlu-saganak-uyarisi-hangi-illerde-etkili-olacak-iste-tahminler-h164171.html">Meteoroloji&apos;den 7 il için sarı kodlu sağanak uyarısı! Hangi illerde etkili olacak? İşte tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164170.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında düşüş sürüyor: İşte 3 Kasım 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 3 Kasım 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları..</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.309 TL, ons altın ise 3.927 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Spot altın, pazartesi günü yüzde 2’nin üzerinde değer kazanarak cuma günü kaydettiği son bir yılın en düşük seviyesinden toparlanma gösterdi. Ancak yükselişini sürdüremeyen değerli metal, bugün TSİ 07.12 itibarıyla yüzde 0,3 gerileyerek ons başına 3.929,41 dolar seviyesinden işlem gördü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 3 Kasım 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.309,87 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.351,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.695,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 41.339,32 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 41.239,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 103.665,33 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 3.927,88 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 09:53:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164170.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164169.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (3 Kasım 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 3 Kasım 2026 Salı gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 3 Kasım 2026 Salı gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 49,9892 (alış) 50,0021'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 56,0431 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 26 09:43:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164169.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekoloji-birligi-peribacalarinin-is-makineleriyle-yikimina-tepki-h164168.html</link>
		<title>Ekoloji Birliği peribacalarının iş makineleriyle yıkımına tepki gösterdi, &amp;quot;güçlendirme&amp;quot; istedi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ekoloji Birliği, Kapadokya&#039;da risk teşkil ettiği gerekçesiyle peribacalarının iş makineleriyle yıkılmasının durdurulmasını ve bilimsel koruma yöntemlerinin uygulanmasını istedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Ekoloji Birliği tarafından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kapadokya'da, risk teşkil ettiği gerekçesiyle milyonlarca yılda oluşmuş peribacalarının iş makineleriyle yıkılışını, Kapadokya Çevre Platformu üyesi Mükremin Toprak tarafından çekilen görüntülerden öfke ve üzüntüyle izledik. Bu yıkım, insanlığın ortak mirasının kıyımdır. Faciayı önleme bahanesiyle doğanın ve tarihin en eşsiz parçalarını ortadan kaldırmak, bir koruma yöntemi olamaz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peribacalarını yıkmadan kurtarmak, geleceğe güvenle taşımak mümkündür. Bu yıkımların derhal durdurulmasını ve uzmanların uyardığı şu acil adımların atılmasını talep ediyoruz: Çökme riski taşıyan yapılar çağdaş mühendislik yöntemleriyle yıkılmadan yerinde güçlendirilmelidir. Peribacalarını içten içe çatlatan ağır vasıta trafiği ve vadilerdeki motorlu araç turları derhal durdurulmalıdır. Riskli alanlar teknolojik izleme sistemleriyle 7/24 takip edilerek facialar yaşanmadan erken uyarı mekanizmaları kurulmalıdır. Doğal aşınmayı hızlandıran hava ve su etkileri koruyucu yüzey müdahaleleriyle kontrol altına alınmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Doğa ve tarih bize miras değil, gelecek nesillerden aldığımız bir emanettir. Kapadokya ticari bir açık hava eğlence parkı değil, milyon yıllık bir doğa harikasıdır. Kapadokya Alan Başkanlığı'nı ve Kültur ve Turizm Bakanlığı'nı iş makinelerini durdurmaya, uzmanların sesine kulak vermeye çağırıyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 16:10:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekoloji-birligi-peribacalarinin-is-makineleriyle-yikimina-tepki-h164168.html">Ekoloji Birliği peribacalarının iş makineleriyle yıkımına tepki gösterdi, &amp;quot;güçlendirme&amp;quot; istedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/batoc-sen-genel-baskani-erdal-bayram-yuzde-5lik-baraj-dayatmasi-h164167.html</link>
		<title>BATOÇ-SEN Genel Başkanı Erdal Bayram: &amp;quot;Yüzde 5lik baraj dayatması yok hükmündedir&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bağımsız Tarım Orman ve Çevre Sendikası Genel Başkanı Erdal Bayram, &quot;Anayasa Mahkemesi’nin ve Danıştay’ın kararlarını çiğneyerek getirmeye çalıştığınız yüzde 5’lik baraj dayatması yok hükmündedir. BATOÇ-SEN olarak, kamu görevlilerinin özgür iradesini yandaş sendikaların insafına bırakmayacağız. Bu antidemokratik kuşatmayı sokaklarda, meydanlarda ve yargı önünde bir kez daha darmadağın edeceğiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Bağımsız Tarım Orman ve Çevre Sendikası (BATOÇ-SEN) Genel Başkanı Erdal Bayram, yaptığı yazılı açıklamada, Çalışma Bakanlığı'nın sendika barajını yüzde 5'e çıkarmaya yönelik çalışmasının, memurların örgütlenme özgürlüğüne indirilmek istenen bir darbe olduğunu belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bayram, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Tarihin ironisine bakın ki, bugün gücü arkasına alıp baraj isteyenler kendi geçmişlerini unutmuşlardır. 4688 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği ilk yılda, bugün baraj diye tutturan Memur-Sen, 11 hizmet kolunun 2'sinde sendika bile kuramamış bir yapıydı. Dahası, 2004 yılı sendika üye tespitlerine bakıldığında, Memur-Sen’e bağlı 10 sendikadan 5’i o dönem uygulanan yüzde 5 barajını aşabilmiş, kalan 5’i ise barajın altında ezilmişti. Kendi varoluş süreçlerinde barajların altından süzülüp gelenler, bugün iktidar yandaşlığını bir kalkan ve silah olarak kullanarak kamu sendikacılığını tekelleştirmeye çalışmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dün baraj altında kalanlar, bugün Türkiye Kamu-Sen ile kol kola girerek ve iktidar yandaşlığını tepe tepe kullanarak 'merdivenaltı yöntemler' ile sendika özgürlüğünü ortadan kaldırmak istiyor. Sırf kendi koltuklarını sağlamlaştırmak ve tabandan yükselen haklı tepkileri bastırmak için anti-demokratik barajların arkasına saklanıyorlar. Tarih, bu antidemokratik baraj heveslilerinin hüsranlarıyla doludur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"YÜZDE 5 BARAJI, ULUSLARARASI HUKUKUN ÇİĞNENMESİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Getirilmek istenen yüzde 5 barajı; Anayasamızın 51. maddesine, çalışma barışına ve Türkiye’nin imzacısı olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine özellikle 87 ve 98 sayılı sözleşmelere açıkça aykırıdır, uluslararası hukukun çiğnenmesidir. Sendikal barajlar, kamu görevlilerini sarı sendikalara üye olmaya zorlayan birer şantaj mekanizmasıdır. Memurun kendi hür iradesiyle sendikasını seçme hakkını elinden almak, demokrasiyi ve sendikal rekabeti katletmektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ANTİDEMOKRATİK KUŞATMAYI DARMADAĞIN EDECEĞİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mevcut konfederasyonların kamu müteahhitliği gibi koltuk koruma derdine düşüp, '350 sendika var, işleyiş zorlaşıyor' bahanesinin arkasına sığınması acizliktir. Demokrasiden korkanlar, alanı boşaltmak için hukuku arkadan dolanmaya çalışmaktadır. Buradan açıkça ilan ediyoruz: İktidarın arka bahçesi haline gelmiş sarı, yandaş ve arka bahçe sendikalara geçit vermeyeceğiz. Anayasa Mahkemesi’nin ve Danıştay’ın kararlarını çiğneyerek getirmeye çalıştığınız yüzde 5’lik baraj dayatması yok hükmündedir. BATOÇ-SEN olarak, kamu görevlilerinin özgür iradesini yandaş sendikaların insafına bırakmayacağız. Bu antidemokratik kuşatmayı sokaklarda, meydanlarda ve yargı önünde bir kez daha darmadağın edeceğiz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 15:43:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/batoc-sen-genel-baskani-erdal-bayram-yuzde-5lik-baraj-dayatmasi-h164167.html">BATOÇ-SEN Genel Başkanı Erdal Bayram: &amp;quot;Yüzde 5lik baraj dayatması yok hükmündedir&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/saglik/nurten-saydan-raporlu-ilaclarin-eczanelerimizden-recetesiz-h164166.html</link>
		<title>Nurten Saydan: &amp;quot;Raporlu ilaçların eczanelerimizden reçetesiz temin edilmesine yönelik çalışmaların önemli olduğunu düşünüyoruz&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, &quot;Raporlu ilaç kullanan hastaların ilaçlarına daha kolay ulaşabilmesi amacıyla, raporlu ilaçların eczanelerimizden reçetesiz temin edilmesine yönelik çalışmaların, hasta yararı ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Ancak temel önceliğimiz bu uygulama hayata geçirilirken eczacılarımızın yeni hukuki, mali ve mesleki risklerle karşı karşıya bırakılmaması ve eczacıya bu konuda hak ettiği ve sorumluluk aldığı eczacı meslek hakkının verilmesi gerekir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Bakanlığı, raporlu ilaç kullanan hastaların doktora giderek reçete yazdırma zorunluluğunu kaldırmaya yönelik bir çalışma içerisinde olduğunu geçen günlerde kamuoyuyla paylaştı. Bu uygulama ile hekim tarafından başlatılan ve rapor süresince değişmeden devam eden tedavilerde hastaların ilaçlarını bir aylık olarak doğrudan eczanelerden temin edebilmesi hedefleniyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BAĞLAYICI PROTOKOL HÜKÜMLERİYLE GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Konu ile ilgili olarak açıklama yapan TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, "Raporlu ilaçların reçetesiz olarak eczanelerimizden sunulabilmesi için öncelikle eczacının ve SGK’nın karşılıklı hak ve sorumlulukları açıkça tanımlanmalı, uygulamanın doğurabileceği hukuki ve mali risklere karşı eczacıyı koruyacak güvenceler oluşturulmalıdır. Eczacılara yeni görev ve sorumluluklar yüklenirken, bu sorumlulukların sınırları belirsiz bırakılmamalı; eczacılar, kendi kontrol alanları dışındaki sistemsel eksiklikler veya doğrulanamayan bilgiler nedeniyle mağdur edilmemelidir" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile SGK arasında ek bir protokol yapılarak başlamasının uygun olacağını söyleyen Saydan, "Bu maddede ilaç temininin koşulları, eczacının sorumluluk sınırları, sistem üzerinden yapılacak kontroller, ödeme ve provizyon süreçleri ile olası kesinti ve geri ödeme taleplerine ilişkin esaslar net biçimde belirlenmelidir. Böylelikle bu uygulama, eczacıların belirsiz sorumluluklarla karşı karşıya kalmasını engelleyecektir” diye ekledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SMS KODU GİBİ GÜVENLİ BİR DOĞRULAMA SİSTEMİ ZORUNLU OLMALIDIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Raporlu ilaçların reçetesiz temininde, hastanın bilgisi ve onayı dışında ilaç verilmesini önlemek, hasta güvenliğini sağlamak ve işlem kayıtlarını güvence altına almak amacıyla SMS kodu veya eşdeğer güvenli bir elektronik doğrulama yönteminin mutlaka uygulanması gerektiğine değinen Nurten Saydan, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İlaç temini öncesinde hastanın ya da mevzuata uygun şekilde yetkilendirilmiş temsilcisinin kimliği ve işlem onayı doğrulanmalı; doğrulama işlemi sistem üzerinde kayıt altına alınmalıdır. Ayrıca bu sistem tasarlanırken akıllı telefon kullanamayan, cep telefonu numarası kurumda kayıtlı olmayan veya dijital hizmetlere erişimde güçlük yaşayan hastalar da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. '20 milyondan fazla olan kronik hastaların kaçının cep telefonu kurumda kayıtlı acaba? &nbsp;Bu hastalar için güvenli alternatif doğrulama yöntemleri oluşturulmalı; teknik altyapıdan veya sistem arızalarından kaynaklanan sorunların sorumluluğu eczacıya yüklenmemelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ECZACININ ALDIĞI &nbsp;SORUMLULUĞUN BEDELİ ECZACIYA ÖDENMELİDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Eczacıların pandemi döneminde olduğu gibi her olağanüstü durumda halk sağlığına sunduğu hizmetler kamuoyu nezdinde açıktır. Elbette ki zor zamanlarda birlik olmanın ve sağlık mensubu olmanın verdiği sorumluluk ile herhangi bir karşılık beklemeden hizmet veriyoruz. Ancak yapılması düşünülen uygulamada kamunun yükünü azaltan ve sorumluluk alan eczacıların bu emeklerinin karşılığının da ödenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlamda yıllardır konuşulan eczacı meslek hakkı kavramının da bu vesile ile hayata geçirilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 15:12:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/saglik/nurten-saydan-raporlu-ilaclarin-eczanelerimizden-recetesiz-h164166.html">Nurten Saydan: &amp;quot;Raporlu ilaçların eczanelerimizden reçetesiz temin edilmesine yönelik çalışmaların önemli olduğunu düşünüyoruz&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/devletin-mali-iktidarin-sahsi-mulku-degildir-h164165.html</link>
		<title>Devletin Malı İktidarın Şahsi Mülkü Değildir</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyetin sanayi lokomotifi Sivas, yanlış özelleştirmelerin ve kapatılan tesislerin
gölgesinde hem üretim gücünü hem de insanını kaybetmeye devam ederken, şimdi de kamu
taşınmazlarının satış listesine girdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">KARASU: SİVAS YATIRIM BEKLİYOR, TAŞINMAZLARI SATIŞA<br />
ÇIKARILIYOR!<br />
“DEVLETİN MALI İKTİDARIN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR”<br />
Cumhuriyetin sanayi lokomotifi Sivas, yanlış özelleştirmelerin ve kapatılan tesislerin<br />
gölgesinde hem üretim gücünü hem de insanını kaybetmeye devam ederken, şimdi de kamu<br />
taşınmazlarının satış listesine girdi.<br />
YENİ Parti Milletvekili Karasu, Sivas merkez ve Kangal’daki Karayolları Genel<br />
Müdürlüğü’nün iki taşınmazın özelleştirilmesine tepki gösterdi ve Meclis gündemine taşıdı.<br />
Karasu, “Satıştan elde edilecek gelir Sivas’a mı dönecek, yoksa Sivas’ın varlıkları yine<br />
Sivas’a uğramadan mı elden çıkarılacak?’ diye sordu”<br />
Cumhuriyetin sanayi lokomotifi Sivas, yanlış özelleştirmelerin ve kapatılan tesislerin<br />
gölgesinde hem üretim gücünü hem de insanını kaybetmeye devam ederken, şimdi de kamu<br />
taşınmazlarının satış listesine girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını<br />
taşıyan karar ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait Sivas merkez ve Kangal’daki iki kritik<br />
taşınmazlar özelleştirme kapsamına alındı. YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu,<br />
satışlara tepki gösterdi.<br />
Yıllardır durdurulamayan göç dalgasıyla nüfusu eriyen, SİDEMİR gibi dev değerleri atıl<br />
bırakılan, tarım ve hayvancılığın can çekiştiği Sivas’taki kamu taşınmazlarının da satılığa<br />
çıkarılması “Sivas tamamen mi gözden çıkarıldı?” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Karayolları Genel Müdürlüğüne ait Türkiye<br />
genelindeki 37 taşınmaz özelleştirme kapsamına alındı. Satış listesinde Sivas Merkez Kadı<br />
Burhanettin Mahallesi’nde bulunan Karayolları Tesisler ve Bakım Başmühendisliği’nin<br />
bulunduğu yer ile Kangal’daki taşınmaz da yer aldı. YENİ Parti Sivas Milletvekili Karasu,<br />
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na soru önergesi verdi ve “Sivas’a yatırım<br />
yapmak yerine Sivas’ın kamu varlıklarını satıyorlar. Kamu malı, iktidarın bütçe açığını<br />
kapatma kasası değildir” dedi.<br />
YENİ Parti Sivas Milletvekili Karasu, Cumhurbaşkanlığı kararı kapsamında Sivas Merkez<br />
Kadıburhanettin Mahallesi 508 ada 101 parsel ile Kangal ilçesi Yeni Mahalle 121 ada 25<br />
parsel numaralı taşınmazların özelleştirme programına alındığını hatırlattı. Taşınmazların satış<br />
gerekçelerini, yüzölçümlerini, mevcut kullanım durumlarını, ekspertiz değerlerini ve satıştan<br />
elde edilecek gelirin hangi yatırımlarda kullanılacağını soran Karasu, Sivas’ın öne çıkan<br />
sorunlarına da dikkat çekti.<br />
“YATIRIM YAPMAK YERİNE VARLIKLARINI SATIYORLAR”<br />
Sivas’ın yıllardır yatırım, üretim ve istihdam beklediğini belirten Karasu, “Askeri Dikimevini,<br />
SİDEMİR’i, Kangal Termik’i yem ve çimento fabrikaları gibi üretim kalelerini iktidarın<br />
özelleştirme ve küçülme politikalarına kurban veren, tarım ve hayvancılığı da kaderine terk<br />
edilen Sivas; yanlış yönetim anlayışının faturasını göç verip, insanını kaybederek ödüyor.<br />
Gençler iş bulamadığı için memleketini terk etmek zorunda bırakılıyor. Kangal’da termik<br />
santralin geleceği tartışılırken şimdi de kamuya ait taşınmazlar satış listesine konuluyor.<br />
Sivas’a yatırım yapmayanlar, Sivas’ın elindeki kamu varlıklarını satmaya geliyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SATIŞ GELİRİ SİVAS’A DÖNECEK Mİ?”<br />
Karayolları Genel Müdürlüğünün yatırımlarına kaynak sağlamak gerekçesiyle kamu<br />
taşınmazlarının satışa çıkarılmasını eleştiren Karasu, satış gelirlerinin Sivas’a dönüp<br />
dönmeyeceğine ilişkin sorular da sordu. Karasu, “Karayollarının yatırım yapabilmesi için<br />
neden önce kamuya ait taşınmazların satılması gerekiyor? Sivas’taki bu iki taşınmazın<br />
satışından elde edilecek gelir Sivas’ın ulaşım altyapısına, Karayolları yatırımlarına veya<br />
bölgedeki hizmetlerin geliştirilmesine aktarılacak mı? Yoksa daha önce olduğu gibi Sivas’ın<br />
ortak değerleri satılacak, elde edilen kaynak başka yerlerde mi harcanacak?” diye sordu.<br />
“DEVLETİN MALI İKTİDARIN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR”<br />
Özelleştirme kararının yalnızca iki taşınmazın satışı olarak değerlendirilemeyeceğini<br />
vurgulayan Karasu, kamu mülkiyetinin korunması ve kamu yararının gözetilmesi gerektiğini<br />
belirterek “Bir taraftan kamu yatırımlarını finanse etmek için kaynak aradıklarını söylüyorlar,<br />
diğer taraftan fon vurgunlarına göz yumup kamuya ait varlıkları satıyorlar. Üretimden,<br />
istihdamdan, yeni yatırımlardan kaynak yaratmak yerine ülkenin birikmiş varlıklarını elden<br />
çıkarmak en kolay olanıdır. Kamu malı, devletin malı iktidarın şahsi mülkü değildir. O<br />
taşınmazlar bu milletin vergileriyle oluşmuş ortak değerleridir. Sivas’ın ihtiyacı yeni<br />
özelleştirme kararları değil; yeni fabrikalar, üretim tesisleri, istihdam alanları ve kamusal<br />
yatırımlardır. Sivas’ın geleceğini satış listelerine sığdıramazsınız!” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 14:29:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/devletin-mali-iktidarin-sahsi-mulku-degildir-h164165.html">Devletin Malı İktidarın Şahsi Mülkü Değildir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-depremzede-esnafin-borcunu-silin-hataya-nefes-aldirin-h164164.html</link>
		<title>Yıldırım Kara:  Depremzede Esnafın Borcunu Silin, Hataya Nefes Aldırın</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, TBMM’ye
sunmuş olduğu kanun teklifleri hakkında yazılı bir basın açıklamasında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Hatay’daki ekonomik canlanmanın çeşitli nedenlerden dolayı istenen düzeyde<br />
gerçekleşmediğini vurgulayan Kara, “Bizler Hatay’ın yeniden ayağa<br />
kaldırılmasını siyasi polemiklerin üzerinde bir hedef olarak görüyoruz. Bu<br />
nedenle tüm siyasi partilerden hassasiyet bekliyoruz ancak bir karşılık<br />
alamıyoruz. Deprem bölgesindeki KOBİ’lerin ayağa kalkması sağlanmazsa<br />
kalıcı bir istihdam gerçekleşmeyeceği gibi mal ve hizmet üretimi de aksayacak,<br />
normale dönüş mümkün olmayacaktır. Bu konuda hem sahanın gerçekleri hem<br />
de veriler ortadadır. Esnafımız sürekli olarak borçların altında ezildiğini,<br />
finansmana erişemediklerini, icra takipleriyle, alacaklılarla uğraştığını söylüyor.<br />
TEPAV tarafından yayımlanan İstihdam İzleme Bültenine göre, 2026’nın ilk 6<br />
ayında en fazla istihdam kaybı, 22 bin 240 kişi ile Hatay’da görüldü. Bunun<br />
anlamı, şehrimizin ekonomik yapısının pamuk ipliğine bağlı olduğu, inşaatlar<br />
sona erdikçe yeni bir krizin ortaya çıkacağıdır. Biz de bunu önlemek, esnafımıza<br />
nefes aldırmak, işletmelerimizi güçlendirmek için TBMM’ye bir kanun teklifi<br />
sunduk. Bu teklife göre Hazine ve Maliye Bakanlığına ödenecek olan vergi<br />
borçları ile Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenecek olan sigorta primleri, bir<br />
defaya mahsus olmak üzere, yapılandırmaya tabi tutulacaktır. Depremzede<br />
esnafın borcunu silmek, Hatay’a büyük bir nefes aldıracaktır. Tüm siyasi<br />
partilerden kanun teklifimizi değerlendirmelerini, böylece Hatay’a sözde değil,<br />
özde destek olmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.<br />
YILDIRIM KARA: ÜLKENİN İTİBARI EMEKLİSİNİN REFAHIYLA<br />
ÖLÇÜLÜR<br />
Emeklilerin yaşadığı sorunlara da değinen Kara, “Emekliler, iktidar tarafından<br />
açıkça ‘bütçeye masraf’ olarak görülüyor. Yaşam boyu çalışmalarının karşılığını<br />
görmek, saygın bir yaşam sürmek isteyen emekliye ‘Sen fazlalıksın’ deniyor.<br />
Emeklilerinin sokak ortasında intihar etmek zorunda kaldığı bir ülkenin milli<br />
geliriyle övünmeye hakkı yoktur. Bir ülkenin itibarı, ona emek vermiş<br />
emeklisine gösterdiği hürmetle, sunduğu yaşam koşullarıyla, refahıyla ölçülür.<br />
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine<br />
çıkartılmasını; asgari ücretin de insanca yaşanabilecek bir düzeye getirilmesini</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">teklif ediyoruz. Biz de vermiş olduğumuz kanun teklifiyle hem partimizin<br />
politikalarını tasdik ediyor hem de emeklilerimizin yanlarında olduğumuzu<br />
vurguluyoruz” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 14:03:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/yildirim-kara-depremzede-esnafin-borcunu-silin-hataya-nefes-aldirin-h164164.html">Yıldırım Kara:  Depremzede Esnafın Borcunu Silin, Hataya Nefes Aldırın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-elazig-medikal-hospitalda-ucretlerin-odenmedigi-h164163.html</link>
		<title>EMEP&amp;#039;li Karaca, Elazığ Medikal Hospitalda ücretlerin ödenmediği iddialarını TBMM gündemine taşıdı</title>
		<category><![CDATA[parlamento]]></category>
		<description><![CDATA[EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Elazığ Özel Medikal Hospital’da hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının bir süredir ücretlerini alamaması iddialarına ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlamaları istemiyle TBMM Başkanlığı&#039;na soru önergesi verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Elazığ Özel Medikal Hospital’da çalışan hekimlerin ve sağlık emekçilerinin aylardır ücretlerini alamaması iddialarınını TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca önergelerinde, Evrensel Gazetesi’nin 28 Ekim 2026 tarihli "Elâzığ Medikal Hospital’da ücretler aylardır ödenmiyor" başlıklı haberinde yer alan bilgileri aktardı. Karaca, her ayın 5’inde yatırılması gereken ücretler temmuz ayından itibaren gecikmeye başladığını, temmuz ve ağustos aylarına ait ücretlerin bir kısmının ayın 17’sinde, kalan kısmının ise 22’si civarında parça parça ödendiğini, sonraki aylarda ise ödemelerin tamamen durduğunu öne sürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hekimlerin 3-3,5 aydır, diğer sağlık çalışanlarının ise yaklaşık 2 aydır ücretlerini alamadığını savunan Karaca, hastane yönetiminin gecikmelerin nedeni ve ödemelerin ne zaman yapılacağı konusunda çalışanlara açıklama yapmadığını ve çalışanların muhatap bulamadığını aktardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YATIRILAN MESAİ ÜCRETİNİN ELDEN GERİ ALINDIĞI İDDİASI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, 2025 yılına ait fazla mesai ücretlerinin müfettiş incelemesinin ardından çalışanların hesaplarına yatırıldığını ancak daha sonra elden geri alındığını iddia etti. Hastanenin el değiştirdiğine ilişkin haberlerin yönetim tarafından yalanlanmasına rağmen kurumda malzeme sayımı yapıldığı ve çalışanlara bu konuda bilgi verilmediği belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a, fazla mesai ücretlerinin çalışanların hesaplarına yatırıldıktan sonra elden geri alındığı iddiaları hakkında soruşturma açılıp açılmadığını sordu. Ayrıca hastane yönetiminin ücret gecikmeleri konusunda çalışanlara açıklama yapmamasına ilişkin denetim gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin açıklanmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÖNERGEDE, 18 MAYIS'TAKİ OPERASYONA İLİŞKİN BİLGİ DE YER ALDI&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önergelerde, Elazığ Özel Medikal Hospital’ın daha önce yürütülen soruşturma ve idari yaptırımlarla da gündeme geldiği hatırlatıldı. 18 Mayıs 2026 tarihinde Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda hastane, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi’ne yönelik operasyonda, mevzuata aykırı işlem, kamu zararı ve haksız kazanç gerekçesiyle 23 şüphelinin gözaltına alındığı, bunlardan 9’unun tutuklandığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ayrıca ilaç ve tıbbi atıkların mevzuata aykırı biçimde özel mülklerin bahçelerinde yakılarak imha edildiğinin tespit edildiği; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 47 milyon 206 bin 354 lira ceza kesildiği aktarıldı. 2025 yılına ait ihlallerin de tespit edilmesiyle şirkete bağlı üç sağlık kuruluşuna toplam 501 milyon 568 bin lira ek idari para cezası uygulandığı ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ONKOLOJİ VE TÜP BEBEK HASTALARININ DURUMU SORULDU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na verilen önergede, hastanede onkoloji ve tüp bebek tedavisi gören çok sayıda hastanın bulunduğuna işaret edildi. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının tedavilerin aksamaması ve hastaların mağdur olmaması için hizmeti sürdürdüğü belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, Bakan Memişoğlu’na çalışanların ücretlerini alamaması nedeniyle sağlık hizmetlerinin aksamaması için hangi acil tedbirlerin alındığını sordu. Hastanenin ruhsatlandırma, faaliyet izinleri ve hizmet yürütme şartlarının yeniden değerlendirilip değerlendirilmediğini, hastanenin faaliyetlerinin durması ihtimaline karşı tedavisi devam eden hastalar için nakil veya devir protokolü bulunup bulunmadığını gündeme getirdi.<br />
Karaca ayrıca hastanenin el değiştirdiği iddiaları ve tesis içerisindeki malzeme sayımlarının Bakanlığın bilgisi ve denetimi dahilinde gerçekleşip gerçekleşmediği sorusunu da yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a ise hastanede biriken ücret alacaklarının ödenmesi için girişimde bulunulup bulunulmadığını, hastane ve bağlı kuruluşlara kesilen idari para cezalarının tahsilat durumunu ve hukuki süreçlerin hastanenin ruhsatı ile faaliyetlerine nasıl yansıdığını yöneltti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karaca, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının biriken ücret alacaklarının ödenmesi, çalışma koşullarının güvence altına alınması ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği konusunda bakanlıkların hangi adımları atacağını sordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 13:43:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/parlamento/emep-li-karaca-elazig-medikal-hospitalda-ucretlerin-odenmedigi-h164163.html">EMEP&amp;#039;li Karaca, Elazığ Medikal Hospitalda ücretlerin ödenmediği iddialarını TBMM gündemine taşıdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglundan-fon-krizi-aciklamasi-sorusturma-180-derece-zit-kararlarla-tel-tel-dokuluyor-h164162.html</link>
		<title>Ekrem İmamoğlu&apos;ndan fon krizi açıklaması: Soruşturma 180 derece zıt kararlarla tel tel dökülüyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, fon krizi soruşturmasına ilişkin, &quot;Soruşturma 180 derece zıt kararlarla tel tel dökülüyor: 1 ay önce kaldırılan tedbirler, ortada değişen hiçbir şey yokken geri geliyor. Bağlantılı siyasilere aynı gün konup kaldırılan tedbirler var. Fon yöneticileri ve birkaç memur medyanın önüne atılıyor, rejim ve siyaset ise korunuyor&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ne ait sosyal medya hesabından, fon krizine ilişkin açıklama yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekrem İmamoğlu, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İktidar partisinin onlarca üst düzey yöneticisi, seçilmiş görevlisi ve atanmış bürokratı bu soygunun içinde. Daha da gizlenenler var. Soruyorum: Turpun büyükleri nerede? Bu, garabet başkanlık rejiminin organize vurgunudur. Kamu - özel iş birliğinin dünyada eşi benzeri olmayan en berbat örneğidir. Tarihi bir utançtır.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BİRİLERİNE TEMİZLİK FIRSATI MI YARATILIYOR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma 180 derece zıt kararlarla tel tel dökülüyor: 1 ay önce kaldırılan tedbirler, ortada değişen hiçbir şey yokken geri geliyor. Bağlantılı siyasilere aynı gün konup kaldırılan tedbirler var. Fon yöneticileri ve birkaç memur medyanın önüne atılıyor, rejim ve siyaset ise korunuyor. Herkesin aklındaki soru şu: Birilerine temizlik fırsatı mı yaratılıyor?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BÜYÜK TURP SİYASİ AYAKTIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bütün kurumları çürüttüler. Yargı dahil milletin güvenebileceği kurum bırakmadılar. Yönetemiyorlar, savruluyorlar. Kıymetli milletim, büyük turp siyasi ayaktır. Bu soygunun içindeki herkes kendini biliyor. Fon yöneticileri de o siyasileri tanıyor. Devleti yönetenler soygunu milletten saklıyor. Unutmayın. Bu iktidara inanmayın."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 13:10:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ekrem-imamoglundan-fon-krizi-aciklamasi-sorusturma-180-derece-zit-kararlarla-tel-tel-dokuluyor-h164162.html">Ekrem İmamoğlu&apos;ndan fon krizi açıklaması: Soruşturma 180 derece zıt kararlarla tel tel dökülüyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-bakanliktan-kacamak-cevaplar-ciftcinin-zararini-kim-karsilayacak-h164161.html</link>
		<title>Gülcan Kış: Bakanlıktan Kaçamak Cevaplar. Çiftçinin Zararını  Kim Karşılayacak?</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, limonda üretim maliyetinin altında kalan
alım fiyatlarını ve narenciye ihracatındaki taşıma sorunlarını gündeme taşıdı.
Ticaret Bakanlığının önergesine verdiği yanıtı değerlendiren Kış, “Navlun
desteği sorduk, genel destekleri anlattılar. Üreticinin ürününü nasıl
koruyacaklarını sorduk, somut bir tedbir açıklamadılar. Mersinli çiftçinin bir
yıllık emeği, ‘değerlendiriyoruz’ cümlesine bırakılamaz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Mersin’de narenciye hasat ve ihracat sezonu sürerken, limon üreticisinin gündeminde<br />
düşük alım fiyatları, yüksek üretim maliyetleri ve dış pazarlara ulaşımda yaşanan<br />
güçlükler bulunuyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, üretici temsilcilerinin<br />
uyarılarına dikkat çekerek Ticaret Bakanlığından üreticinin gelirini koruyacak<br />
önlemleri ve bunların uygulama takvimini açıklamasını istedi.<br />
Kış’ın 23 Eylül 2026 tarihinde verdiği on soruluk yazılı önergeye, Ticaret Bakanı<br />
Ömer Bolat imzasıyla 22 Ekim’de gönderilen cevapta genel ihracat destekleri, tanıtım<br />
faaliyetleri, alternatif güzergâh çalışmaları ve Ukrayna ile ticaret anlaşmasına yer<br />
verildi. Ancak sevkiyat kayıplarının miktarı, navlun desteği, Mersin–St. Petersburg<br />
hattı ve üretici fiyatlarını koruyacak somut tedbirler konusunda istenen bilgiler<br />
açıklanmadı.<br />
“ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜ SATTIĞINDA MASRAFINI KARŞILAYABİLECEK Mİ?”<br />
Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin’in 20 Ekim’de kamuoyuna yansıyan<br />
açıklamasında, limon alım fiyatlarının kilogram başına 4–15 lira, üretim maliyetlerinin<br />
ise 15–20 lira arasında değiştiğini belirttiğini hatırlatan Kış, bu tablonun üreticinin<br />
karşı karşıya olduğu gelir kaybını ortaya koyduğunu söyledi.<br />
Fiyatların ürünün çeşidine, kalitesine ve bahçenin koşullarına göre değişebildiğini<br />
belirten Kış, şöyle konuştu:<br />
“Üretici temsilcisi, alım fiyatlarının maliyeti karşılamadığını söylüyor. Çiftçi gübreye,<br />
ilaca, sulamaya, işçiliğe para harcıyor; aylarca bahçesinde çalışıyor. Hasat geldiğinde<br />
ise ürününü satıp masrafını çıkarıp çıkaramayacağını düşünüyor. Bakanlığın cevap<br />
vermesi gereken soru budur: Mersinli çiftçi bu sezon emeğinin karşılığını nasıl<br />
alacak?”<br />
“SORUNU DA ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ DE SEZON BAŞINDA İLETTİK”<br />
Mersin Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulunun eylül ayında güvenli sevkiyat,<br />
alternatif güzergâhlar ve taşıma kapasitesinin artırılması için çağrı yaptığını<br />
anımsatan Kış, üreticilerin taleplerini sezon başında Meclis gündemine taşıdığını<br />
belirtti.<br />
Önergede Rusya ve Ukrayna’ya sevkiyatta yaşanan iptal, gecikme ve kapasite<br />
kayıplarını; güvenli ticaret koridoru için yürütülen görüşmeleri; Mersin’den St.<br />
Petersburg’a düzenli deniz hattı oluşturulmasını ve navlun desteği verilmesini<br />
sorduğunu ifade eden Kış, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Üreticilerimiz yalnızca sorun anlatmadı, çözüm de önerdi. Biz de bu taleplerin hangi<br />
aşamada olduğunu sorduk. Bakanlık on soruyu tek başlık altında cevapladı. Kaç<br />
sevkiyat aksadı, ne kadar kapasite kaybedildi, hangi destek ne zaman verilecek;<br />
bunlar açıklanmadı. Üreticinin önünü görebilmesi için açık karar, yeterli kaynak ve<br />
uygulama takvimi gerekiyor.”<br />
“MALİYETİ HESAPLADINIZ, ÜRETİCİYİ KORUMAK İÇİN NE YAPTINIZ?”<br />
Tarım ve Orman Bakanlığının 30 Eylül tarihli duyurusunda, Mersin’de narenciye<br />
üretim maliyetlerinin belirlenmesine yönelik teknik toplantı yapıldığının açıklandığına<br />
dikkat çeken Kış, toplantıda ele alınan maliyetlerin sonuçlarının da kamuoyuyla<br />
paylaşılması gerektiğini söyledi.<br />
Gübreleme, sulama, işçilik, hasat ve taşıma giderlerinin değerlendirildiği çalışmayı<br />
hatırlatan Kış, iki bakanlığa şu soruları yöneltti:<br />
“Kamunun elinde maliyet çalışması varsa sonuçlarını açıklayın. Mersin’de limonun,<br />
mandalinanın, portakalın kilogram başına üretim maliyetini ne kadar hesapladınız?<br />
Bu maliyetlerle bahçedeki alım fiyatlarını karşılaştırdınız mı? Üretici maliyetinin<br />
altında satış yapmak zorunda kalıyorsa hangi önlemi devreye sokacaksınız? Maliyet<br />
hesabı, çiftçiyi koruyacak karara dönüşmediği sürece bahçedeki sorunu çözmez.”<br />
“İHRACAT RAKAMI ÇİFTÇİNİN NET KAZANCINI GÖSTERMİYOR”<br />
Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin açıkladığı dokuz aylık verilerde<br />
ihracat artışı bulunduğunu belirten Kış, toplam ihracat gelirinin yeni hasat<br />
dönemindeki üretici fiyatlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.<br />
Aynı Birliğin Karadeniz’de güvenli ticaret koridoru oluşturulması çağrısı yaptığına<br />
işaret eden Kış, “İhracatın artması ülkemiz için değerlidir. Ancak ihracat tablosundaki<br />
artış, çiftçinin cebine ne kaldığını tek başına göstermiyor. Üreticinin maliyeti, satış<br />
fiyatı ve borcu da o tablonun yanında görülmelidir. Mersin’in ihracattaki gücünü<br />
sürdürebilmesi için önce üreticisinin ayakta kalması gerekir” dedi.<br />
“YENİ HAT ÖNEMLİ; KAPASİTESİ VE MALİYETİ DE AÇIKLANMALI”<br />
Arkas’ın 30 Ekim tarihli açıklamasında, Mersin ile St. Petersburg arasında yıl sonuna<br />
kadar iki gemiyle çalışılması planlanan servise ilişkin bilgi verildiğini belirten Kış,<br />
alternatif deniz bağlantılarının geliştirilmesini önemli bulduğunu ifade etti.<br />
Kış, bu gelişmenin üretici ve ihracatçı açısından somut sonuçlarının izlenmesi<br />
gerektiğini belirterek şöyle devam etti:<br />
“Yeni bağlantının sezonun ihtiyacını ne ölçüde karşılayacağını, taşıma maliyetini<br />
nasıl etkileyeceğini görmek istiyoruz. Kaç ton ürün taşınabilecek, seferler hangi<br />
sıklıkla yapılacak, küçük üretici ve ihracatçı bu imkândan nasıl yararlanacak?<br />
Bakanlık, özellikle sorduğumuz bu hat hakkında önerge cevabında bilgi vermedi.<br />
Şimdi kapasiteyi, maliyeti ve kamunun sağlayacağı desteği açıklamalıdır.”<br />
“BUGÜNKÜ HASADA BUGÜNÜN ÇÖZÜMÜ GEREKİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bakanlık cevabında Ukrayna ile Serbest Ticaret Anlaşması’na da yer verildiğini<br />
hatırlatan Kış, anlaşmanın ticarete katkısının önemli olduğunu, ancak mevcut hasat<br />
dönemindeki sorunlar bakımından somut sonuçlarının açıklanması gerektiğini<br />
söyledi.<br />
Bakanlığın bilgilendirmesine göre anlaşmanın 1 Ekim’de yürürlüğe girdiğini, mal<br />
ticaretine ilişkin gümrük vergisi indirimlerinin ise 1 Ocak 2027’de uygulanmaya<br />
başlayacağını belirten Kış, “Anlaşmanın bugünkü taşıma sorununa, navlun maliyetine<br />
ve üreticinin satış fiyatına katkısı nedir? Hasat takvimi ilerliyor. Çiftçinin ödemeleri<br />
beklemiyor. Bu sezonun ürününü ve üreticisini koruyacak kararların şimdi<br />
açıklanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.<br />
“MERSİN’İN BEREKETİ ÜRETİCİSİNİN BORCUNA DÖNÜŞMESİN”<br />
Kış, Bakanlıklara üretim maliyetlerini yayımlama, sevkiyat kayıplarını açıklama,<br />
navlun desteği konusunda karar verme ve üretici örgütleriyle birlikte takvimli bir<br />
çalışma yürütme çağrısında bulundu.<br />
“Bu mesele bahçeden limana kadar Mersin’in meselesidir. Üreticinin kazanamadığı<br />
yerde tarım işçisi, nakliyeci, paketleme tesisi ve esnaf da etkilenir. Mersinli çiftçi<br />
üretmekten vazgeçmesin diye emeğinin karşılığını güvence altına almak zorundayız.<br />
Bakanlığın cevabı var; fakat üreticinin kazancını koruyacak somut kararlar o cevapta<br />
yok. Biz bu kararların takipçisi olacağız. Mersin’in bereketinin üreticisinin borcuna<br />
dönüşmesine izin vermeyeceğiz.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 12:50:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/gulcan-kis-bakanliktan-kacamak-cevaplar-ciftcinin-zararini-kim-karsilayacak-h164161.html">Gülcan Kış: Bakanlıktan Kaçamak Cevaplar. Çiftçinin Zararını  Kim Karşılayacak?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/anadolu-egitim-sendikasi-proje-okullarindaki-yeniden-gorevlendirmelere-h164160.html</link>
		<title>Anadolu Eğitim Sendikası, proje okullarındaki yeniden görevlendirmelere ilişkin davada iptal kararı verildiğini açıkladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Anadolu Eğitim Sendikası, proje okullarındaki yeniden görevlendirme süreçlerinde bir üyeleri adına açtıkları davada daha Konya Bölge İdare Mahkemesi&#039;nin işlemi iptal ettiğini duyurdu. Sendikanın açıklamasında, &quot;Bizim için asgari hedef, sadece tekil bir davanın kazanılması değil, tüm meslektaşlarımızın özlük haklarının güvenceye alındığı kalıcı bir sistemin inşa edilmesidir&quot; denildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Anadolu Eğitim Sendikası (AES), proje okullarındaki yeniden görevlendirme işlemlerine karşı açtığı davalara ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada, Niğde’de görev yapan sendika üyeleri adına Konya Bölge İdare Mahkemesi'nde açılan bir iptal davasının daha sonuçlandığı ve dava konusu işlemin mahkemece iptal edildiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sendika tarafından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Hukuk devletinin en temel gereklerinden biri, idarenin tüm tasarruflarında hukuk kurallarına bağlı kalması ve eğitim yönetiminde verilen kararların her daim denetime açık olmasıdır. Hiçbir idari karar ya da uygulama, yargı denetim mekanizmasının muafiyetinde görülemez. Söz konusu okullarda baş gösteren sıkıntılar, eğitimcilerin kadro ve görev yerlerine ilişkin tasarrufların hangi nesnel kıstaslara dayanarak yapıldığı tartışmasını yeniden alevlendirmektedir. Okullardaki idari ve görevlendirme süreçleri sübjektif ve kişisel tercihlere göre şekillendirilemez, aksine tamamen şeffaf ve hukuken savunulabilir temellere oturtulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">​Niğde bölgesindeki üyelerimiz adına alınan bu yargı kararları, proje okullarındaki görevlendirme pratiklerinin hukuka uygunluğu konusundaki soru işaretlerinin ve eleştirilerin ne denli haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. ​Anadolu Eğitim Sendikası olarak, eğitim neferlerinin haklarını etkileyen her türlü idari süreci yakından izliyor, üyelerimizin maruz kaldığı mağduriyetleri adli merciler önünde çözüme kavuşturmak için gayret gösteriyoruz. Bizim için asgari hedef sadece tekil bir davanın kazanılması değil, tüm meslektaşlarımızın özlük haklarının güvenceye alındığı kalıcı bir sistemin inşa edilmesidir. ​AES teslim etmez, temsil eder!"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 12:23:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/anadolu-egitim-sendikasi-proje-okullarindaki-yeniden-gorevlendirmelere-h164160.html">Anadolu Eğitim Sendikası, proje okullarındaki yeniden görevlendirmelere ilişkin davada iptal kararı verildiğini açıkladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/dunya/suudi-arabistan-turkiyede-2-bin-megavatlik-gunes-santrali-icin-cinliler-ile-temasta-taseli-ve-sivas-icin-cinliler-ana-yuklenici-olarak-one-cikiyor-h164159.html</link>
		<title>Suudi Arabistan, Türkiye&apos;de 2 bin megavatlık güneş santrali için Çinliler ile temasta... Taşeli ve Sivas için Çinliler ana yüklenici olarak öne çıkıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Suudi Arabistan, Türkiye&#039;de Karaman Taşeli ve Sivas’a inşa edeceği toplam 2 bin megavatlık güneş santrali için ana yüklenici  firma seçiminde son aşamaya geldi. Suudi Arabistan, gerek mali gerekse de teknik yeterliğe sahip şirketlerden kısa bir liste oluşturdu. Rakiplerine göre teknik ve mali konularda öne çıktığı belirtilen Çinliler&#039;in, milyarlarca dolarlık projenin yapımında ana yüklenici olarak yer almalarına kesin gözüyle bakılıyor. Söz konusu yatırımın, yeni yılın ikinci çeyreğinde inşaatına başlanması bekleniyor. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan arasında Türkiye'de yapılacak güneş santrali yatırımlarına yönelik hükümetlerarası anlaşma, bir süre önce TBMM'de onaylandı.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Buna göre Suudi Arabistan, Türkiye'de toplam 5 bin megavat kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri geliştirecek.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Faz-1 olarak adlandırılan ilk aşamada, Sivas ve Karaman Taşeli'de 1000'er megavattan toplam 2 bin megavat güneş enerji santrali kurulacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu yatırım için Suudi şirketlere kurumlar vergisi teşviki, yatırım anlaşması süresi boyunca, bir yatırım teşvik belgesi alınmasına gerek olmaksızın uygulanacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türk tarafı, Suudi Arabistan’ın belirleyeceği şirket ya da şirketlere, her bir projenin uygulanmasıyla bağlantılı olarak kullanılacak ekipman, malzeme, makine, alet, yedek parça ve sarf malzemelerinin Türkiye Cumhuriyeti topraklarına ithalatı, Türkiye Cumhuriyeti topraklarından ihracatı veya yeniden ihracatı hakkı tanıyacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Proje şirketi; gümrük vergisi, KDV ve Özel Tüketim Vergisi dahil ithalatta uygulanan her türlü vergi, harç, mali yükümlülük, ücret, fon ve paylardan muaf olacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ELEKTRİK AVRO ÜZERİNDEN ALINACAK&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Santrallerden üretilecek elektriği, 30 yıl süreyle devlet şirketi Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) satın alacak.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sivas Güneş Enerjisi Santrali alım tarifesi, ticari işletmeye başlama tarihinden itibaren projenin ticari işletmeye başlama tarihinin beşinci yılının bitimine kadar olan dönem için KDV hariç 47,5 avro/MWh, projenin ticari işletmeye başlama tarihinin beşinci yılının bitiminden itibaren ve sonrası için KDV hariç 23,415 avro/MWh olacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Taşeli Güneş Enerjisi Santrali'nde ise ticari işletmeye başlama tarihinden itibaren projenin ticari işletmeye başlama tarihinin beşinci yılının bitimine kadar olan dönem için KDV hariç 47,5 avro/MWh, projenin ticari işletmeye başlama tarihinin beşinci yılının bitiminden itibaren ve sonrası için KDV hariç 19,950 avro/MWh ödenecek.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇİNLİLER ANA YÜKLENİCİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Suudi Arabistan, 2 bin megavatlık güneş santrali için ana yüklenici&nbsp; firma seçimiyle ilgili çalışmalarını büyük ölçüde tamamladı. Suudi Arabistan,&nbsp; gerek mali gerekse de teknik yeterliğe sahip şirketlerden kısa bir liste oluşturdu.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Projeye yakın kaynaklar, ANKA Haber Ajansı'na yaptıkları açıklamada, rakiplerine göre teknik ve mali konularda öne çıkan Çinliler'in, milyarlarca dolarlık projenin yapımında ana yüklenici olarak yer almasının beklendiğini belirterek, "Bu aşamada Çinliler'in ana yüklenici olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Tabii henüz kesinleşmediğini duyuyoruz. Bu konuda açıklamanın da kısa süre içinde yapılması bekleniyor" diye konuştu.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaynaklar, daha sonra alt yüklenicilerin belirleneceğini belirterek, "Bu aşamada Türkiye'den firmalar da projede yer alacak" dedi.&nbsp;&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Söz konusu yatırımın inşaatına yeni yılın ikinci çeyreğinde başlanması bekleniyor. Suudi Arabistan'la avro üzerinden elektrik alım garantili güneş santrali yatırımının ardından 3 bin megavatlık da rüzgâr santrali yatırımı yapılması planlanıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 11:40:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/dunya/suudi-arabistan-turkiyede-2-bin-megavatlik-gunes-santrali-icin-cinliler-ile-temasta-taseli-ve-sivas-icin-cinliler-ana-yuklenici-olarak-one-cikiyor-h164159.html">Suudi Arabistan, Türkiye&apos;de 2 bin megavatlık güneş santrali için Çinliler ile temasta... Taşeli ve Sivas için Çinliler ana yüklenici olarak öne çıkıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-elma-dalda-uretici-zorda-h164158.html</link>
		<title>Gürer: Elma Dalda, Üretici Zorda</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’de elma üreticilerini ziyaret ederek yaşadıkları sorunları dinledi. Geçen yıl zirai don ve kuraklık nedeniyle ürün kaybı yaşayan, bu yıl ise elmalarını satmakta zorlanan üreticiler, artan maliyetler ve düşen alım fiyatları nedeniyle zarar ettiklerini anlattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ÖMER FETHİ GÜRER “NİĞDE’DE ELMA DALDA KALDI.VATANDAŞ RAFTA ELMA ALMAYA ZORLANIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “1 TON ELMA İŞÇİ YEVMİYESİNİ KARŞILAMIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticiler, meyve suyu fabrikalarının geçen yıl 9 liradan aldığı elmayı bu yıl 3,5 liraya aldığını, tüccarın ise alıma yanaşmadığını belirterek topladıkları elmanın parasının işçilik ve nakliye giderlerini dahi karşılamadığını ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/Fotoğraf-3.jpeg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CEMİL ERTAMA: “İKİ SEFER ELMA GÖTÜRDÜM, SEKİZ TONUN PARASINI İŞÇİYE VERDİM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elma üreticisi Cemil Ertama, geçen yıl soğuk nedeniyle ürün alamadıklarını, bu yıl ise ürün olmasına rağmen para kazanamadıklarını belirterek, “Geçen sene soğuk aldıydı, elmamız yoktu. Bu sene de Cenab-ı Allah elma verdi. Yalnız 3 liraya meyve suyu fabrikasına topluyoruz. Akşama kadar sekiz işçimiz var. İki sefer elma götürdüm. Dörder tondan sekiz ton sattım, onun parasını da işçiye verdim. Yani işçilik parası meyvenin kendisini karşılamıyor. Bizim attığımız ilaç, gübre, su masraflarımız ve emeğimiz bunun içinde yok. Bu hâle geldik. Bizi yönetenler bu duruma getirdi” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ömer Fethi Gürer, Niğde ülke genelinde elma üretiminde ilk üç sıradadır. Elma ağacı sayısında ise ilk sıradadır. Elma önemli bir bahçe ürünüdür. Elma kurutularak, depolanarak ve doğal tüketim yoluyla değerlendirilebilecek bir üründür, Elma stoklanabilen bir ürün. Bütün bunlara rağmen üretici dalındaki elmayı bırakıyor ya da tüccara veya meyve suyu fabrikasına yok fiyatına vermeye çalışıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERTAMA: “DEPOYA KOYSAK KASASI 150 LİRA, ÇÜRÜSE AYRI DERT, DEPOLASAK AYRI DERT”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üretici Cemil Ertama, tüccarın elma almadığını, depolama maliyetlerinin de üreticinin karşılayamayacağı seviyeye ulaştığını belirterek, “Şimdi tüccar elmayı almıyor. Depoya koyuyoruz. Kasası 150 lira. İster depoya koy, ister çürüsün. Depolama maliyeti de var. Onu da ödeyemiyoruz. Nereye kadar ödeyeceğiz? Sekiz sefer ilaç attık. Elmada verim var ama para etmeyince bizi perişan ediyor. Bu elmaların hepsi meyve suyuna gidiyor. Toplanan elmayı meyve suyu fabrikasına veriyoruz. Akşama kadar topladığımızı fabrikaya gönderiyoruz. Motor kirası ve işçi parasını zor çıkarıyor. Bir işçinin yevmiyesi 2 bin lira. Yemesi, içmesi de bize ait. Getirip götürmesi de bize ait. İşçiye 2 bin lira veriyoruz. Budama yaptırdık. Budamanın günlük yevmiyesi 4 bin lira. Maliyetimizi karşılayamıyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ELMA DALDA, ÜRETİCİ ZORDA”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Niğde’nin elma üretimindeki önemine dikkat çeken Gürer, “Elma Niğde için önemli bir ürün. İhracaata Amasya elması, misket elması olarak bilinir. Bu elma, diğer elmalardan farklı yönüyle yurt dışına gönderilmeyen bir elma türü. Damak tadı olarak misket elması çok güzel bir ürün, yurt dışına gönderilen elma türleri de var. Geçmişte ihracata verilen elmalar da bu yıl para etmiyor. Üretici oldukça mağdur durumda. Çoğu yerde elma dalında duruyor. Çünkü işçilik gideri yüksek olunca elmayı toplatamıyorlar. Bu yıl çöpe giden ürünlerin arasına elma da katıldı. Elma dalda, üretici zorda. Yetkililerin bu konuda gerekli desteği sağlaması gerekiyor. Elmayı dahi doğru değerlendiremeyen bir yönetimimiz var. Bu bağlamda elma üreticisinin sıkıntısı bu yıl olabildiğince katlandı. Geçen yıl kuraklık ve zirai dondan dolayı elma ürününde rekolte kaybı vardı. Elma yurt dışına da gönderilebilen bir ürün ama bu yıl ihracatta da sorunlar var. Böyle olunca üretici ciddi anlamda sıkıntı yaşıyor” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“240 BİN DEKAR ALANDA 10 BİN ÜRETİCİ VAR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Niğde’nin elma üretimindeki yerine ilişkin rakamları da paylaşan Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde elma üretiminde Niğde ilk üçte, elma ağacı sayısında ise ilk sırada. Bu yıl Niğde'de elma üreticisinin de yüzü gülmedi. 240 bin dekar alanda, Niğde'de yaklaşık 10 bin elma üreticisi var. Ülke genelinde 4,5 milyon ton elma üretiliyor. Ancak farklı bölgelerden de benzer şikâyetler alıyoruz. Bu yıl değer bulmayan ürünler arasına elma da katıldı. Geçtiğimiz yıla göre neredeyse yarı fiyatına dahi tüccar alıma girmedi. Meyve suyu fabrikaları, geçen yıl 9 liradan aldıkları elmayı bu yıl 3,5 liradan alıyor. Böyle olunca üretici, meyve suyuna vermek için daldaki elmayı toplatıyor. Ancak bu satış da işçilik parasını karşılamıyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HASAN HÜSEYİN İLKNUR: “3,5 LİRAYA VERİYORUZ, İŞÇİ PARASINI BİLE KURTARMIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Elma üreticisi Hasan Hüseyin İlknur da ürünlerini düşük fiyattan satmak zorunda kaldıklarını, buna rağmen işçilik ve nakliye giderlerini karşılayamadıklarını belirterek, “Elmayı topluyoruz, 3,5 liraya veriyoruz. İşçi parasını, motor parasını kurtarmıyoruz. Bu yıl bu elmadan hiçbir kazancımız yok. Zararla içeri giriyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, elma üreticisinin artan girdi maliyetleri ile düşük satış fiyatları arasında sıkıştığını belirterek, “Elma üreticisinin en büyük sorunu, girdi maliyetlerinin sürekli artması. İlaç, sulama suyu, elektrik, bakım giderleri, budama ve işçilik masrafları karşısında üretici, ürününün değerinde satılmasını istiyor. Rafta vatandaş elma almaya gittiği zaman elmanın fiyatına yaklaşamıyor ama üretici de elmadan para kazanmıyor. Bunun bir nedeni de yurt dışına yapılan ihracatta kısıtlamalar ve daralma yaşanması. Türkiye'de elmanın da sorunlu ürünler arasında olduğunu ifade etmek gerekiyor. Ağaç sayısı giderek artıyor. Ürünün kalitesi artıyor. Ancak ürünün tüketiminde, raftaki fiyatlar nedeniyle daralma yaşanması sorun yaratıyor. Yurt dışı bağlantısı olan üreticiler bu yıl ürünlerinin bir kısmını satabilse de genel olarak elma şu anda çöpe giden ürünler arasında yer alıyor” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İLKNUR: “20 DÖNÜM ARAZİDE 80-100 TON ELMA VAR, SATAMIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üretici Hasan Hüseyin İlknur, yaşadıkları ekonomik sıkıntının çiftçiliği sürdürülemez hâle getirdiğini belirterek, “Çiftçi bitiyor. 20 dönüm arazi var. 80-100 ton elmayı bu sene satamıyorsun. Maliyetimin yarısını bile karşılayamadım. İçeri girdim” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER: “ELMA GİBİ DEPOLANABİLEN BİR ÜRÜN BİLE DALINDA KALIYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hem doğa koşullarıyla mücadele ediyorsunuz hem girdi maliyetleriyle mücadele ediyorsunuz. Sonra da elma dalda kalıyor. Elmayı meyve suyu fabrikaları dahi almıyor. Oysa elmanın kurutulması, yemeği, tatlısı ve doğal tüketimi mümkün. Ayrıca elma depolanabilen bir ürün. Bütün bunlara rağmen elma sorunlu hâle geliyorsa burada oturup düşünülmesi gerekir. Çünkü saklanabilen bir elmayı dahi işçilik parası nedeniyle dalından toplatmaktan kaçınan küçük aile tipi işletmeler var. Bu işi geniş alanlarda yapanlar, kısmen ilişkileri ve bağlantıları sayesinde üretimlerini sürdürüyor. Ancak bu yıl genel olarak herkesin sıkıntısı var” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ELMADA ZAYİ OLUYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2024’ de 15-20 TL olan elmalar, sezon başında 25-30 TL iken şu an 10-15 TL ‘ye kadar düşmüş durumdadır. Yine 2024 meyve suyu 9- 11 TL arasında iken bugün 3,5 TL ye ancak satılabilmektedir. Birçok parametrenin olduğu üretimde soğuk, dolu, sıcaklık, kuraklık, hastalık ve zararlılar, hasat önü dökümü, depo kayıpları vb. bütün bunları aştıktan sonra üretim maliyetlerinin altında satmak ekonomik olarak zaten zor durumda olan üreticilerimiz bahçelerine masraf yapmayacak ya da azaltacak bu da üretimin sürdürülebilirliğini etkileyecek uzun vadede arzı da etkileyebilecektir.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’nin elma üretimi 4,5 milyon tonlardadır. Bu elmaların hepsine birden talep olması söz konusu değildir. Depolanıp 8 ay gibi bir zamanda pazara arz olması gerekmektedir. Ancak düşük fiyat soğuk hava deposu gideri ile üreticiyi daha zora sokmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticileri desteklemek için, ihracatı desteklemek için ne yapabiliriz çareleri aranmalıdır.12 ülkeye ihracaat yapılan Niğde’de bu dönem yaşanan sorun üreticiyi zora soktu. Ürün dalda üretici zorda. Çözüm iktidar isterse” dedi</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 11:05:55 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-elma-dalda-uretici-zorda-h164158.html">Gürer: Elma Dalda, Üretici Zorda</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ali-babacan-kayip-173-milyar-dolari-gecti-cumhuriyet-tarihinin-en-buyuk-piyasa-dolandiriciligiyla-karsi-karsiyayiz-h164157.html</link>
		<title>Ali Babacan: Kayıp 173 milyar doları geçti, Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıyayız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon vurgunu nedeniyle halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin son iki ayda 479 milyar dolardan 306 milyar dolara gerilediğini belirterek 173 milyar doları aşan kayba dikkat çekti. Yaşananları &quot;Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı&quot; olarak nitelendiren Babacan, süreci yönetmek için tam yetkili bir &quot;görev gücü&quot; kurulması çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon vurgunu nedeniyle halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin son iki ayda 479 milyar dolardan 306 milyar dolara gerilediğini belirterek 173 milyar doları aşan kayba dikkat çekti. Yaşananları "Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı" olarak nitelendiren Babacan, süreci yönetmek için tam yetkili bir "görev gücü" kurulması çağrısında bulundu.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/957cabaa-ee67-485e-b1a9-8d6279730096-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, finansal piyasalarda yaşanan değer kayıplarına işaret etti. Babacan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto " src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/f175f43a-dbfc-4509-a534-6737b6101c5f-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kayıp 173 milyar doları geçti! Son 2 ayda halka açık şirketlerimizin toplam değeri 479 milyar dolardan 306 milyar dolara düştü. Fabrikalarımız, ticari işletmelerimiz, bankalarımız gözümüzün önünde erimeye devam ediyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıyayız. Kötüye gidişi durdurmanın tek yolu, bu meselenin tüm yönleri ile açıklığa kavuşturulmasıdır. Defalarca söyledik; acilen yapılması gerekenler belli: 1) Listeyi açıklayın. 2) Mecliste araştırma komisyonunu kurun. 3) İlgili kuruluşların tüm yöneticilerini görevden alın. 4) Süreci yönetmek için tam yetkili bir 'görev gücü' kurun."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 10:42:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ali-babacan-kayip-173-milyar-dolari-gecti-cumhuriyet-tarihinin-en-buyuk-piyasa-dolandiriciligiyla-karsi-karsiyayiz-h164157.html">Ali Babacan: Kayıp 173 milyar doları geçti, Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıyayız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-2-0-one-gectigi-macta-galibiyeti-koruyamadi-kasimpasa-ile-2-2-berabere-kaldi-h164156.html</link>
		<title>Beşiktaş 2-0 öne geçtiği maçta galibiyeti koruyamadı, Kasımpaşa ile 2-2 berabere kaldı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Trendyol Süper Lig&#039;in 10&#039;uncu haftasında Beşiktaş, deplasmanda Kasımpaşa karşısında 2-0 öne geçmesine rağmen üstünlüğünü koruyamadı. Ev sahibi ekip, 87. dakikada bulduğu golle beraberliği yakalarken mücadele 2-2 sona erdi. Bu sonuçla Beşiktaş puanını 19&#039;a, Kasımpaşa ise 17&#039;ye yükseltti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Trendyol Süper Lig'in 10'uncu haftasında Kasımpaşa ile Beşiktaş karşı karşıya geldi. Siyah-beyazlı ekip, ilk yarısını önde tamamladığı ve ikinci yarının başında farkı ikiye çıkardığı mücadelede son dakikalarda yediği golle sahadan bir puanla ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmanın 28. dakikasında Trossard'ın kaydettiği golle Beşiktaş 1-0 öne geçti. İlk yarı siyah-beyazlıların üstünlüğüyle tamamlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İkinci yarıya da golle başlayan Beşiktaş, 47. dakikada Vlahovic'in fileleri havalandırmasıyla skoru 2-0'a taşıdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASIMPAŞA 87. DAKİKADA BERABERLİĞİ YAKALADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ev sahibi Kasımpaşa, 60. dakikada Claudio Winck'in golüyle farkı 1'e indirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karşılaşmanın 87. dakikasında Marcus Rafferty'nin attığı golle skora denge geldi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca mücadele 2-2 eşitlikle sona erdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Maçta attığı 2 golle üstünlüğünü koruyamayan Beşiktaş, deplasmanda 2 puan bıraktı ve ligdeki puanı 19 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kasımpaşa ise geri dönüş yaptığı karşılaşmadan aldığı 1 puanla 17 puana ulaştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 10:29:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/besiktas-2-0-one-gectigi-macta-galibiyeti-koruyamadi-kasimpasa-ile-2-2-berabere-kaldi-h164156.html">Beşiktaş 2-0 öne geçtiği maçta galibiyeti koruyamadı, Kasımpaşa ile 2-2 berabere kaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/kozanlilar-domatesin-kilosunun-100-liraya-cikmasina-tepkili-iki-domatesi-nasil-alacagiz-h164155.html</link>
		<title>Kozanlılar domatesin kilosunun 100 liraya çıkmasına tepkili: İki domatesi nasıl alacağız?</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Adana’nın Kozan ilçesinde semt pazarında domatesin kilogram fiyatının bazı tezgahlarda 100 liraya kadar çıkması yurttaşların tepkisine neden oldu. Alışveriş yapmak için pazarı dolaştıklarını ancak fiyatlar nedeniyle ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını belirten bir emekli, “Ben 31 bin 450 lira maaş alıyorum. Evim kira. Ay başını nasıl getireceğim? 100 liraya domatesi nasıl alacaksın?” diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Kozan’da semt pazarına alışveriş için gelen yurttaşlar, sebze fiyatlarının bütçelerini zorladığını dile getirdi. Pahalılığa değinirken, kilogram fiyatı 100 lirayı bulan domates örnek gösteren yurttaşlar temel gıda ürünlerine erişmekte güçlük çektiklerini anlattı.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/d986b939-a9a1-4d6b-8521-068f3153565c.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“100 LİRAYA DOMATESİ NASIL ALACAKSIN?”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli bir yurttaş, pazarda fiyatları görmek için "sabahtan beri" dolaştığını söyleyerek, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Domatese ne diyeyim ki? Millet açlıktan, gıdasızlıktan ölecek. Allah sabır versin satana da alana da üretene de. Burada aracı kazanıyor, üretici kazanmıyor. Dalında mandalinayı 4-10 liraya veriyorlar, İstanbul’a gidiyor, vatandaş tanesini 50-60 liraya alıyor. Burada kendi üretimimiz olan limon bile 25-30 lira. Hangi vatandaş dayanacak buna? Yapanlar utansın. Bizim halkımızda da fırsatçılık var, onu da göz ardı etmiyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli maaşıyla geçinmekte zorlandığını söyleyen yurttaş, “Ben emekliyim, 27 sene devlet memurluğu yaptım. 31 bin 450 lira maaş alıyorum. Bugün maaşımı aldım, cebimde kalan şu. Ben bunu ay başına kadar nasıl yetireceğim? Evim kira. Bir eşim var, bir ben. İki de evladın varsa nasıl alacaksın? Eti nasıl alacaksın? 100 liraya domatesi nasıl alacaksın?” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/4596a3a8-372a-4653-89e9-dc12ea0ce8b2.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BİR DOMATESİ 32 LİRADAN ALAMAM”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pazardaki başka bir yurttaş, yüksek fiyatlı ürünleri tercih etmediklerini belirterek, “100 liraya verenden almıyoruz ki, 50 liradan verenden alıyoruz. Bir domatesi 32 liradan alamam” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka yurttaş, “Her şey çok pahalı, paranın bir değeri kalmadı” derken, emekli bir vatandaş da pazarı dolaştığını ancak domates alamadığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşçi olduğunu belirten bir yurttaş ise “Nereden alacağız? Pahalısını da alamayız, ucuzunu da” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir başka vatandaş da alım gücünün düştüğünü vurgulayarak, “Halkımız 100 liraya alacak güçte değil. İki tanesi ancak bir kilo geliyor. Birini biri yer, iki kişiyse ancak yeter; altı kişiyse hiç yetmez” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 10:12:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/kozanlilar-domatesin-kilosunun-100-liraya-cikmasina-tepkili-iki-domatesi-nasil-alacagiz-h164155.html">Kozanlılar domatesin kilosunun 100 liraya çıkmasına tepkili: İki domatesi nasıl alacağız?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/spor/trabzonspordan-ust-uste-7nci-galibiyet-thomas-reis-yonetiminde-kayip-yok-h164154.html</link>
		<title>Trabzonspor&apos;dan üst üste 7&apos;nci galibiyet: Thomas Reis yönetiminde kayıp yok</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Trendyol Süper Lig&#039;in 10&#039;uncu haftasında Trabzonspor, sahasında Gaziantep FK&#039;yi 2-0 mağlup etti. Teknik direktör Thomas Reis yönetiminde çıktığı yedi karşılaşmanın tamamını kazanan bordo-mavililer, galibiyet serisini sürdürerek zirve yarışındaki iddiasını korudu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Trendyol Süper Lig'in 10'uncu haftasında Trabzonspor, sahasında ağırladığı Gaziantep FK'yi 2-0 yenerek, 3 puanın sahibi oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bordo-mavililer, Alman teknik direktör Thomas Reis'in göreve gelmesinin ardından yakaladığı galibiyet serisini Gaziantep FK karşısında da sürdürdü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Trabzonspor, Thomas Reis yönetiminde çıktığı yedi resmi karşılaşmanın tamamından galibiyetle ayrıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadeniz ekibi, Reis yönetimindeki ilk maçında Galatasaray'ı sahasında 4-0 mağlup ederken, ardından Samsunspor deplasmanından 3-0'lık galibiyetle döndü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UEFA Konferans Ligi'nde Finlandiya temsilcisi KuPS Kuopio'yu 4-2 yenen Trabzonspor, Süper Lig'de Beşiktaş'ı da 2-0 mağlup etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZONSPOR ZİRVE TAKİBİNİ SÜRDÜRDÜ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bordo-mavililer, UEFA Konferans Ligi'nde İskoçya temsilcisi Hearts'ı 2-0 yenerek Avrupa'daki başarılı sonuçlarına devam etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Süper Lig'de Çaykur Rizespor'u deplasmanda 4-3 mağlup eden Trabzonspor, son olarak Gaziantep FK karşısında aldığı 2-0'lık galibiyetle serisini 7 maça çıkardı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karadeniz ekibi, Thomas Reis yönetimindeki yenilgisiz ve puan kayıpsız performansıyla Süper Lig'de zirve yarışını sürdürdü.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 09:52:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/spor/trabzonspordan-ust-uste-7nci-galibiyet-thomas-reis-yonetiminde-kayip-yok-h164154.html">Trabzonspor&apos;dan üst üste 7&apos;nci galibiyet: Thomas Reis yönetiminde kayıp yok</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-bugun-yurt-genelinde-hava-sicakliklari-nasil-olacak-iste-il-il-tahminler-h164153.html</link>
		<title>Meteoroloji açıkladı: Bugün yurt genelinde hava sıcaklıkları nasıl olacak? İşte il il tahminler...</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; yurt genelinin çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu&#039;nun kuzeybatısı, Batı Karadeniz, Doğu Anadolu’nun güneyi, Güneydoğu Anadolu, Kahramanmaraş çevreleri ile Doğu Akdeniz&#039;in Toroslar kesiminin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kıyı Ege ile Antalya&#039;nın doğu kesimlerinde kuvvetli, Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. İç ve doğu kesimlerde yer yer pus ve sis bekleniyor. İşte 2 Kasım 2026 il il hava durumu tahminleri...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">HAVA SICAKLIĞI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Önemli bir değişiklik olmayacağı, mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RÜZGAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Genellikle güney ve doğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, Kıyı Ege ile Antalya'nın doğu kesimlerinde kuvvetli, Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması beklendiğinden yaşanabilecek ani sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARMARA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Balıkesir'in batı kıyılarında kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURSA °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANAKKALE °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İSTANBUL °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KIRKLARELİ °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">3|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EGE</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kıyı Ege'de kuvvetli, Muğla çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis görüleceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DENİZLİ °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İZMİR °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle ve akşam saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MANİSA °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MUĞLA °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, yer yer çok kuvvetli ve şiddeti olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">4|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AKDENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz, Kahramanmaraş çevreleri ile Doğu Akdeniz'in Toroslar kesiminin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Antalya'nın doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ADANA °C, 24°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANTALYA °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden itibaren doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BURDUR °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">HATAY °C, 23°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İÇ ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, kuzeybatı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ANKARA °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÇANKIRI °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ESKİŞEHİR °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KONYA °C, 18°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BATI KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BOLU °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DÜZCE °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KASTAMONU °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ZONGULDAK °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">7|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ORTA ve DOĞU KARADENİZ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASYA °C, 21°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">RİZE °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SAMSUN °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TRABZON °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, güney kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ERZURUM °C, 13°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KARS °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MALATYA °C, 16°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">VAN °C, 14°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">9|13</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜNEYDOĞU ANADOLU</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DİYARBAKIR °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MARDİN °C, 19°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SİİRT °C, 20°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ŞANLIURFA °C, 22°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 09:46:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteoroloji-acikladi-bugun-yurt-genelinde-hava-sicakliklari-nasil-olacak-iste-il-il-tahminler-h164153.html">Meteoroloji açıkladı: Bugün yurt genelinde hava sıcaklıkları nasıl olacak? İşte il il tahminler...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-287-h164152.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altında toparlanma sinyali: İşte 2 Kasım 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 2 Kasım 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları..</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram altın güne 6.268 TL, ons altın ise 3.904 dolar seviyesinden başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatları, cuma günü son bir yılın en düşük seviyesini görmesinin ardından yeniden yükselişe geçti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarında son durum</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 2 Kasım 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güncel altın satış fiyatları</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gram altın satış fiyatı: 6.268,83 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.318,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Yarım altın satış fiyatı: 20.629,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Tam altın satış fiyatı: 40.717,57 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 41.095,00 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Gremse altın satış fiyatı: 102.106,18 TL</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">* Ons altın satış fiyatı: 3.904,26 dolar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 09:42:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-287-h164152.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-370-h164151.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (2 Kasım 2026 dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel dolar fiyatları ne? İşte 2 Kasım 2026 Pazartesi gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İşte 2 Kasım 2026 Pazartesi gününe ilişkin dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:15 itibarıyla 49,9627 (alış) 49,9795'den (satış) işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 55,8608 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 26 09:37:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-370-h164151.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dem-partiden-staj-ve-ciraklik-surelerinin-emeklilik-hesabina-dahil-h164150.html</link>
		<title>DEM Partiden staj ve çıraklık sürelerinin emeklilik hesabına dahil edilmesi için kanun teklifi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, staj ve çıraklık sürelerinin emekliliğe esas sigorta başlangıcı sayılması ve bu sürelerin borçlanma yoluyla emeklilik hesabına dahil edilmesi için kanun teklifi verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, staj ve çıraklık sürelerinin emekliliğe esas sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu. Teklifin genel gerekçesinde, Mesleki Eğitim Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngören teklifle, zorunlu staj ve çıraklık dönemlerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında değerlendirilmesi ve geçmiş dönemlerde ortaya çıkan hak kayıplarının giderilmesinin amaçlandığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">STAJ VE ÇIRAKLIK SÜRELERİ EMEKLİLİK HESABINA DAHİL EDİLECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal güvenlik sisteminde stajyer ve çırakların sigortalılık durumlarından kaynaklanan sorunlara dikkati çekilen gerekçede, işyerlerinde uygulamalı eğitim gören ve bazı durumlarda üretim süreçlerine fiilen katılan stajyer ve çıraklar adına Sosyal Güvenlik Kurumu'na sigortalılık bildirimi yapılmasına rağmen bu bildirimlerin emeklilik bakımından gerekli bütün sigorta kollarını kapsamadığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerekçede, bu kişilerin çalışma yaşamına erken yaşta katılmalarına ve sigortalılık işlemlerine tabi tutulmalarına rağmen staj ve çıraklık dönemlerini emeklilik haklarının belirlenmesinde esas alınan sigortalılık başlangıcı olarak kullanamadıkları ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 38'inci maddesi uyarınca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında sigortalılık süresinin başlangıcının, bu sigorta kollarına tabi olarak ilk defa kapsama girilen tarihe göre belirlendiği anımsatılan gerekçede, aday çırak, çırak ve stajyerlerin belirli grupları için sigortalılık kapsamının ağırlıklı olarak iş kazası ve meslek hastalığı sigortasıyla sınırlı tutulduğu, emeklilik hakkının oluşumunda esas alınan uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin primlerin ise yatırılmadığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerekçede, "Buradaki temel sorun, kişilerin sosyal güvenlik sistemine hiç dahil edilmemesi değil, sisteme dahil edilmelerinin emeklilik haklarını doğuracak kapsamda gerçekleşmemesidir. İşyerinde geçirilen süre için sigortalılık bildirimi yapılırken bu dönemin emeklilik koşullarının belirlenmesinde dikkate alınmaması, sigortalılığın kapsamı ile çalışma yaşamındaki fiili durum arasında bir uyumsuzluk yaratmaktadır" değerlendirmesine yer verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EYT DÜZENLEMESİ SONRASINDA DA HAK KAYIPLARI YAŞANDIĞI BELİRTİLDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Staj ve çıraklık dönemlerinin emeklilik hesabında dikkate alınmamasının yalnızca sigortalılık başlangıç tarihini değil, kişilerin emeklilik hakkına hangi koşullarda ve ne zaman ulaşabileceğini de etkilediği ifade edilen gerekçede, "Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT)" kapsamında yapılan düzenlemeler sonrasında da staj ve çıraklık başlangıcı emekliliğe esas sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmeyen çok sayıda kişinin benzer durumdaki kişilerle aynı haklardan yararlanamadığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gerekçede, zorunlu staj ve çıraklık dönemlerinin borçlanma yoluyla emeklilik kapsamına alınmasına imkan verilmemesinin de giderilmesi gereken bir eksiklik olduğu vurgulandı. Bu dönemlerin kişilerin iradesinden bağımsız biçimde emeklilik hesabının dışında bırakılmasının çalışma hayatına erken yaşta katılanların emeklilik hakkına erişimini zorlaştırdığı ifade edilerek, "Bu nedenle staj ve çıraklık sürelerinin emekliliğe esas sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesiyle birlikte, geçmiş dönemlere ilişkin hak kayıplarının giderilmesini sağlayacak bir borçlanma mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir" denildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">PRİMLERİN İŞVERENLER TARAFINDAN KARŞILANMASI ÖNGÖRÜLÜYOR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin gerekçesinde kursiyer ve bursiyerlerin sosyal güvenlik statülerine ilişkin sorunlara da değinildi. Bu kişilerin işverenin veya ilgili kurumun organizasyonu içerisinde yer almaları, belirli bir çalışma düzenine tabi olmaları ve üretim ya da hizmet süreçlerine katkı sunmaları halinde sosyal güvenlik yükümlülüklerinin açık ve adil biçimde belirlenmesinin önem taşıdığı kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sosyal güvenlik primlerinin kim tarafından karşılanacağına ilişkin değerlendirmede ise işyerlerinde gerçekleştirilen mesleki eğitim ve benzeri uygulamalarda sosyal güvenlik maliyetlerinin kamu kaynakları veya İşsizlik Sigortası Fonu üzerinden karşılanmasının, sosyal güvenliğin finansman yükünün kamuya ve çalışanlara aktarılması sonucunu doğurabileceği belirtilen gerekçede, "Bu çerçevede, kanun kapsamındaki stajyer, çırak, kursiyer ve bursiyerler için öngörülen primlerin, mevcut hukuki statüler ve istisnalar dikkate alınarak, İşsizlik Sigortası Fonu yerine fiilen çalışmanın gerçekleştiği işverenler tarafından karşılanmasına yönelik düzenleme yapılması amaçlanmaktadır" ifadelerine yer verildi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GEÇMİŞ DÖNEMLER İÇİN ÜÇ AY İÇİNDE BORÇLANMA İMKANI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin birinci maddesiyle Mesleki Eğitim Kanunu'nun geçici 12'nci maddesinin belirli hükümlerinin, ikinci maddesiyle de İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 53'üncü maddesinin ilgili hükmünün yürürlükten kaldırılması öngörüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kanun teklifinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngören üçüncü maddesinde, aday çırak, çırak, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, staja tabi tutulan öğrenciler, tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ile kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerin çıraklık ve staj sürelerinin borçlanma kapsamına alınmasına ilişkin düzenleme yer aldı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Teklifin dördüncü maddesiyle 5510 sayılı Kanun'a eklenmesi öngörülen geçici 113'üncü madde kapsamında ise düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki çıraklık, staj ve eğitim sürelerinin borçlanılabilmesi için imkân tanınması öngörüldü. Buna göre, kapsamda bulunanların düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde talepte bulunmaları ve geriye doğru borçlanmaları halinde söz konusu süreler sigorta başlangıç tarihinin hesaplanmasında dikkate alınması önerildi</span>.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 15:50:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/dem-partiden-staj-ve-ciraklik-surelerinin-emeklilik-hesabina-dahil-h164150.html">DEM Partiden staj ve çıraklık sürelerinin emeklilik hesabına dahil edilmesi için kanun teklifi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ardanucta-balik-fiyatlari-yukseldi-esnaf-da-vatandas-da-dertli-h164149.html</link>
		<title>Ardanuç&apos;ta balık fiyatları yükseldi; esnaf da vatandaş da dertli</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Artvin&#039;in Ardanuç ilçesinde balıkçılar ve vatandaşlar artan mazot, nakliye ve balık maliyetleri nedeniyle yükselen fiyatlardan şikâyet etti. Balıkçı Uğur Keleş, palamudun satış fiyatının 50 liradan 150 liraya çıktığını belirtirken, vatandaşlar ise yüksek fiyatlar nedeniyle balık tüketemediklerini dile getirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Artvin’in Ardanuç ilçesinde balıkçılık yapan esnaf ve balık almak isteyen vatandaşlar, artan fiyatlardan dert yandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Balıkçı Uğur Keleş, mazot, nakliye ve balık maliyetlerindeki artışın hem esnafı hem de vatandaşı zor durumda bıraktığını belirterek, “Geçen hafta 75 liraya sattığımız palamudu bugün 150 liraya satıyoruz” dedi. Keleş, yaşadıkları ekonomik sıkıntıları şu sözlerle anlattı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Ardanuç’ta yılın beş ayı balık işi yapıyoruz. Akşam balık almak için yola çıktık, sabah saat 04.00’te haldeydik. Cuma günü 45 liraya aldığımız palamut bugün 110 liraya yükseldi. Hâl çıkışı fiyatı 110 lira. Bize bu fiyattan yazılıyor. Peki, biz bunu kaça satacağız? Vatandaş nasıl yiyecek? Bunun hesabını yapıyoruz. Geçen yıl aynı işi yaparken 3 liralık mazot yakıyorduk, bugün 6 liralık mazot yakıyoruz. Üstelik balığı almaya gittiğimizde araçta yatıyoruz, otelde kalma şansımız yok. Bunların dışında aracın ve işin başka giderleri de var. Üç gün önce tanesi 50 lira olan palamudun bugün 150 liraya satılmasına vatandaş haklı olarak tepki gösteriyor. 'Geçen hafta 40-50 liraydı, bugün neden 150 lira?' diye soruyor. Biz de bunu vatandaşa anlatmakta zorlanıyoruz. Palamut sezonu da artık sona erdi. Hamsinin bir kasası bugün 2 bin 500 lira. Kasada yaklaşık 14 kilo hamsi var. Mezgitin kilosunu ise 325 liradan alıyoruz. Hamsiyi vatandaşa 250 liradan satıyoruz. Vatandaş fiyatlar karşısında zorlanıyor ama balık almadan da yapamıyor. Biz de balığı getirirken zarar ediyoruz. Bu işin böyle sürmesinin bir anlamı kalmıyor; adeta boşuna hamallık yapıyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Balık almak için alışverişe gelen vatandaş ise "Balık pahalı, palamut pahalı. Orta gelirli bir emekliyim. Ben çalışırken Bursa'da her pazar balık yerdim. Kesinlikle balık tüketirdim. Ama şu an Artvin'deyim. Karadeniz balığın merkezi olmasına rağmen ben balık yiyemiyorum. Hayat şartları ortada."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 15:20:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/ardanucta-balik-fiyatlari-yukseldi-esnaf-da-vatandas-da-dertli-h164149.html">Ardanuç&apos;ta balık fiyatları yükseldi; esnaf da vatandaş da dertli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinav-13-haziran-2027-pazar-gunu-gerceklestirilecek-h164148.html</link>
		<title>LGS kapsamındaki merkezi sınav, 13 Haziran 2027 Pazar günü gerçekleştirilecek</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılında Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın, 13 Haziran 2027 Pazar günü yapılacağını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 2027 Yılı Sınav Uygulama Takvimi yayımlandı. Yayımlanan takvimde 2026-2027 eğitim öğretim yılında yapılacak "Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınav"ın tarihi açıklandı. Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınav, 13 Haziran 2027 Pazar günü gerçekleştirilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">8'inci sınıf öğrencilerine yönelik sınavda, tüm sorular öğretim programlarında yer alan konu ve kazanımlar doğrultusunda hazırlanacak. 2026-2027 eğitim öğretim yılı ise 25 Haziran 2027 Cuma günü tamamlanacak.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 15:01:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/lgs-kapsamindaki-merkezi-sinav-13-haziran-2027-pazar-gunu-gerceklestirilecek-h164148.html">LGS kapsamındaki merkezi sınav, 13 Haziran 2027 Pazar günü gerçekleştirilecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-gucu-sen-genel-baskani-ozattan-ayser-calik-ortaokulundaki-saldiriyla-ilgili-okul-idaresi-ve-ogretmenler-hakkinda-sorusturma-izni-verilmesine-tepki-h164147.html</link>
		<title>Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Özattan, Ayser Çalık Ortaokulundaki saldırıyla ilgili okul idaresi ve öğretmenler hakkında soruşturma izni verilmesine tepki</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, Kahramanmaraş&#039;taki Ayser Çalık Ortaokulu&#039;nda meydana silahlı saldırıyla ilgili okul müdürü, müdür yardımcısı, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni ile rehber öğretmen hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin, &quot;Silahlı saldırılara müdahale konusunda eğitim almamış eğitim çalışanlarının, böyle bir olay nedeniyle suçlanması son derece yanlıştır&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen ve öğretmen ile öğrencilerin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından okul müdürü, müdür yardımcısı, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni ile rehber öğretmen hakkında soruşturma izni verilmesine tepki göstererek, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Özat, "Öğretmenlerimiz ve okul yöneticilerimiz güvenlik görevlisi değildir. Silahlı saldırılara müdahale konusunda eğitim almamış eğitim çalışanlarının, böyle bir olay nedeniyle suçlanması son derece yanlıştır" ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İDARECİLER VE ÖĞRETMENLER GÜVENLİK GÖREVLİSİ DEĞİL"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Soruşturma dosyasında yer aldığı ileri sürülen değerlendirmelere değinen Özat, iddiaların doğru olması halinde bunun bir "teftiş skandalı" olacağını ifade ederek, "Öncelikle idareciler ve öğretmenler güvenlik görevlisi değil. Ellerinde silah yok, bununla ilgili eğitimleri de yok. Can pazarına dönüşmüş bir ortamda kimse onlara ‘Niye kaçtınız, niye gittiniz?’ diyemez!" değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öğretmenlerin silahlı saldırıya müdahale etmekle yükümlü tutulamayacağını belirten Özat, soruşturma dosyasını görmediğini ve değerlendirmelerini basına yansıyan iddialar üzerinden yaptığını, rehber öğretmenlerin (psikolojik danışmanların) görev ve yetkilerinin de mevzuatla belirlendiğini hatırlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Millî Eğitim Bakanlığı'na seslenen Özat, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bir psikopatın yaptığı silahlı saldırıyı da mı öğretmenin veya idarecinin üstüne yüklüyorsunuz? Sayın Bakan, siz okula güvenlikçi verdiniz, öğretmene silah verdiniz, öğretmen kaçtı mı? Okula güvenlikçi veremeyenler soruşturma geçirmeli asıl! Okulun güvenlikçisi neden yok diye asıl sorumluların ifade vermesi gerekiyor."&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 14:36:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/egitim-gucu-sen-genel-baskani-ozattan-ayser-calik-ortaokulundaki-saldiriyla-ilgili-okul-idaresi-ve-ogretmenler-hakkinda-sorusturma-izni-verilmesine-tepki-h164147.html">Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Özattan, Ayser Çalık Ortaokulundaki saldırıyla ilgili okul idaresi ve öğretmenler hakkında soruşturma izni verilmesine tepki</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/ziya-gokalpin-fikir-dunyasi-sahneye-tasindi-goge-yazilmis-bir-alp-oyunu-cumhuriyet-bayraminda-izleyiciyle-bulustu-h164146.html</link>
		<title>Ziya Gökalpin fikir dünyası sahneye taşındı: Göğe Yazılmış Bir Alp oyunu, Cumhuriyet Bayramında izleyiciyle buluştu</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile TÜRKSOY iş birliğinde hazırlanan, Ziya Gökalp’in yaşamını ve fikir dünyasını konu alan “Göğe Yazılmış Bir Alp” adlı oyun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda CSO Ada Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluştu. Oyunun başrolünde Murat Kesim yer aldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Bayramı kapsamında sahnelenen “Göğe Yazılmış Bir Alp” adlı tiyatro oyunu, CSO Ada Sahnesi’nde dün izleyiciyle buluştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile TÜRKSOY iş birliğinde hazırlanan tek perdelik oyunda, Türk düşünce tarihinin önemli isimlerinden Ziya Gökalp’in yaşamı ve fikir dünyası anlatıldı. Derya Özer’in kaleme aldığı, yönetmenliğini Cem Sel’in üstlendiği oyunda, Ziya Gökalp’e Devlet Tiyatrosu sanatçısı Murat Kesim hayat verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/7c694587-563f-489c-b2de-34e42ba1fc67-w.png" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">BİR DÜŞÜNÜRÜN İZİNDE, BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞU ANLATILDI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ziya Gökalp’in yaşamından ve fikir dünyasından ilham alan eser, büyük mütefekkirin çocukluk yıllarından Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan yolculuğunu sahneye taşıyor. Oyun, yalnızca bir düşünce insanının hayat hikâyesini değil; bir milletin yeniden doğuş öyküsünü, kimlik ve ideal arayışını da seyirciyle buluşturuyor. Toplumun hafızasını ve tarihin çalkantılı dönemlerinde var olma iradesini merkezine alan yapım, geçmişle bugün arasında güçlü bir köprü kuruyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MURAT KESİM’İN PERFORMANSI BEĞENİ TOPLADI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ziya Gökalp karakterine can veren Murat Kesim, performansıyla beğeni topladı. Eserin derinlikli ve uzun monologlarını ustalıkla sahneye taşıyan Kesim, karakterin iç dünyasını seyirciye başarıyla hissettirdi. Sanatçı, oyunculuğuyla salonda yer alanlardan büyük alkış aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet’in kuruluş coşkusunu bir düşünürün penceresinden sahneye taşıyan oyun, hem sanatsal gücü hem de taşıdığı anlamla bayram gününe damgasını vurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">YENİDEN SEYİRCİSİYLE BULUŞACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Büyük beğeni toplayan oyun, 10-11-12 Kasım 2026 tarihlerinde saat 20.00’de Çankaya Belediyesi ASM Mavi Salon’da sahnelenecek.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 14:16:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/ziya-gokalpin-fikir-dunyasi-sahneye-tasindi-goge-yazilmis-bir-alp-oyunu-cumhuriyet-bayraminda-izleyiciyle-bulustu-h164146.html">Ziya Gökalpin fikir dünyası sahneye taşındı: Göğe Yazılmış Bir Alp oyunu, Cumhuriyet Bayramında izleyiciyle buluştu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-is-ekim-ayinda-yoksulluk-siniri-123-bin-856-liraya-aclik-siniri-38-bin-24-liraya-yukseldi-h164145.html</link>
		<title>TÜRK-İŞ: Ekim ayında yoksulluk sınırı 123 bin 856 liraya, açlık sınırı 38 bin 24 liraya yükseldi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[TÜRK-İŞ’in araştırmasına göre, ekim ayında Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 24 liraya, yoksulluk sınırı 123 bin 856 liraya yükseldi. Mutfak enflasyonunda yıllık artış ise yüzde 33,83 oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜRK-İŞ Konfederasyonu, Ekim 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'nı açıkladı. Araştırmaya göre, Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı 38 bin 24 lira 3 kuruşa yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gıda harcamasının yanı sıra giyim, konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlar için yapılması gereken aylık harcamaların toplamı olarak hesaplanan yoksulluk sınırı ise 123 bin 856 lira 80 kuruş oldu. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 49 bin 124 lira 30 kuruş olarak belirlendi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mutfak enflasyonu verilerine göre ise Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0,59 arttı. Araştırmada, gıda harcamalarındaki on iki aylık değişim oranının yüzde 33,83, yıllık ortalama artış oranının yüzde 39,26 olduğu belirtildi. On aylık artış oranı ise yüzde 26,14 olarak gerçekleşti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 13:55:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-is-ekim-ayinda-yoksulluk-siniri-123-bin-856-liraya-aclik-siniri-38-bin-24-liraya-yukseldi-h164145.html">TÜRK-İŞ: Ekim ayında yoksulluk sınırı 123 bin 856 liraya, açlık sınırı 38 bin 24 liraya yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-dertli-ciftcilere-lahana-ureticileri-de-eklendi-h164144.html</link>
		<title>Gürer: Dertli çiftçilere lahana üreticileri de eklendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu ve KİT Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor İlçesi Kaynarca köyünde lahana üreticileriyle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Geçen yıl 70 liraya kadar satılan lahananın bu yıl 30-35 lira aralığında alıcı bulmakta zorlandığını belirten üretici Yunus Emre Akbulut ; mazot, gübre, tarım ilacı, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetlerindeki artış nedeniyle zarar ettiklerini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticiler, tarlada kalan lahananın hem çiftçinin geçimini hem de üretimden ekmek yiyen binlerce kişinin gelirini olumsuz etkilediğini belirtirken, üretim planlaması ve pazarlama sorunlarına çözüm bulunmasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER “NİĞDE LAHANASI KALİTESİYLE ARANAN BİR ÜRÜN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’deki lahana üretimine ve Niğde’nin üretimdeki yerine dikkat çekerek, “Ülkemizde 692 bin ton lahana yetişiyor. Türkiye üretiminde Samsun birinci, Niğde ikinci. Ürün kalitesi bakımından ise Niğde lahanası aranan bir lahana. Geçtiğimiz yıl çiftçinin 70 lira civarında sattığı lahanayı bu sene 30-35 lira aralığında satmakta zorlandığını görüyoruz. Üretim planlaması olmaması sorunların kaynağı. Çiftçi ve üreticinin girdi maliyetlerinde artıştan ve ürün satamamaktan dertli. Üretici, ‘Geçen yılki fiyata satamıyorum.’ diyor. Lahananın yemeği yapılır, turşusu yapılır, sarması yapılır. İnsan sağlığı açısından da yararları saymakla bitmez. Ama lahana tarlada kaldı” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">ÜRETİCİ “GEÇEN SENENİN YARISI FİYATA SATIYORUZ”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bölgenin önemli lahana üretim merkezi Kaynarca köyünde lahana yetiştiren üreticiler, ürün fiyatlarının gerilemesine karşın maliyetlerin arttığını belirterek, “Geçen seneye bakınca lahanayı yarı parasına satıyoruz. Geçen sene 70 liraya satıyorduk. Bu sene yarı yarıya fiyatla satışımız var. Girdi maliyetleri de arttı. Geçen sene mazot 55 liraydı, bu sene 100 lira oldu. Geçen sene gübre 25 liraydı, bu sene 50 lira. Başka bir gübre çeşidi geçen sene 8 liraydı, şimdi 17 lira. Tarım ilaçları da iki katına çıktı. Kendi maliyetlerini karşılayamıyorsun. Şu anda elektrik parası aşırı geliyor. Girdiyi karşılayamıyoruz. Zarar ediyoruz. Ekim yaptık ama sonuç böyle oldu. Burada tarım politikalarındaki yanlışlıkların da etkisi var. Geçen sene para kazandığımız için çiftçi olarak ekim alanlarını biraz daha artırdık. Şimdi de mağdur olduk. Ürünü satsakta para kazanmadık” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BİR LAHANANIN MALİYETİ 20 LİRANIN ÜZERİNDE”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">lahana üreticileri Sezayi Aydın ve İlker Uyanık ürünün tarlada kaldığını, yapılan satışların maliyetleri karşılamadığını belirterek, “Şu anda lahana tarlada kaldı. Kısmi bir satış oldu. Çiftçilerin durumu neyse hepsinin durumu aynı. Burada bir ayrımcılık yok. Köy olarak da aynı durumdayız. Şu lahananın maliyeti 20 liranın üzerinde. Biz kaça veriyoruz? Yeri geldiğinde 25 liraya, 30 liraya, 35 liraya veriyoruz. Yani zararına gidiyor. Zarar ediyoruz. Şu lahananın yalnızca işçilik parası 5-6 lirayı buluyor. Sadece yükleme için bile masraf yapıyoruz. Bırakın diğer masrafları, ürünü buradan çıkarmak için 8-10 kişi yükleme yapıyor. Kişi başı 2 bin lira derken ciddi maliyet oluşuyor. Bir arabanın yalnızca işçilik masrafı 20 bin lirayı buluyor. O masrafı da düştüğümüzde bize kalacak para… O da işçiliğe gidiyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“BU ÜRETİMDEN EN AZ 10 BİN KİŞİ EKMEK YİYOR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üretici İlker Aydın, lahana yetiştiriciliğinin yalnızca çiftçinin geçim kaynağı olmadığını, tarımsal üretim zincirinde çalışan çok sayıda insanın da bu faaliyetten gelir elde ettiğini vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">üretici Sezai Uyanık, “Bizim bu bölgede en az 10 bin kişi bu üretimden ekmek yiyor. İşçisinden kamyoncusuna, satıcısından pazarcısına kadar birçok insan geçimini buradan sağlıyor. Bir de devletin bu işe el atması lazım. Hal fiyatları aslında düşük. Pazarcı çok pahalı satıyor, market çok pahalı satıyor. Lahananın markette kilosu 25 liraymış. Yani buna dikkat etmeleri gerekiyor. Bu işten kazanan pazarcı ve marketçi oluyor. Gerçekten burada halci de kazanmıyor” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">GÜRER “DOĞRU BİR ÜRETİM PLANLAMASIYLA SORUNA EL ATILMALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Üreticinin artan maliyetler karşısında gelir kaybı yaşadığını, ürünün tarladan çıktıktan sonra tüketiciye ulaşana kadar fiyat değişikliklerinin ortaya çıktığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üretim planlamasının önemine dikkat çekerek, “Üreticinin girdi maliyetleri artıyor, üreticinin geliri daralıyor. Ürün üreticiden çıktıktan sonra tüketiciye ulaşana kadar fiyatı değişiyor. Raftaki fiyat artışından da vatandaş şikâyetçi oluyor. Burada doğru bir planlamayla, üretim planlamasıyla soruna el atılması lazım” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“İSTANBUL’A NAKLİYE 45 BİN LİRADAN 90 BİN LİRAYA ÇIKTI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Lahana üreticileri, ürünün pazara ulaştırılmasında nakliye maliyetlerinin de önemli bir yük oluşturduğunu belirterek, “Ayrıca nakliyenin de önemli bir etkisi oldu. Bu yıl nakliye bizim lahanadan çok tutuyor. Geçen yıl 45 bin liraya İstanbul'a giden ürünün nakliye masrafı şu anda 90 bin lirayı buluyor. Lahanayı 35 liraya satıyoruz, pazarda yine 150 lira. Burada da bir sıkıntı var. Şu anda tüketici de ucuz yiyemiyor. Yani vatandaş da pahalıya tüketiyor. Kooperatif yok. Bir kooperatifleşme girişimimiz oldu ama başarılı olamadık. Köylü arkamızda durmadı. On kişi bir araya gelip kurduk ama bu sefer de köylü destek vermedi” diye konuştu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 13:31:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/gurer-dertli-ciftcilere-lahana-ureticileri-de-eklendi-h164144.html">Gürer: Dertli çiftçilere lahana üreticileri de eklendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ali-babacan-bu-olayda-calanin-yanina-kalirsa-turkiyenin-sermaye-piyasalarina-asla-yatirim-olmaz-kimse-gelmez-h164143.html</link>
		<title>Ali Babacan: Bu olayda çalanın yanına kalırsa, Türkiye&apos;nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarında yaşananları &quot;fon dolandırıcılığı&quot; olarak niteleyerek, &quot;İzmir&#039;den tekrar iktidara sesleniyorum. Eğer bu listeyi açıklamazsanız, eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi&#039;nde komisyon kurmazsanız, bunun üstünü örtme eğilimine devam ederseniz bu piyasalarda kötüleşme durmaz. Kimse, sorumluların acilen ortaya çıkarılması lazım. Suçluların hak ettikleri en ağır cezayla karşı karşıya kalmaları lazım. Kimsenin çaldığı yanına kâr kalmaması lazım. Eğer bu olayda çalanın yanına kalırsa, dolandıranın yanına kalırsa bundan sonra Türkiye&#039;nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez&quot; dedi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İzmir İl Başkanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, İzmir depreminin altıncı yılında depremde yaşamını yitirenleri andı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sermaye piyasalarında yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, piyasalardaki sorunları deprem benzetmesiyle anlattı. Yaşananların doğal bir gelişme olmadığını belirten Babacan, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Deprem diyoruz ama bu el yapımı, ev yapımı bir hadise, bir doğal hadise değil. Türkiye, Cumhuriyeti tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıya kaldı. Bu piyasa dolandırıcılığı ifadesi, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesindeki kanuni bir tabirdir. Olan biten tamamen bir dolandırıcılık hadisesidir. Bu kadar büyük miktarda bir dolandırıcılık hadisesinin bu kadar uzun zaman devam ediyor olması da ancak ve ancak siyasi iktidar içinden ve bürokrasiden verilen destekle olur. Yoksa dünyanın en gelişmiş bilgi işlem sistemiyle zamanında donattığımız Borsa İstanbul ve dünyanın en modern hukuki altyapısını oluşturduğumuz sermaye piyasaları, Sermaye Piyasası Kanunu ile Sermaye Piyasası Kuruluyla gerçekten bu tür hadiseler değil, böyle büyük hadiseler, en ufak dolandırıcılığın bile hemen yakalanıp gereğinin yapılmasına izin veren bir altyapıdır. Hukuki altyapıda, bilgi işlem altyapısında değil böyle 16 milyar dolar, yani 800 milyar TL, tek 16 bin liralık bir hadisenin bile anında yakalanıp gereğinin yapılabileceği bir altyapı kurulmuştur. Ama hangi kurum olursa olsun, hangi konu olursa olsun, insan faktörü tabii çok çok önemli. Hem işin ehli, dürüst hem de çalmayan, çaldırmayan insanlardan kadroların oluşması gerekiyor. Eğer kadrolar ahlaki erozyona uğradıysa, eğer kadrolar devlet imkânlarını, kamu imkânlarını maalesef birilerine peşkeş çekmekle meşgulse o zaman en sağlam hukuk altyapısı, en sağlam işlem altyapısı bile insan faktörü karşısında dayanmaz, işlemez. Şu anda ülkemizin karşı karşıya bulunduğu durum da tam da budur."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Babacan, sermaye piyasalarında değer kaybının yatırımcılar üzerindeki etkisine de değindi. Bireysel yatırımcı sayısındaki değişime ve hane halkının etkilenme düzeyine ilişkin şu rakamları paylaştı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bugün bu finansal piyasalardaki dolandırıcılığın 131 fonla ilgili kısmı belki 800 milyar TL, yani 16 milyar dolar mertebesinde olsa da bu olayın getirdiği güvensizlik ve topyekûn karamsarlık sermaye piyasalarımızda çok önemli bir değer kaybına yol açtı. Bu değer kaybı eylülden bu yana 150 milyar doları geçmiş durumda ve sürekli artıyor. Sermaye piyasalarında bireysel yatırımcı sayımız eylül başı itibarıyla 7 milyon kişiydi. 7 milyon bireysel yatırımcının şöyle ya da böyle, az ya da çok hisse senetlerinde yatırımı vardı. Bu sayı belki şu anda 6,5 milyona doğru indi. Bu işlerden belki çekinip hesabını kapatan, çıkanlar oldu. Ama Türkiye'de 27 milyon hane olduğunu düşünürsek 27 milyon hanenin 7 milyonunu doğrudan etkileyen bir hadiseyle karşı karşıyayız."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU OLAY AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMADIĞI SÜRECE SERMAYE PİYASALARINDAKİ ERİME DEVAM EDER"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sermaye piyasalarındaki gelişmelerin araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisinde komisyon kurulması çağrısını yineleyen Babacan, ilgili listenin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Sorumluların ortaya çıkarılması ve şeffaflık sağlanması gerektiğini belirten Babacan, iktidara, "İzmir'den tekrar iktidara sesleniyorum. Eğer bu listeyi açıklamazsanız, eğer Türkiye Büyük Millet Meclisinde komisyon kurmazsanız, bunun üstünü örtme eğilimine devam ederseniz bu piyasalarda kötüleşme durmaz. Daha kötüye, daha kötüye gider. Kimse, sorumluların acilen ortaya çıkarılması lazım. Suçluların hak ettikleri en ağır cezayla karşı karşıya kalmaları lazım. Kimsenin çaldığı yanına kâr kalmaması lazım. Eğer bu olayda çalanın yanına kalırsa, dolandıranın yanına kalırsa bundan sonra Türkiye'nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez. Bizim insanımız da yatırım yapmaz. Uluslararası yatırımcılar da yatırım yapmaz. Çünkü dolandırana, çalana hak ettiği cezayı vermezseniz bu piyasalarda her zaman dolandırıcılığın, hırsızlığın önünü açık tutmuş olursunuz. Teşvik etmiş olursunuz. Fırsat varsa arkadaş, çalın, çırpın, dolandırın, kaçın. Nasılsa başınıza bir şey gelmiyor mesajı verilmiş olur. Bu mesajın verildiği bir piyasaya artık yatırım gelmez. Bu olay açıklığa kavuşturulmadığı sürece, suçlulara en ağır cezalar verilmediği sürece sermaye piyasalarındaki erime devam eder."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2027 yılı bütçesini de eleştiren Babacan, faiz ödemeleri için ayrılan kaynağın büyüklüğüne dikkat çekti. Yüksek faiz ödemelerini ekonomik yönetime duyulan güven eksikliğiyle ilişkilendiren Babacan, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"2027 bütçesine baktığımız zaman gerçekten en büyük harcama kaleminin, en büyük ödeneğin artık faize ayrıldığını görüyoruz. Tam 3.975.000.000 TL faiz. Adı dört olmasın diye üç dokuz yüz yetmişler. Muhtemelen bu yıl olduğu gibi gelecek yıl da bunu tekrar yükseltmek zorunda kalacaklar. Bu yıl bütçede daha küçük bir rakamla başladılar. Şimdi 2.800'ün üzerine gidiyor. Gelecek yılın bütçesinde dört demeye utandıkları için herhâlde 3.975 demişler. Hani fiyat etiketlerinde yazarlar ya 9 lira 95 kuruş falan diye, 10 dememek için. Bu da böyle bir şey. 4 trilyonluk bir faiz ödeneğinden bahsediyoruz. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin bütçesine baktığımızda en büyük bakanlık olmuş faiz bakanlığı. Bu 4 trilyonu gelecek senenin ortalama kuruyla hesap ettiğinizde 70 milyar dolar ediyor. 70 milyar dolarlık faiz ödemesi var devletin. Bunun tek sebebi kötü yönetim. Çünkü güven olmazsa, riskler yüksek olursa faizler yüksek olur. Faizlerin düşmesinin yolu güvendir. Ülkenin risklerini düşürmektir. Bunlar olmadığı sürece yüksek faizle ülke maalesef mecbur kalır. Bu kadar büyük bir kaynağın her sene, her sene faize gidiyor olması ülkemiz adına büyük bir yazık. Bu faizi hepimiz ödüyoruz."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"ÖZGÜR BASIN HAYAT KURTARIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın ve ifade özgürlüğünün toplumsal denetim açısından önemine değinen Babacan, özgür gazeteciliğin hem deprem risklerinin hem de ekonomik usulsüzlüklerin erken aşamada ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacağını söyledi. Gazetecilere yönelik adli işlemleri de eleştiren Babacan, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Özgür basın hayat kurtarır. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü varsa bu çok geniş bir denetim alanı oluşturur. Daha olaylar küçükken, daha diyelim ki depreme, deprem için iyi olmayan kötü bir bölgede, kötü bir zeminde bir kaçak yapılaşma başladığı anda hemen haberdar olunur, büyük haberler olur ki bunun büyümesi baştan önlenmiş olur, önü kesilmiş olur. Fon meselesi... Eğer basın özgür olsaydı, eğer özgürce bunlar daha fazla yazılıp çizilebilseydi, eğer sivil toplum kuruluşlarımız, meslek örgütlerimiz açık açık konuşuyor olabilselerdi bu dolandırıcılık daha küçük aşamadayken bir şekilde ifşa edilirdi ve o ifşa edilmiş olması da büyümesini önlerdi. Normalde devletin yapması gereken suçu caydırmaktır. Fakat şu anda yapılan gazeteciliği, ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü caydırma. En son bu fonda olan dizi patladıktan sonra çok sayıda gazeteci arkadaşımızın gözaltına alındığını görüyoruz. Tutuklananlar var. Ev hapsine girenler var. Şeffaf yürütülmesi gereken işlerin üzeri örtülüyor. Bir bakıma bir ucu acaba birilerine mi dokunuyor diye bir örtbas etme gayreti var. Suçu işleyene caydırıcı olması gerekirken bu tür olayları haber yapanlar işlerinden caydırılmaya çalışılıyor. Buralara girmeyin. Bu haberleri yapmayın. Fazla sağa sola dokunursanız başınıza kötü şeyler gelir dedirtiyorlar. Gerçekten bu da çok büyük bir yanlış. Basının araştırma imkânı olmadığı, basının o denetçi gözünün olmadığı, basının özgürce yazıp çizmediği ülkelerde sorunlar bitmez. Eğer siz sorunları konuşturmuyorsanız, sorunların konuşulmasını baştan engelliyorsanız o sorunlar zaten çözülmez."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"RANTIN PEŞİNDE KOŞARSANIZ DEPREMİ ÇÖZEMEZSİNİZ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Basın toplantısında deprem hazırlıklarıyla ilgili soruları da yanıtlayan Babacan, kentsel dönüşüm uygulamalarını eleştirdi. Deprem riskine karşı alınacak önlemlerde insan hayatının öncelikli olması gerektiğini vurgulayan Babacan, merkezî yönetim ile yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin önemine dikkati çekerek, şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, tamam. Ama bakıyorsunuz uygulamalarla ilgili çok ciddi sıkıntılar var. Mesele depremse öncelikle bu işi yönetenlerin rant gözlüklerini çıkartmaları lazım. Çünkü şu anda ülkeyi yönetenlerin çoğu maalesef mesele binaysa, inşaatsa hemen önce herkes bir rant gözlüğünü takıyor, öyle bakıyor. Rant gözlüğünü çıkar kardeşim. Memleket için bak. İnsan canı için bak. Önce insan diye bak şu meseleyi öyle ele al' dememiz gerekiyor. Ben bunu merkezî hükûmet birimleri için de söylüyorum, belediyeler için de söylüyorum. Rantın peşinde koşarsanız depremi çözemezsiniz. Deprem önce insan diyerek çözülür. Önce bir zihniyetin değişmesi lazım. Kafaların değişmesi lazım. Tabii zihniyeti, kafaları değiştirmek mümkün olmadığı için yöneten kafaları değiştireceksin. Yani bunlar gidecek, başkaları gelecek. Başka olmayacak bu iş. Yıllardır arka arkaya yaşadığımız depremlerden hâlâ ders alınmıyor olması gerçekten ibretlik bir hadise. Burada genel ana konulardan bir tanesi de merkezî hükûmetle yerel yönetimlerin uyumlu çalışması. Ama şu andaki iktidarın yaptığı gibi, eğer başka bir partinin belediyesiysen ne yaparsan yap, beni ilgilendirmez ama yanıma gelirsen, iktidar partisine katılırsan o zaman belki beraber bir şey yaparız. Böyle yönetilmez."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"SÜREÇ DOĞRU KURULURSA BİRKAÇ AYDA GÜVEN GERİ TOPARLANIR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sermaye piyasalarındaki güven kaybının ne kadar sürede giderilebileceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Babacan, sorumluların belirlenmesi için doğru bir süreç yürütülmesi hâlinde güvenin birkaç ayda yeniden sağlanabileceğini belirtti. Yurt dışına çıkarılan paraların tahsilinin ise daha uzun sürebileceğini belirten Babacan, şirketlerin yeniden değerlemeye tabi tutulması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Bu işin sorumlularının ortaya çıkarılmasıyla ilgili süreç doğru kurulursa bu hemen birkaç ayda güveni geri toparlar. Birkaç ayda çok hızlı toparlar. Ancak bu paraları çalıp götürenler var ya, bunların bir kısmı muhtemelen yurt dışında. Bu paraların oradan getirilmesi, o paraların tekrar bu dolandırıcılardan tahsil edilmesi, o birkaç yıl sürer. O hemen olmaz çünkü dünyada 220 farklı finansal kuralların geçerli olduğu bölge var. Oraların her birini iyi bilen çok sağlam avukatlarla, dünyanın en iyi avukatlarıyla çalışıp o paraları tahsil etmek gerekir. Biz zamanında İmar Bankası olsun, diğer hadiseler olsun bunu yaptık biliyorsunuz. TMSF'yi kurduk. Başına da sağlam bir ekip getirdik. Bunlar gittiler, söke söke tahsil ettiler. Bu tahsilatlar yapılır. Çatır çatır hepsi tahsil edilir. Ama önce bir tabii niyet lazım. Aman ucu buna dokundu, bu bunun akrabasıymış, bu bunun oğluymuş, ya bu da onun şuymuş falan derse olmaz yani. Olmadığı sürece de bu asla toparlamaz. Şirketlerin hissesi ilgili de şirketlerin gerçek değeriyle alakalı da çok hızlı bir süreç başlatmak lazım. Kaç hafta oldu, hâlâ bu süreç başlatılmadı. Halka açık şirketlerin zaten büyükler ve göz önünde olanlarla ilgili daha açık bir süreç var. Büyük ve göz önünde olanlar. Ama orta ve küçük boyuttaki şirketlerle ilgili derhâl bir yeniden değerleme çalışmasının başlaması gerekir. Halka açık şirketlerin çok hızlı bir yeniden değerleme işleminden geçmesi gerekir."</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"MESELE SANDIKTIR, MESELE SEÇİMDİR"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasına ilişkin soruyu da yanıtlayan Babacan, seçimlerde ortaya çıkan seçmen iradesinin korunması gerektiğini söyledi. Belediye başkanlarının parti değiştirmesine yönelik eleştirilerini dile getiren Babacan, "Milletin iradesinin net olarak ortaya çıktığı seçimlerden sonra, şöyle ya da böyle, o iradenin sonucu bazen havuçla, bazen sopayla eğer bir şekilde iktidara doğru yönlendiriliyorsa bunun hesabını da herhâlde gün gelir vatandaşlarımız bir şekilde görür. Orada bir adalet defteri düzgün yazılır. Mesele sandıktır, mesele seçimdir. İnsanların iradesini bu yollarla değiştiremezsiniz. Tam tersine daha kötü sonuçları olur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"BU SADECE BİR SİYASİ MESELE DEĞİL, AYNI ZAMANDA BİR RANT MESELESİ"</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yerel yönetimlerdeki parti değişikliklerini imar rantları ve yolsuzluk tartışmaları üzerinden de değerlendiren Babacan, belediyelerle ilgili yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. "İmar rantlarının yoğun olduğu bölgelerde siyasi parti değişikliklerinin daha fazla yaşandığını" öne süren Ali Babacan, şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Son iki yıllık süreçte parti değiştiren, zorla veya mecburen veya işte belediye meclislerindeki oyunla... Üsküdar'da olanlara bakın. Hangi akıl, hangi mantık kabul eder? Hangi vicdana sığar? Rant nerede çoksa bu tür işler orada daha çok. Havuçla sopayla belediye başkanlarının parti değiştirmesiyle alakalı meseleler daha çok rantın da çok olduğu ilçelerde ve illerde olduğunu görüyorum. Bu sadece bir siyasi mesele değil. Aynı zamanda bir rant meselesi. Onun için baştan söylüyorum, defalarca bunu ta 2014'ten bu yana, herhâlde 12 yıldır dile getiriyorum. İmar meseleleri, imar rantlarıyla ilgili meseleler eğer sağlam bir yasal düzenlemeyle çözülmezse, yani özellikle imar rantlarıyla ilgili konular sağlam bir yasal çerçeveye kavuşmazsa bu sorunlar Türkiye'de bitmez. Bu belediyelerle ilgili yasal çerçeve düzelmeden bu iş bitmez. Maalesef mesele rantsa, mesele yolsuzluksa çoğu yerde farkı fark etmiyorlar arkadaşlar. Onu da bilmemiz lazım. Şu anda belediyelere baktığımızda az sayıda belki dürüst kalmaya çalışan başkanlarımız var ama başkanlarımızın maalesef çoğu ya yoldan çıkıyor, çıkmaya meyilli ya da yoldan çıkarılıyor. Yasa sağlam olsa, çerçeve sağlam olsa o zaman kolay kolay bu gördüğümüz yanlışlar olmaz, gördüğümüz sıkıntılar yaşanmaz."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 13:00:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/ali-babacan-bu-olayda-calanin-yanina-kalirsa-turkiyenin-sermaye-piyasalarina-asla-yatirim-olmaz-kimse-gelmez-h164143.html">Ali Babacan: Bu olayda çalanın yanına kalırsa, Türkiye&apos;nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-hafta-sonu-dort-sinav-duzenleyecek-h164142.html</link>
		<title>ÖSYM, hafta sonu dört sınav düzenleyecek</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[ÖSYM tarafından Sayıştay Eleme, DUS, STS Diş Hekimliği ve DHBT Sayıştay Başkanlığı Sayıştay Denetçi Yardımcısı Adaylığı Eleme Sınavı 31 Ekim Cumartesi, Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı, Diş Hekimliği Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı ve Kamu Personel Seçme Sınavı Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi 1 Kasım Pazar günü yapılacak.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Elektronik Ortamda Uygulanacak Sayıştay Eleme Sınavı Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de ÖSYM Elektronik Sınav Merkezlerinde (e-Sınav Merkezi) elektronik sınav olarak uygulanacak. Sınav için 40 salon kullanılacak. Sınav, saat 13.45’te başlayacak. Adaylar, saat 13.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınavda adaylara, Genel Yetenek Testi (35 soru), Genel Kültür Testi (10 soru) ve Alan Bilgisi; İktisat Testi (15 soru), Maliye Testi (15 soru), Hukuk Testi (15 soru), Muhasebe Testi (15 soru) sorulacak. 140 dakika cevaplama süresi verilecek. 16.05’ te sona erecek sınavda ek süre kullanması uygun görülen adaylar 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınava; hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurt içi veya yurt dışındaki en az dört yıllık fakülte veya yüksekokullardan birini bitirmiş olan 4 bin 306 aday katılacak. Sınav sonuçları 19 Kasım’da açıklanacak. Eleme sınavında başarılı olan adayların tabi tutulacağı klasik usule göre düzenlenecek yazılı sınav 26-27 Aralık’ta Ankara’da basılı ortamda yapılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">STS DİŞ HEKİMLİĞİ 2. DÖNEM’E 639 ADAY KATILACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DUS, Ankara, İstanbul ve İzmir’de, STS Diş Hekimliği yalnız Ankara’da yapılacak. DUS 2. Dönem, Ankara, İstanbul ve İzmir’de yapılacak. STS Diş Hekimliği 2. Dönem ise yalnız Ankara’da düzenlenecek. DUS için 24 bina ve 552 salon, STS Diş Hekimliği için tek bina ve 32 salon kullanılacak. Sınavlar 10.15'te başlayacak. Adaylara 150 dakika cevaplama süresi verilecek.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TS Diş Hekimliği 2. Dönem’de 120 soru, DUS 2. Dönem’de ise Temel Bilimler Testi (TBT) ve Klinik Bilimler Testi (KBT) olmak üzere toplam 120 soru yer alacak. Sınavlar, 12.45’te sona erecek. Ek süre kullanması uygun görülen adaylar, 30 dakikaya kadar ilave sürelerini kullanabilecekler. STS Diş Hekimliği 2. Dönem’e yurt dışında diş hekimliği alanında eğitimlerini tamamlayarak diploma denklik belgesi almak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına (YÖK) başvuran adaylar katılacak. Adayların sınavda başarılı olabilmesi için 100 üzerinden en az 40 puan alması gerekecek. DUS 2. Dönem’ e 11 bin 835, STS Diş Hekimliği 2. Dönem’ e 639 aday katılacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günleri açık tutulacak. Adaylar, sınavlara girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerine ÖSYM'nin 'ais.osym.gov.tr' adresinden erişebilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KPSS MARATONU SONA ERECEK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) 1 Kasım Pazar günü yapılacak. Sınava 147 bin 844 aday katılacak, sonuçlar 25 Kasım’da açıklanacak. KPSS DHBT, 30 ildeki 35 sınav merkezinde, 311 bina ve 6 bin 185 salonda düzenlenecek. Saat 10.15'te başlayacak ve 40 sorudan oluşacak sınav için adaylara 60 dakika süre verilecek. 11.15’te sona erecek sınavda ek süre verilmesi uygun görülen adaylar, 20 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Kimlik kartını kaybeden, kimlik kartı bulunmayan veya kimlik kartında kimlik numarası ve fotoğrafı olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günü açık tutulacak.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">SINAV GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI İÇİN BİN 951 EMNİYET PERSONELİ GÖREV YAPACAK</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınavlarla ilgili açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınavlarda toplam 20 bin 111 kişinin, sınav güvenliğinin sağlanması için de bin 951 emniyet personelinin görev yapacağını belirtti. Sınava katılacak adayların ilgili öğrenim düzeyinde KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür, Ön Lisans ve Ortaöğretim sınavlarına katıldıklarını ifade eden ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, KPSS DHBT' ye 49 bin 40 adayın ortaöğretim düzeyinde, 36 bin 367 adayın ön lisans düzeyinde ve 62 bin 437 adayın lisans düzeyinde katılacağını bildirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocuklarının sınav ücretinden muaf tutulduğunu aktaran Ersoy, bu haktan 600 adayın yararlandığını, ayrıca başvuru yapan 580 engelli adayın mağduriyet yaşamaması için her türlü önlemi aldıklarını kaydetti. Ersoy, "Bu yıl ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyinde olmak üzere tüm alanlarda KPSS uygulaması yapıldı. Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (2026-EKPSS) ile başlayan süreç DHBT ile tamamlanmış olacak. EKPSS, Genel Kültür-Genel Yetenek Oturumu, Alan Bilgisi Oturumları, Ön Lisans, Ortaöğretim ve DHBT uygulamaları gerçekleştirildi. Katkılarından dolayı tüm görevlilere teşekkür ediyor, adaylara da başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 12:40:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/egitim/osym-hafta-sonu-dort-sinav-duzenleyecek-h164142.html">ÖSYM, hafta sonu dört sınav düzenleyecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgatin-2-bin-270-rakimli-yaylasi-yalanci-safranla-suslendi-h164141.html</link>
		<title>Yozgat&apos;ın 2 bin 270 rakımlı yaylası yalancı safranla süslendi</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Yozgat&#039;ın Çayıralan ve Akdağmadeni ilçelerindeki 2 bin 270 rakımlı Akdağlar’da açan mor renkli yalancı safran (vargit) çiçekleri, sonbahar manzarasıyla görenleri hayran bırakıyor. Çayıralan Kaymakamlığı, doğal safran ve diğer bitki türlerinin tahrip edilmemesi için vatandaşlara koruma çağrısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yozgat'ın Çayıralan ve Akdağmadeni ilçelerindeki Akdağlar'da sonbaharla birlikte açan mor renkli yalancı safran çiçekleri, doğaya eşsiz bir güzellik katıyor. "Güz çiğdemi", "Vargit çiçeği" ve "Öksüz oğlan" olarak da bilinen çiçekler, kışın yaklaştığının habercisi olarak kabul ediliyor. Yaylacıların dönüş döneminde açan çiçekler, kar yağışıyla birlikte kayboluyor. Bölgede endemik ve tıbbi aromatik bitkilerin de bulunduğuna dikkat çekilerek, doğal bitki örtüsünün tahrip edilmemesi isteniyor.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/5243d5ef-57b8-479e-97d9-dc22654149d7-w_1.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çayıralan ilçesi sakinlerinden Süleyman Kandemir, Çayıralan ilçesi Akdağlar silsilesinin 2 bin 270 metre rakımda bulunduğunu belirterek şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Çiğdemler bu mevsimde bizi gülerek karşıladılar. Bu gördüğümüz çiğdemler aslında doğal safran. Safran şu anda dünyada en kıymetli çiçek. Ne yapılıyor? İlaç sektöründe ve gıda sektöründe özellikle de doğu kültüründe pilavlarda çok güzel kullanılır. Çayıralan endemik bitki açısından en zengin bölgelerden birisi. Zaten bu bölgenin ballarının kıymetli oluşu da bu kadar çeşitte endemik bitkinin olmasından dolayı."&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/c3e38f39-f62a-4d22-9e0a-13dfaeaa24fa-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çayıralan Kaymakamlığı'ndan yapılan koruma çağrısında ise şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"İlçemizin doğal ortamında yetişen safran, gilaburu, kuşburnu ve dağ eriği, sonbaharın birbirinden güzel renkleriyle buluşarak Çayıralan’ımızın sahip olduğu doğal zenginliği gözler önüne seriyor. Ormanlarından yaylalarına, dağlarından vadilerine kadar her köşesinde ayrı bir güzellik barındıran ilçemizin doğal zenginliklerimizi korumak, bu güzellikleri gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur"</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 12:13:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/yozgatin-2-bin-270-rakimli-yaylasi-yalanci-safranla-suslendi-h164141.html">Yozgat&apos;ın 2 bin 270 rakımlı yaylası yalancı safranla süslendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ekonomik-guven-endeksi-ekim-ayinda-973-oldu-h164140.html</link>
		<title>TÜİK: Ekonomik güven endeksi ekim ayında 97,3 oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekonomik güven endeksi eylül ayına göre yüzde 3,9 oranında azalarak ekim ayında 97,3 olduğunu açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekonomik güven endeksi eylül ayına göre yüzde 3,9 oranında azalarak ekim ayında 97,3 olduğunu açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, Ekim ayına ilişkin "Ekonomik Güven Endeksi" verilerini açıkladı. Buna göre, ekonomik güven endeksi eylül ayında 101,3 iken ekim ayında yüzde 3,9 oranında azalarak 97,3 değerini aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir önceki aya göre ekim ayında tüketici güven endeksi yüzde 7,7 oranında azalarak 84,8 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 1,4 oranında azalarak 101,1 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2,4 oranında azalarak 109,2 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,1 oranında artarak 112,5 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,4 oranında artarak 83,3 değerini aldı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 11:41:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ekonomik-guven-endeksi-ekim-ayinda-973-oldu-h164140.html">TÜİK: Ekonomik güven endeksi ekim ayında 97,3 oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-kamu-calisanlari-ve-emeklileri-de-milli-gelirden-hak-ettigini-almalidir-h164139.html</link>
		<title>Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: Kamu çalışanları ve emeklileri de milli gelirden hak ettiğini almalıdır</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, memur emeklilerinin yaşadığı ekonomik mağduriyete dikkati çekerek, çalışan memurlara verilen seyyanen zammın emekli maaşlarına da yansıtılmasını ve enflasyon farkına ek olarak refah payı verilmesini istedi. Geylan, &quot;Kamu çalışanları ve emeklileri de milli gelirden hak ettiğini almalıdır&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, sosyal medya hesabından konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın açıklamaları üzerine, emeklilere zam ve refah payı yapılacağı haberleri bugünlerde basına yansıyor. Bilindiği üzere, 2023 yılında memura yapılan 8 bin 77 TL seyyyanen zam (Hali hazırda 25 bin 100 TL olmuştur) emekli maaşına yansıtılmadığı için, çalışan maaşı ile emekli maaşı arasında devasa bir uçurum oluştu. Ömrünü devletin kamu hizmetini vatandaşımıza ulaştırmak için geçirmiş olan ve yaşamlarının son deminde insanca bir hayatı hak eden emeklilerimiz çok büyük bir ekonomik zorluğa mahkum bırakılmış durumdadır. Bu kabul edilemez! Çalışırken aldıkları ücretin neredeyse yüzde 45’ni ancak alabilecek olan yüzbinlerce memurumuz, bu nedenle emekli olamıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu durumun ortaya çıkardığı bir diğer sorun da memurumuz emekli olamadığı için, devlet kapısında iş bekleyen genç memur adaylarımıza yeterli istihdam imkanının oluşmamasıdır. Öncelikle, memur maaşlarına yapılan seyyanen artışın, aynı miktarda emekli maaşlarına da yansıtılması elzemdir. Bununla birlikte, enflasyon kadar zammın aslında sıfır zam olduğu gerçeğinden hareketle, enflasyon farkının yanı sıra memur ve emeklisine refah payı uygulamasının hayata geçirilmesi olmazsa olmazdır. Kamu çalışanları ve emeklileri de milli gelirden hak ettiğini almalıdır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 11:21:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-kamu-calisanlari-ve-emeklileri-de-milli-gelirden-hak-ettigini-almalidir-h164139.html">Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: Kamu çalışanları ve emeklileri de milli gelirden hak ettiğini almalıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ar-ge-harcamalari-2025te-9804-milyar-liraya-yukseldi-h164138.html</link>
		<title>TÜİK: Ar-Ge harcamaları 2025te 980,4 milyar liraya yükseldi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#039;nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcaması 2025 yılında bir önceki yıla göre 328 milyar 607 milyon TL artarak 980 milyar 428 milyon TL’ye yükseldi. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">TÜİK, 2025 yılına ilişkin "Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması" istatistiklerini açıkladı. Buna göre, gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcaması, bir önceki yıla göre 328 milyar 607 milyon TL artarak 980 milyar 428 milyon TL'ye yükseldi. Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı ise 2024 yılında yüzde 1,46 iken 2025 yılında yüzde 1,55 olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AR-GE HARCAMALARINDA ŞİRKETLER İLK SIRADA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ar-Ge harcamalarında en büyük payı yüzde 65 ile mali ve mali olmayan şirketler aldı. Bu şirketleri yüzde 30,3 ile yükseköğretim takip ederken genel devlet ve kâr amacı olmayan kuruluşların payı yüzde 4,7 oldu. Ar-Ge harcamaları içerisinde personel harcamaları ise yüzde 58,8 ile en büyük harcama kalemini oluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ar-Ge harcamalarının finansmanında da mali ve mali olmayan şirketler ilk sırada yer aldı. Ar-Ge harcamalarının yüzde 52,5'i bu şirketler tarafından finanse edilirken genel devletin finansmandaki payı yüzde 31,1, yükseköğretimin payı yüzde 14,1, yurt dışı kaynakların payı yüzde 2,3 oldu. Diğer yurt içi kaynakların finansmandaki payı ise yaklaşık yüzde 0,01 olarak hesaplandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">317 BİN 982 KİŞİ AR-GE PERSONELİ OLARAK ÇALIŞTI</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tam zaman eş değeri (TZE) cinsinden 2025 yılında toplam 317 bin 982 kişi Ar-Ge personeli olarak çalıştı. Ar-Ge personelinin sektörlere göre dağılımında mali ve mali olmayan şirketler yüzde 67,9 ile ilk sırada yer aldı. Yükseköğretimin payı yüzde 29,0, genel devlet ve kâr amacı olmayan kuruluşların payı ise yüzde 3,0 oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı 2025 yılında 108 bin 453 kişi olarak kaydedildi. Kadınlar, toplam Ar-Ge personelinin yüzde 34,1'ini oluşturdu. Sektörler itibarıyla kadın Ar-Ge personelinin oranı yükseköğretimde yüzde 48,1, genel devlet ve kâr amacı olmayan kuruluşlarda yüzde 32,2, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AR-GE PERSONELİNİN YÜZDE 31'İ DOKTORA VEYA EŞ DEĞERİ EĞİTİM SEVİYESİNE SAHİP</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ar-Ge personeli öğrenim durumuna göre incelendiğinde, personelin yüzde 40,6'sının lisans eğitim düzeyine sahip olduğu görüldü. Doktora veya eş değeri eğitim seviyesine sahip olanların oranı yüzde 31,0, yüksek lisans mezunlarının oranı yüzde 19,4 oldu. Meslek yüksekokulu mezunları yüzde 4,9, lise ve altı eğitim düzeyine sahip olanlar ise yüzde 4,1 pay aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TZE cinsinden Ar-Ge personelinin eğitim durumuna göre dağılımında da lisans mezunları yüzde 49,6 ile ilk sırada yer aldı. Bu grubu yüzde 21,4 ile doktora veya eşdeğeri, yüzde 18,5 ile yüksek lisans, yüzde 5,9 ile meslek yüksekokulu ve yüzde 4,6 ile lise ve altı eğitim düzeyine sahip personel takip etti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">EN FAZLA AR-GE HARCAMASI İSTANBUL'DA GERÇEKLEŞTİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzeye göre, 2025 yılında Ar-Ge harcamalarının en yüksek olduğu bölge İstanbul oldu. Toplam Ar-Ge harcamasının yüzde 31,8'i TR10 (İstanbul) bölgesinde gerçekleştirildi. İstanbul'u yüzde 30,0 ile TR51 (Ankara), yüzde 9,5 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgesi izledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Toplam Ar-Ge personelinin bölgelere göre dağılımında da İstanbul ilk sırada yer aldı. Ar-Ge personelinin yüzde 32,2'si TR10 (İstanbul), yüzde 19,8'i TR51 (Ankara), yüzde 8,4'ü ise TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgesinde istihdam edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AR-GE MERKEZLERİNDEKİ HARCAMALARIN YÜZDE 54,9'U BÜYÜK GİRİŞİMLERDEN</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mali ve mali olmayan şirketler tarafından 2025 yılında gerçekleştirilen 637 milyar 252 milyon TL'lik Ar-Ge harcamasının yüzde 54,9'u Ar-Ge merkezlerinde yapıldı. Ar-Ge merkezlerinde gerçekleştirilen harcamaların yüzde 89,5'i ise 250 ve üzeri çalışan sayısına sahip girişimler tarafından gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İMALAT SANAYİSİNDE AR-GE HARCAMALARINDA YÜKSEK TEKNOLOJİ İLK SIRADA</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmalat sanayinde Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimler teknoloji düzeylerine göre incelendiğinde, 2025 yılında gerçekleştirilen 322 milyar 656 milyon TL'lik Ar-Ge harcamasının yüzde 47,7'sinin yüksek teknoloji faaliyetinde bulunan girişimlere ait olduğu görüldü.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmalat sanayindeki toplam Ar-Ge harcamasının yüzde 40,7'si orta yüksek teknoloji, yüzde 7,2'si orta düşük teknoloji ve yüzde 4,4'ü düşük teknoloji faaliyetinde bulunan girişimler tarafından yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İmalat sanayinde Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimlerdeki araştırmacı sayıları incelendiğinde ise 2025 yılında en fazla araştırmacının 32 bin 399 kişiyle orta yüksek teknoloji faaliyetinde bulunan girişimlerde istihdam edildiği belirlendi. Bu grubu 23 bin 298 araştırmacıyla yüksek teknoloji faaliyetinde bulunan girişimler takip etti. TZE cinsinden araştırmacı sayısında da 29 bin 697 ile orta yüksek teknoloji faaliyetinde bulunan girişimler ilk sırada yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">DOLAYLI AR-GE TEŞVİKLERİNİN PAYI YÜZDE 26,5'E YÜKSELDİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolaylı Ar-Ge teşviklerinin mali ve mali olmayan şirketlerin Ar-Ge harcamaları içerisindeki payı 2015 yılında yüzde 14,8 iken 2025 yılında yüzde 26,5'e yükseldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mali ve mali olmayan şirketlerin Ar-Ge harcamaları da 2015 yılında 11,2 milyar TL seviyesindeyken 2025 yılında 637,3 milyar TL'ye ulaştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 11:04:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/tuik-ar-ge-harcamalari-2025te-9804-milyar-liraya-yukseldi-h164138.html">TÜİK: Ar-Ge harcamaları 2025te 980,4 milyar liraya yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinema-salonlarinda-bu-hafta-10-yeni-film-vizyona-girecek-h164137.html</link>
		<title>Sinema salonlarında bu hafta: 10 yeni film vizyona girecek</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta farklı türde 10 yeni film izleyiciyle buluşacak. Haftanın öne çıkan yapımları arasında Javier Bardem’in başrolünde olduğu &quot;En Sevdiğim&quot; ile Ushan Çakır, Hasibe Eren, Baran Can Eraslan’ın oyuncu kadrosunda olduğu &quot;Bağlar, Kökler ve Tutkular&quot; yer alıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">İşte o filmler</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">En Sevdiğim<br />
Film, oyunculuk kariyerinde dikiş tutturamayan kızıyla yeni projesinde buluşan usta bir yönetmenin, birlikte film çekme sürecinde yıllardır bastırılan kırgınlıklar ve geçmişin ağır yüküyle yüzleşmesini konu ediniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Rodrigo Sorogoyen<br />
Oyuncular: Javier Bardem, Victoria Luengo, Raúl Arévalo</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Her Şey Ortada<br />
Elizabeth Holmes, cezaevine girmesine otuz dört gün kala, kendisine şüpheyle yaklaşan bir film ekibinin her adımını kaydetmeye davet eder. Samimi bir portre olarak başlayan bu süreç, üç yıla yayılan, akıl almaz bir yolculuğa dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Belgesel<br />
Yönetmen: Nathan Fielder, Lance Oppenheim<br />
Oyuncular: Elizabeth Holmes (II), Nathan Fielder, Lance Oppenheim</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çatlı 2<br />
Film, Abdullah Çatlı’nın 1980 askeri darbesi sonrasındaki Avrupa yıllarına, Fransa'daki hapishane sürecine ve uluslararası operasyonlardaki rolüne odaklanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Deniz Enyüksek<br />
Oyuncular: Vedat İnceefe, Eren Vurdem, Ömer Kurt</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kuzular Firarda: Gizemli Canavar<br />
Film, Çiftçi'nin mahvettiği balkabağı tarlasını kurtarmak için çılgın bir bilim insanına dönüşen koyun Shaun'un, Çiftçi'nin kaybolması ve ormanda bir canavarın belirmesiyle çiftliği sürüklediği eğlenceli Cadılar Bayramı kaosunu anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Animasyon<br />
Yönetmen: Steve Cox, Matthew Walker</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Küçük Mamut<br />
Film, binlerce yıllık uykusundan uyanan sevimli mamut yavrusu Pofuduk'un annesini bulmak için çıktığı macera dolu bir yolculuğu anlatıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Animasyon<br />
Yönetmen: Alexander Voytinskiy</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Nöbet<br />
Hayat kurtaran bir doktor olmayı hayal eden Margot, ülkenin en rekabetçi acil servislerinden birinde çalışmaya hak kazanır. Ancak stajın yoğun temposuna ayak uydurmakta zorlanır. Karşısına çıkan genç hastaların alışılmadık belirtileri, mesleğe adım attığı bu döneme eşlik ederken, bedeninde yaşadığı değişimler de başa çıkması gereken bir soruna dönüşür.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Marion Le Corroller<br />
Oyuncular: Mara Taquin, Karin Viard, Kim Higelin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bağlar, Kökler ve Tutkular<br />
Film, bir mülteci teknesinin kaza yapmasının ardından hayatta kalmayı başaran üç farklı karakterin (Hazel, Hamza ve Khaled) yeniden hayata tutunma mücadelesini ve geçmişleriyle olan hesaplaşmalarını konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Dram<br />
Yönetmen: Sunay Terzioğlu<br />
Oyuncular: Ushan Çakır, Hasibe Eren, Baran Can Eraslan</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Zikr-i Cin<br />
Eski arkadaşlar, lüks bir villada bir araya geldikleri gece telefonlarına gelen “Öldür ya da öl” talimatlarıyla geçmişlerindeki bir sırla bağlantılı ölümcül olayların hedefi olur.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Bülent Orçin<br />
Oyuncular: Mustafa Zeren , Belma Mamati , Seda Arslan</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Salmokji: Karanlık Sular<br />
Film, görüntülerde açıklanamayan bir figürün belirmesinin ardından ıssız bir baraj gölüne giden çekim ekibinin karşılaştığı doğaüstü olayları merkezine alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Korku<br />
Yönetmen: Lee Sang Min<br />
Oyuncular: Kim Hye-yoon , Lee Jong-Won , Kim Jun-han</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Macera<br />
Film, ailesinin katilinden intikam almak için çıktığı yolda anıların çalındığı karanlık bir diyara sürüklenen eski Umut İyesi Destan'ın, kişisel intikamı ile tüm halkı kurtaracak umudu yeniden seçmek arasında verdiği mücadeleyi konu ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tür: Animasyon<br />
Yönetmen: Orhan Burak Acar</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 10:40:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/kultur-sanat/sinema-salonlarinda-bu-hafta-10-yeni-film-vizyona-girecek-h164137.html">Sinema salonlarında bu hafta: 10 yeni film vizyona girecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yeniden-refah-partili-kilic-fon-dolandiriciligindan-adam-kayirarak-holding-secip-ayiklayarak-mi-kurtulacaksiniz-h164136.html</link>
		<title>Yeniden Refah Partili Kılıç: Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç, fon dolandırıcılığı soruşturması kapsamında bazı iş insanlarının mal varlıklarına yönelik tedbirlerin kısa sürede kaldırıldığını belirterek, &quot;Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız?&quot; ifadelerini kullandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç, fon dolandırıcılığı soruşturması kapsamında bazı iş insanlarının mal varlıklarına yönelik tedbirlerin kısa sürede kaldırıldığını belirterek, "Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız?" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına eleştirilerde bulundu. Kılıç, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">"Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız? 'Seçkin iş insanları'nın mal varlıklarına yargı tarafından konulan tedbirlerin aynı gün, hatta aynı saat içinde kaldırılması, dolandırılan milyonların çözüm beklentisini sarsıyor. Hiç değilse fon dolandıcılığında imtiyazlı zümrelerinizi korumayın, kollamayın, ayıklamayın. Çaldıklarını iade ermeleri yetmez, fonda batırılan ana paraların iadesi hangi kaynaktan ve ne zaman yapılacak? Çöküşün devam ettiği borsadaki kayıplar nereden, nasıl karşılanacak? Devlete ve piyasaya yönelik güven kaybının maliyeti nasıl hesaplanacak? Hukukta helalleşmek yoktur, hesap vermek vardır."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 10:25:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/yeniden-refah-partili-kilic-fon-dolandiriciligindan-adam-kayirarak-holding-secip-ayiklayarak-mi-kurtulacaksiniz-h164136.html">Yeniden Refah Partili Kılıç: Fon dolandırıcılığından adam kayırarak, holding seçip ayıklayarak mı kurtulacaksınız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvinli-pazar-esnafi-bir-kurus-kazanmadim-sogan-yiyecektim-kiyamadim-bos-ekmek-yedim-h164135.html</link>
		<title>Artvinli pazar esnafı: Bir kuruş kazanmadım. Soğan yiyecektim, kıyamadım boş ekmek yedim</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Artvin’de kurulan halk pazarında satış yapamadığını belirten emekli pazar esnafı Fikret Topal, soğanın kilosunun 90 TL&#039;ye çıktığını belirterek, “Sabahtan beri burada duruyorum, Hâlâ bir kuruş kazanmadım. Öğlen soğan yiyecektim, yiyemedim. Boş tandır ekmeğini tek başına yedim” diye konuştu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Artvin pazarında esnaf ve alışverişe gelen vatandaşlar, fiyatların yüksek olduğunu belirterek geçim sıkıntısından dert yandı. Yurttaşlar yaşadıkları ekonomik sorunları ANKA Haber Ajansı’na anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/e1911ca6-fff2-4408-b085-fcde1576fd4b-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“TÜRKİYEYİ BU DURUMA GETİRENLERE SELAM OLSUN”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir vatandaş, soğanın pahalılığına vurgu yaparak, emekli maaşının yeterli olmadığını söyledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Emekli pazarcı Fikret Topal ise soğanı öğle yemeği için aldığını ancak fiyatından dolayı kıyamadığını belirterek, “Emeklileri bu duruma düşürdüler ya. Sabahdan beri burada duruyorum, satış yapamadım. Hâlâ bir kuruş kazanmadım. Şimdi belediye gelip yer işgali parasını almaya kalksa cebimden 100 lira daha vereceğim. Öğlen soğan yiyecektim, yiyemedim. Boş tandır ekmeğini tek başıma yedim. Bu soğanı bugün öğle yemeği için aldım ama kıyamadım” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><img class="detayFoto" src="https://www.gercekmuhabir.com/images/upload/16dbe667-24d3-4955-ba23-c02c52fb8705-w.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“SİMİT EKMEKTEN DAHA PAHALI”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Alışveriş yapan vatandaş, yaşanan ekonomik sıkıntılara tepki göstererek, “Selam olsun bu Türkiye’ye de bu ülkeyi bu duruma getirenlere de selam olsun” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artvin’de simit satarak geçimini sağlamaya çalışan bir simitçi de işlerin durgunluğundan yakınarak, “Bugün 20-25 civarında simit sattım. İş yok. Simit 25 lira, ekmekten pahalı. Yoğurt aldım ama yoğurdun parasını bile kazanamadım. Yoğurt 300 lira, sattığım ortada” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“DEVLETİN DİNİ ADALETTİR”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Artvinli emekli Süleyman Kaya Keskin de pazarda vatandaşların yalnızca imkânları ölçüsünde alışveriş yapabildiğini belirterek, “Genelde vatandaşın alışveriş yapacak olanağı varsa alışveriş yapıyor. Diğerleri ise bakıp geçiyor. Artvin’in yaklaşık yüzde 70’i emekli diye tahmin ediyorum. Emeklilerin durumu ortada, maaşlar düşük. Hele emekli kira veriyorsa tamamen mağdur durumda. Öteden beri böyle. Zorluklar içinde yaşamaya çalışıyoruz” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Pahalılığın ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin yaşamı zorlaştırdığını vurgulayan Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Gelir dengesini adaletli bir şekilde paylaştırmadığınız zaman, üst gelir grubuyla alt gelir grubu arasında büyük bir uçurum oluşursa yaşam zorlaşır. Siyasi olarak da sosyal olarak da bu durum sürdürülebilir değil. İktidarıyla muhalefetiyle konuşuyorum, sözlerim siyasi anlaşılmasın. Devletlerin dini yoktur; devletin dini adalettir. Bu adaleti, bu dengeyi bozarsanız olmaz. Ben bu devlete 25 yıl 5 ay para kazandırdım, emekliyim ama geçinemiyorum. Adalet istiyoruz. İnşallah yetkililer bunu duyar. İktidarıyla muhalefetiyle sosyal yaşam ve vatandaşın bütçesi konusunda ortak bir anlayış geliştirirler. Geçinemeyen, sıkıntı yaşayan insanlar daha huzurlu bir yaşam sürer.”</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 10:05:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/artvinli-pazar-esnafi-bir-kurus-kazanmadim-sogan-yiyecektim-kiyamadim-bos-ekmek-yedim-h164135.html">Artvinli pazar esnafı: Bir kuruş kazanmadım. Soğan yiyecektim, kıyamadım boş ekmek yedim</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-sanliurfa-mus-bingol-bitlis-sirnak-ve-hakkari-cevreleri-ile-balikesirin-bati-kiyilari-icin-kuvvetli-saganak-uyarisi-h164134.html</link>
		<title>Meteoroloji&apos;den Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir&apos;in batı kıyıları için kuvvetli sağanak uyarısı</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[MGM&#039;nin son tahminine göre, bugün Güneydoğu Anadolu&#039;nun doğusu, Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir&#039;in batı kıyılarında yer yer kuvvetli sağanak bekleniyor. Hava sıcaklıklarının Akdeniz&#039;de 2 ila 4 derece artacağı, Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#039;da 3 ila 5 derece azalacağı tahmin ediliyor. ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">MGM'nin son tahminine göre, bugün Güneydoğu Anadolu'nun doğusu, Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir'in batı kıyılarında yer yer kuvvetli sağanak bekleniyor. Hava sıcaklıklarının Akdeniz'de 2 ila 4 derece artacağı, Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 3 ila 5 derece azalacağı tahmin ediliyor.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) son değerlendirmelerine göre, yurdun genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, İç Anadolu'nun doğusu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Eskişehir çevreleri ile Ankara'nın kuzey kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Hava sıcaklıklarının Akdeniz'de 2 ila 4 derece artacağı, Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı; kuzey ve batı kesimlerde kuzey ve kuzeybatı, güney ve doğu kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette ise rüzgar eseceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MGM'DEN UYARILAR</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Güneydoğu Anadolu'nun doğusu, Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir'in batı kıyılarında yer yer kuvvetli sağanak bekleniyor. MGM, kuvvetli ve şiddetli yağışlarla birlikte sel, su baskını, heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve kıyılarda hortum riski gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmasını istedi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 09:47:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/yasam/meteorolojiden-sanliurfa-mus-bingol-bitlis-sirnak-ve-hakkari-cevreleri-ile-balikesirin-bati-kiyilari-icin-kuvvetli-saganak-uyarisi-h164134.html">Meteoroloji&apos;den Şanlıurfa, Muş, Bingöl, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Balıkesir&apos;in batı kıyıları için kuvvetli sağanak uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164133.html</link>
		<title>Altın fiyatları ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[30 Ekim 2026 altın fiyatları kaç TL? Gram ve çeyrek altın ne kadar? Gram altın neden düştü?]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">ABD Merkez Bankası Fed, ekim ayındaki toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4 aralığında sabit tuttu. Faiz kararının ardından piyasalarda para politikasının bundan sonraki seyrine ilişkin değerlendirmeler öne çıktı. ABD'de enflasyonun yüksek kalmaya devam etmesi, faizlerin uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği beklentisini güçlendiren gelişmeler arasında yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">30 Ekim'de uluslararası piyasalarda ons altın yaklaşık 4.000 dolar seviyesinde işlem gördü. Gün içindeki fiyat hareketlerinde petrol fiyatları ve ABD enflasyon verileri de etkili oldu. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu yüksek tutabileceği düşüncesi, Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentileri değiştirebiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram, çeyrek, yarım altın fiyatları ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">30 Ekim 2026 tarihli fiyat listesinde gram altın 6.423,10 TL alış, 6.424,11 TL satış seviyesinde bulunuyor. Çeyrek altın 10.392,68 TL'den alınırken 10.632,48 TL'den satılıyor. Yarım altının alış fiyatı 20.720,42 TL, satış fiyatı 21.264,96 TL olarak açıklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tam altın almak isteyenler için alış tutarı 43.206 TL, satış tutarı 43.719 TL seviyesinde. 22 ayar bilezikte ise alış fiyatı 5.923,83 TL, satış fiyatı 5.930,78 TL olarak kaydedildi. Bu rakamlar, altın türüne göre işlem sırasında ödenecek tutarın değiştiğini ortaya koyuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın fiyatlarını takip edenlerin alış ve satış rakamlarını birbirinden ayırması gerekiyor. Altın satın alan kişi satış fiyatını, elindeki altını bozdurmak isteyen kişi ise kuyumcunun alış fiyatını esas alıyor. Aradaki fark, işlem maliyetinin belirlenmesinde önemli rol oynuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın düşüşü devam edecek mi?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altının önümüzdeki günlerde hangi yönde hareket edeceği, açıklanacak ekonomik veriler ve merkez bankalarının kararlarına bağlı olacak. ABD'de enflasyonun seyri, faiz beklentileri, dolar endeksi ve tahvil getirileri piyasaların izlediği başlıca göstergeler arasında bulunuyor. Petrol fiyatlarında meydana gelen yükselişler de enflasyon beklentileri üzerinden altın piyasasını etkileyebiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Uluslararası piyasalarda ons altının 4.000 dolar çevresinde hareket etmesi, yatırımcıların bu seviyeyi yakından izlemesine neden oluyor. Ancak tek bir fiyat seviyesi, sonraki günlerde yaşanacak hareketin kesin yönünü göstermiyor. Yeni ekonomik veriler veya merkez bankalarından gelecek açıklamalar, piyasa beklentilerinde değişikliğe yol açabiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Altın alırken hangi fiyat dikkate alınmalı?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Gram veya ziynet altını satın alacakların satış fiyatına, ellerindeki altını bozduracakların ise alış fiyatına bakması gerekiyor. Ayrıca kuyumcuların uyguladığı fiyatlar, piyasanın güncellenme saati ve ürünün özellikleri nedeniyle farklılık gösterebiliyor. Bilezik gibi işçilik içeren ürünlerde toplam bedel, yalnızca altının gram değerinden oluşmayabiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">30 Ekim tarihli fiyatlar sabah saatlerinde paylaşılan seviyeleri yansıtıyor. Gün içerisinde piyasa koşullarının değişmesiyle rakamlar yeniden güncellenebileceğinden, alım satım öncesinde işlem yapılacak noktadaki fiyatın kontrol edilmesi önem taşıyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 09:39:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/altin-fiyatlari-ne-kadar-h164133.html">Altın fiyatları ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164132.html</link>
		<title>Dolar kuru bugün ne kadar?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Dolar/TL bugün ne kadar? (30 Ekim 2026 Dolar - Euro fiyatları)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Yatırımcılar ve vatandaşların iç ve dış piyasaya hakim olmak için yakından takip ettiği altın ve döviz kurundaki son ve güncel veriler merak ediliyor. Peki, Dolar - Euro fiyatları bugün kaç lira? Güncel Dolar fiyatları ne? İşte 30 Ekim 2026 Cuma gününe ilişkin döviz kuru fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ekonomik ve finansal kararlar üzerinde önemli etkilere sahip olan Dolar ve Euro'nun bugünkü fiyatlarını öğrenmek isteyenler arama motorlarında "Euro kaç TL?" ve "1 Dolar kaç TL?" gibi soruları aratıyor. İşte 30 Ekim 2026 Cuma günü Dolar ve Euro fiyatları...</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL ve Euro/TL bugün ne kadar?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Dolar/TL saat 07:00 itibarıyla 49,9533'den işlem görürken Euro ise aynı saat itibarıyla 55,9716 TL seviyelerinde seyrediyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 26 09:35:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/ekonomi/dolar-kuru-bugun-ne-kadar-h164132.html">Dolar kuru bugün ne kadar?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-kocasakaldan-29-ekim-mesaji-istanbul-barosu-kararlilikla-h164131.html</link>
		<title>Ümit Kocasakaldan 29 Ekim mesajı: İstanbul Barosu, kararlılıkla cumhuriyete ve hukukuna sahip çıkacak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Barosu Başkanı seçilen Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen törende, “Cumhuriyete sahip çıkmak herkesin yurttaşlık görevidir. İstanbul Barosu da her zaman olduğu gibi kararlılıkla cumhuriyete ve onun hukukuna sahip çıkacaktır” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Türkiye Cumhuriyeti’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda tören düzenlendi. Törenin ardından İstanbul Barosu Başkanı seçilen Prof. Dr. Ümit Kocasakal, ANKA Haber Ajansı’na konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kocasakal, “Cumhuriyet ve onun taşıyıcı kolonları bu ülkenin sigortasıdır. Cumhuriyetimiz yoksa hiçbir şeyimiz olmaz ve olamaz. Bugün lütfen dünyaya ve Orta Doğu’ya bakın. Sonra gelin, Türkiye’ye bakın. Hâlen bu ülke bu şekildeyse her durumda cumhuriyet sayesindedir. O yüzden ben başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bize bu cumhuriyeti, bu devleti armağan eden bütün şehitlerimizi, silah arkadaşlarını rahmetle, minnetle, saygı ve sevgiyle anıyorum. Cumhuriyete sahip çıkmak herkesin yurttaşlık görevidir. İstanbul Barosu da her zaman olduğu gibi kararlılıkla cumhuriyete ve onun hukukuna sahip çıkacaktır” ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 16:01:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/gundem/umit-kocasakaldan-29-ekim-mesaji-istanbul-barosu-kararlilikla-h164131.html">Ümit Kocasakaldan 29 Ekim mesajı: İstanbul Barosu, kararlılıkla cumhuriyete ve hukukuna sahip çıkacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sadullah-kisacik-fon-vurgununun-maliyeti-13-bakanligin-butcesinden-h164130.html</link>
		<title>Sadullah Kısacık: Fon Vurgununun Maliyeti 13 Bakanlığın Bütçesinden Fazla</title>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Adana Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi
Sadullah Kısacık, 2027 yılı bütçesini değerlendirirken fon krizinin boyutlarına,
borsadaki büyük değer kaybına, artan faiz yüküne ve ekonomide yaşanan
sıkıntılara dikkat çekti. Ekonomide sektörel dayanıklılığın tükendiğini de belirten
Kısacık, “Esnafın, çiftçinin ve sanayicinin dayanacak gücü kalmadı” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Fon Vurgunu Bakanlık Bütçelerinin Kat Kat Üstünde!<br />
2027 yılı bütçe görüşmelerine fon krizinin yarattığı kayıplara dikkat çekerek<br />
başlayan Sadullah Kısacık, fon vurgunundan mağdur vatandaşların ulaşamadığı<br />
paranın 800 milyar liraya ulaştığını ve maddi kaybın pek çok bakanlık bütçesini<br />
aştığını ifade etti. “Fon vurgunu ile mağdur olan vatandaşlarımızın doğrudan<br />
800 milyarlık bir kaybı var. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi 761 milyar<br />
412 milyon lira. Bakanlığın bir yıllık bütçesinden daha yüksek bir kayıptan<br />
bahsediyoruz. Ayrı ayrı bakanlık bütçeleri ile karşılaştırdığımız 13 bakanlığın<br />
bütçesinden daha yüksek bir kayıp var ortada.” Fon krizinin yalnızca<br />
vatandaşların doğrudan kaybettiği parayla sınırlı olmadığını vurgulayan Kısacık<br />
17 Eylül’den bu yana dolaylı etkileriyle borsada yaşanan değer kaybının 6<br />
trilyon lirayı bulduğunu ve maddi kaybın 2027 bütçesinin %22’sine denk<br />
geldiğini söyledi. “Fon vurgunu krizinin sebep olduğu güvensizlik ortamının<br />
etkisiyle sadece borsadaki erimeyle 6 trilyon liralık bir kayıp var. Bu miktar tek<br />
başına 2027 bütçesinin %22’sine denk geliyor. Fon krizindeki kayıp ile borsadaki<br />
değer kaybının toplamı 2027 bütçesi içinde; TBMM bütçesinin 174,<br />
Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ise 150, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı<br />
bütçesinin 89 katına çıkıyor.”<br />
Hangi Bütçeyi Konuşalım?<br />
Fon vurgunu krizi ile birlikte faiz yükü ve bütçe açığının 2027 bütçesinin yarısını<br />
aştığını dile getiren Kısacık, mevcut gelişmeler ve veriler doğrultusunda bütçe<br />
görüşmenin bir anlamı olmadığını ifade etti. “Doğrudan ve dolaylı etkileriyle fon<br />
vurgununun 6 trilyonluk bir kaybı var. 2027 bütçesinde 3 trilyon 975 lira faiz</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sadullah KISACIK<br />
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı<br />
Adana Milletvekili</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM Halkla İlişkiler Binası<br />
6. Kat, Oda: E-614 Bakanlıklar/ Ankara</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Telefon: +90 (312) 420 75 52 – 53 Faks: +90 (312) 420 22 20</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">yükü, 3 trilyon 868 milyar lira da bütçe açığı var. Fon krizi kaybı, faiz yükü ve<br />
bütçe açığı 2027 bütçesinin yarısını aşmışken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının<br />
bütçesi kadar para vatandaşın cebinden çalınmışken hangi bütçeyi görüşelim?”<br />
sorusunu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yönelterek, bütçe<br />
görüşmelerinin gerçek bir bütçe temelinden uzak olduğunu vurguladı.<br />
Faiz Yükü Milletin Sırtında Büyümeye Devam Ediyor”<br />
Bütçenin faiz bütçesinden çıkarılarak hizmet bütçesine dönüştürüldüğü<br />
yönündeki değerlendirmeyi eleştiren Kısacık, “2027 bütçesinde faiz ödemeleri 3<br />
trilyon 975 milyar lira. 2026 bütçesine göre faizin bütçeye oranında %44’lük bir<br />
artış var. Bu tutar 2027 bütçesinde; TBMM bütçesinin 115 katını,<br />
Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 99 katını, çiftçimiz için can suyu olacak tarımsal<br />
desteklerin 16 katını faize veriyoruz.” Faiz harcamalarının bütçe giderleri<br />
içindeki payının 2016’da yüzde 8,60 iken 2027 bütçesinde yüzde 14,57’ye<br />
yükselmesine dikkat çeken Kısacık, Türkiye’nin faiz sarmalından<br />
kurtulamamasının nedenlerinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Bütçedeki faiz<br />
yükünün vergi, harç ve ceza olarak millete geri döndüğünü vurgulayan Kısacık,<br />
“Bütçe bu kadar yüksek faiz yükü olduğu sürece bu milletin sırtı düzelmez” dedi.<br />
Esnafın, Çiftçinin ve Sanayicinin Dayanacak Gücü Kalmadı<br />
Ekonomideki mevcut tablonun toplumun farklı kesimlerini zorladığını belirten<br />
Kısacık, vergi ve SGK yüklerinin hafifletilmesi, yapılandırma yapılması ve<br />
hesaplarına konulan blokelerin kaldırılması konusunda esnafın taleplerini<br />
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a iletti. “Esnafımız vergi ve SGK<br />
borçlarında bir yapılandırılmasını; hesaplarına, kredi kartlarına ve pos<br />
cihazlarına konulan blokelerin kaldırılmasını, ticaret yaptığı müşterilere vergi<br />
dairelerinden gönderilen yazılarla alacaklarına el konulması gibi ticaretlerini<br />
kilitleyen uygulamaların sonlandırılmasını talep ediyorlar. İçinde bulunduğumuz<br />
derin ekonomik krizde zaten esnafımızı ticaretini döndüremiyor. Esnafın artık<br />
dayanacak gücü kalmamıştır. Esnafın sesini duyun ve nefes aldırın”, sözleriyle<br />
Kısacık, esnafın nefes aldıracak adımların bir an önce atılması gerektiğine dikkat<br />
çekti. Çiftçinin ve sanayicinin de ağır bir ekonomik çıkmaz içinde olduğunu<br />
belirten Kısacık; “İncir, üzüm, narenciye, kavun ve karpuz hiçbir ürün para<br />
etmiyor. Çiftçinin emeği ya dalında ya tarlada çürüyor ya da çöp oluyor. Çiftçi<br />
bir yıl dayanır, iki yıl dayanır, üç yıl dayanır ama Çukurova’da her yıl zarar</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:18px;">FON VURGUNUNUN DOĞRUDAN VE DOLAYLI MADDİ KAYBININ<br />
2027 BÜTÇESİNDE KURUM BÜTÇELERİNE KAT ORANLARI ÇİZELGESİ</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">KURUM FON KAYBININ BÜTÇEYE KAT ORANI<br />
TBMM Bütçesinin 174 Katı<br />
Cumhurbaşkanlığı Bütçesinin 150 Katı<br />
Dışişleri Bakanlığı Bütçesinin 68 Katı<br />
Enerji ve Tabii Kaynaklar<br />
Bakanlığı Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">89 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kültür ve Turizm Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">44 Katı<br />
Ticaret Bakanlığı Bütçesinin 44 Katı<br />
İçişleri Bakanlığı Bütçesinin 27 Katı<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">17 Katı<br />
Adalet Bakanlığı Bütçesinin 8 Katı<br />
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">10 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aile ve Sosyal Hizmetler<br />
Bakanlığı Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">6,5 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Tarım ve Orman Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5,5 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">5 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Savunma Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">2,9 Katı<br />
Sağlık Bakanlığı Bütçesinin 2 Katı<br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik<br />
Bakanlığı Bütçesinin</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">1,7 Katı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Milli Eğitim Bakanlığı<br />
Bütçesinin</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 26 15:45:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.gercekmuhabir.com/siyaset/sadullah-kisacik-fon-vurgununun-maliyeti-13-bakanligin-butcesinden-h164130.html">Sadullah Kısacık: Fon Vurgununun Maliyeti 13 Bakanlığın Bütçesinden Fazla</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


